<div>İlk, orta ve lise de okuyan evlatlarımız ilk karnelerini aldılar.</div> <div>İlk yarıyıl bitti, hayırlı tatiller.</div> <div>Kimi öğrenciler takdir, teşekkür belgeleri ile karnesini alıp sevinç içinde evin yolunu tuttu. Bazıları da kırık notları ile üzüntü duydu, belki utandı ve karnesini gizleyerek eve geldi.</div> <div>Bazı veliler çocuklarının başarısını hediye ile ödüllendirirken bazıları düşük not (başarısız demiyorum) aldığı için evladından hesap sorma, azarlama belki de ceza vermeyi tercih etti.</div> <div>Aslında tüm çocuklar; karne notuna bakılmaksızın başarılı olduklarını kabul etmek ve yarıyıl tatilini verimli geçmesi için çaba göstermek gerekir.</div> <div>Onları sevip, yarıyıl analizini yapıp eksiklikleri nasıl giderilir beraber kafa yormak lazım.</div> <div>Cezalandırmak, kızmak, kınamak, başkaları ile kıyaslamak, ondan küsmek ve dışlamak doğru bir davranış değildir.</div> <div>Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem:<strong>“Küçüğüne merhamet etmeyen, büyüğüne saygı göstermeyen bizden değildir.”</strong> (Ebu Davud, Edeb)</div> <div>Küçükleri sevmek, merhamet etmek, iltifat etmek, gönüllerini kazanmak dinimizin önem verdiğini konuların başında gelir.</div> <div>Her çocuk başarılıdır.</div> <div>Eğitimdeki notlarının düşük olması, bazı derslerin zayıf olması ve varsa disiplinsizliği sadece öğrenciye mal etmek onu sorumlu tutmak, yanlıştır, haksızlıktır ve vicdansızlıktır.</div> <div>Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem;</div> <div>“Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hıristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.” (Buhârî, cenâiz 92; Ebû Davut, sünne 17; Tirmizî, kader 5)</div> <div>Hadisi ile birinci dereceden çocuğun eğitiminde anne-baba sorumludur.</div> <div>Çocuğumuzla ne kadar ilgilendik?</div> <div>Kaç defa okula gittik?</div> <div>Rehber ve sınıf öğretmeni ile kaç defa görüştük?</div> <div>Bu ve buna benzer soruları kendinize sormalı ve kendimizi sorgulamalıyız.</div> <div>Devlet, MEB, okul idaresi ve öğretmende kendi gücü oranında bu başarısızlıkta pay sahibidir.</div> <div>Devletin eğitim programı, MEB başarısız olduğu her kesimin kabulüdür.</div> <div>On altı yıllık tek başına iktidar olan Ak Parti, değiştirdiği her bakan ile beraber; yeni müfredat ve sınav sistemi öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin kafalarını karıştırmakta ve başarısızlığın bir başka sebebidir.</div> <div>Bireysel olarak çocuğumuzu etkilemese de genelde eğitimdeki başarısızlığımızın bir başka sebebi de paralı eğitimin varlığıdır.</div> <div><strong>Özel okullar eğitimin kalitesini artırmadığı gibi toplum içinde yavaş ancak derinden sınıfsal ayrışmaya sebep olacağıdır.</strong></div> <div>Zengin ve fakir çocukları eğitimin ilk basamağından başlayıp üniversite bitimine kadar özel ve devlet okulu olarak iki gurup haline getirilmesi; zengin çocuklarını eğitimde beş sıfır önde başlamasına sebep olmaktadır.</div> <div>Olması gereken fırsat eşitliği, eğitim bedava ve herkesi kapsamasıdır.</div> <div>Fakir çocuğu; eğitim hayatı başarıyla geçse, üniversitenin herhangi bir bölümünü bitirse (Tıp, hukuku dışında) iş imkânı bulma şansı azalmakta hatta bazı branşlarda imkânsız hale gelmektedir.</div> <div>Oysa zengin çocukları böyle değildir.</div> <div><strong>Özel okul, özel öğretmen, özel üniversite (yurtdışı eğitim) istediği bölümü okumakta babasının iş yerinde veya parasıyla iş kurmaktadır.</strong></div> <div>Devletin sağladığı kredileri, teşvikleri ve imkânları alabiliyor.</div> <div>Ya fakir çocuğu?</div> <div>Bu da devlet okullarında okuyan başarılı olan öğrencilere haksızlık olmakta ve üniversite okuyan öğrencilerin başarısını etkilemektedir.</div> <div>Yine de karamsar tablodan iyimser olmaya çalışalım.</div> <div>Tüm öğrencilerimize başarılar diliyorum.</div> <div><strong>Selam ve dua ile.</strong></div>