<div>Mısır'da Firavun dönemi ve Yahudilerin durumu bileniniz var mı?</div> <div><strong>Kur'an'da belirttiğine göre Firavun, Yahudileri köle yapardı. Sadece işe yarayan erkek ve kadınlara yaşama hakkını verirdi.</strong></div> <div>Onların yaşaması, yaşama sınırı, biçimi ve özgürlüğü; Firavunun keyfine ve rızasına bağlı idi.</div> <div>Ülkemizde de mütedeyyin insanların yaşama biçimi, giyinme ve ibadet etme hakkı da kendilerini LAİK ve ÇAĞDAŞ olarak tanıtan kesimin arzu ve isteklerine bağlı hale gelmiş.</div> <div>Yoksa <strong>"Laiklik elden gidiyor" </strong>feryadı ile linç girişimine kalkışırlar.</div> <div>İnsanların <strong>"Çocuklarını karma değil de tekli okullarda okutmak" i</strong>stemeleri bu kesimi çok rahatsız etmiştir.</div> <div>Şayet, terörle mücadele, ülke savunması ve savaş ihtimali olmazsa mütedeyyin insanları ya hapise, ya sürgüne yada...</div> <div><strong>Tıpkı Mısır'da Firavunun Yahudilere tanıdığı hak kadar bu kesimde mütedeyyin insanlara hak tanırlar.</strong></div> <div>Diyanet işleri başkanı Sn. Prof. Dr. Ali Erbaş son günlerde sözde aydın ve kadın dernekleri tarafından hedef tahtasına konulmuş.</div> <div>Gerekçe ise <strong>"laiklik"</strong> aslı ise İslam fobinin ülkemizdeki bulunduğu boyutu göster.</div> <div>Geçen bir cuma Hutbesinde<strong> "çalışanlarımızın ve öğrenci kardeşlerimizin en önemli farz ibadetlerinden birisi olan cuma namazını Eda edebilmelerine yardımcı olalım..." Kısmı yine "laiklik elden gidiyor"</strong> korusuna takılmış.</div> <div>TKDF Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, LGBT, Cumhuriyet gazetesi ve benzeri kuruluşları harekete geçirmiş ve DİB için linç girişimi başlatılmıştır.</div> <div>HKP Halkın Kurtuluş!!! Partisi (bu halk kim o da meçhul. Bu ülkenin Müslümanları olmadığı kesin) İşi yargıya kadar götürmüştür.</div> <div>Yine ÇYDD Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ise DİB Kur'an'da ki Cuma Suresi 9 ayetinin mealini okuması onları da ayağa kaldırmış; <strong>"Laiklik elden gidiyor"</strong> feryadı ile ortalığı ayağa kaldırmaya başlamışlardır.</div> <div>Hele gazeteci Fatih Altaylı doğrudan değil de dolayı biçimde <strong>"Enflasyon, işsizlik..."</strong> Vurgusu ile Diyanet İşleri Başkanlığını eleştirisi ise tam bir trajedi komiktiliktir.</div> <div>Fatih Altaylı'nın yapması gereken dürüst bir duruş sergileyerek bu ÇAĞDAŞ kesime <strong>"oturun oturduğunuz yerden Diyanet Cuma Namazı için makul talepte bulunmuş, laiklikle ne alaka</strong>" demesi idi.</div> <div>Altaylı; Ülke de bunca sorunlara sebep veren, görev ve sorumlulukları konusunda ihmali olan kurum ve kuruluşlara görevini yapmaları konusunda tavsiye ve teşvik etmesi gerekir.</div> <div>Bunu yapmayıp DİB görev ve sorumluluk dışında ki enflasyon, hayat pahalılığı, işsizlik, hukuksuzluk ve benzeri konularda eleştirmesi doğru değildir.</div> <div>Selam ve Dua ile.</div> <div> </div>