<div>Özellikle bölgemizde birey olarak; oyumuzun değerine, demokratik hakkımıza ve özgür irademize değer verdiğimizi ve öylece oy kullandığımızı bazen sorgularım.</div> <div>Siyasî baronların da bizi arka bahçeleri gördüğünüzü, duygu ve hislerimize önem vermeyerek <strong>"kimi aday gösterirsem ona oy verirler"</strong> mantığı ile çoğu sefer üzülmemizse sebep olduklarından da şüphe ederim.</div> <div>Özellikle Kürt kökenliler olarak bizler; tarih içinde, krallara, paşalara, beylere, ağalara, şeyhlere ve günümüzde ise siyasi baronların etkisinde kalmış, onlara itaat etmiş ve irademizi onlara teslim etme şüphesi hep bende vardır.</div> <div>Müslüman olmakla övünür, Kur'an ve sünnette göre de hareket ettiğimizi de şüphe ile karşılarım.</div> <div>Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem: devesini salarak tevekkül ettiğini söyleyen bedeviye “Önce deveni bağla, Allah’a öyle tevekkül et.” (Tirmizî, Kıyamet, 60)</div> <div>Bizler de önce işimizi sağlam yapsak daha doğru olmaz mı?</div> <div>İşte son mahalli seçim ve KHK ile görevden alınan ve yerine ikinci sıradakinin başkan olması.</div> <div>Burada bizim hiç mi suçumuz yok?</div> <div>Görevimizi iyi yaptık, aday belirlemesinde titiz davrandık, yasal engelleri göz önüne alarak ve öylece aday belirledik diyebilirmiyiz?</div> <div>Hayır diyemeyiz.</div> <div>Şüphelerimin kaynağı bu ve buna benzer olaylardır.</div> <div>KHK ile görevden alınan kişiler seçilemez diye bir hüküm yok.</div> <div>Ancak belediye seçimi farklıdır.</div> <div>Kamu görevlisinin seçimle belirlemesi olayıdır.</div> <div>Bunun içindir ki KHK ile kamu hizmetinde men edilen biri belediye seçimini kazansa da mazbatası vermeyeceği hükmüdür.</div> <div>Vicdanen yanlış olsa da hukuken sorduğumuzda doğru olduğudur.</div> <div>Seçilmek için seçim kuruluna başvurulduğu zaman sicil ve adlı sicil kaydı istendiği halde kamuda çalışılmasına men kaydına bakılmaması, seçime girilmesine izin verildikten ve seçildikten sonra bu şarta dayanılarak mazbatanın verilip/verilmemesi ise ayrı bir sıkıntıdır.</div> <div>Işın kanuni boyutu elbette eleştirilebilir ancak ineyi kendimize de batırıp öz eleştiri yapsak doğru olmaz mı?</div> <div>Oy kullanırken özgür irademizi kullansak özellikle belediye seçiminde seçeceğimiz kişiyi tanıma, projelerini bilme, bilgi ve birikimine göre oy kullansak daha doğru olmaz mi?</div> <div>Araştırma yapmamak siyasî partilere peşinen teslim olmak yanlışımızdır.</div> <div>Bir başka yanlışta bizi oy deposu olarak gören <strong>"kimi koyarsam o seçilir"</strong> diyen siyasi partinin seçmen kitlesinin genel taleplerine önem vermemesidir.</div> <div>Siyasî partimiz; daha titiz davransa, tüm ihtimalleri göz önünde bulundurularak adayları öylece belirlese ve YSK ya bildirselerdi daha iyi olmaz mıydı?</div> <div>KHK ile görevden alınacağı belli veya ihtimali olan birisini neden aday gösterildi?</div> <div>İrademizin sandığa gömülmesi ve boşa gitmesinde partimizin hiç mi kabahati yok?</div> <div>Bu ve buna benzer soruları partimize sormalı hesap vermelerini istemeliyiz.</div> <div>Yüce Allah bakara suresi 286:</div> <div><strong>"Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. "</strong></div> <div>Gücümüzün yetmediğinden sorumlu olmadığımız gibi gücümüz dahilinde olandan da sorumlu olacağımızı bir gerçektir.</div> <div>Oyumuzu kullanırken;</div> <div>Gerekli araştırmayı yapıp ondan sonra mı oyumuzu kullandık?</div> <div>Yoksa partimize güvendik o kim dedi ise onamı oy verdik?</div> <div>Kendimizi sorgulayalım.</div> <div>Allah’ın bizde istediği aklımızı ve irademizi kullanma konusuna önem verelim.</div> <div>Yaptığımızın neticesinde oluşacak sevap/günahtan payımız olacaktır.</div> <div>Kimin etkisi ile olursa olsun bizi sorumluluktan kurtarmayacak ve mahkeme-i kubrada hesabı bizden de sorulacaktır.</div> <div>Öz eleştirimizi yapmaz, ineyi kendimize batırmaz, çuvaldızı hep başkasına batırırsak ve ders almazsak yanlışlara devam etmiş oluruz.</div> <div>Selam ve dua ile.</div>