<div>Mezarlıklardaki mezarlar yapı ve ihtişamlarıyla dini açıdan sakıncalı durumdalar.</div> <div>Mezar taşlarındaki yazılar, mermer süslemeleri, yapılan kubbeler, işin israf boyutu ve daha nice yanlışlıklar mevcuttur.</div> <div>Yaşarken saygı görmesi gerekenlerin; ölümlerinden sonra kabirlerinin seslenmesi ve saygı gösterilmesi ise çelişkinin en büyüğüdür.</div> <div>Özellikle batıda Rönesans hareketi ile beraber; kiliseler, katedralarlar ve mezarlar ihtişamlaştırılmış birer sanat abidesi olmuşlardır.</div> <div>Bu akım Selçuklu devletini ve mimarisini da etkilemiştir.</div> <div>Camilerin iç kısmı mekruh olmasına rağmen; hat sanatı Çinliler ve ayetlerle iç süslemeleri ihtişamlı bir hal almıştır.</div> <div>Yine mezarlar özellikle belli kesimlerin şeyh Hoca ve Sahabe mezarlarının üzerlerine kubbeler yapılmıştır.</div> <div>Mezarların üstü mermerlerle yapılması, mezar taşlarına övücü yazılar yazılması, kubbelerin yapılması ve aile mezarlığının ayrılması dinen doğru mudur?</div> <div>Şimdi işin dini boyutunu ve alimlerin görüşüne yer verelim.</div> <div>Kabir üzerine ev, türbe, Kümbet, medrese veya mescit ya da duvarlı oturma bahçesi yaptırmak; eğer bunlarla Ziynet ve övünmek kast edilmiyorsa mekruhtur ancak haram değildir; Eğer övünme ve Ziynet kastedilirse o zaman haram olur. Umuma ait olan mezarlıkta türbe yaptırmak meşru değildir. (El cezeri 1/536)</div> <div>Yine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin "kabirlerin kireçle sığınmasını üzerine yazı yazılmasını bina yapılmasını ve üzerine oturulmasını yasakladığı" rivayet edilmiştir. (Tirmizi)</div> <div>İmamı Şafii: "Ben bir kabrin basılmaması ve üzerinde oturulmaması için kabir olduğu bilinecek miktardan daha fazla büyütülmesini mekruh buluyorum demiştir. (Tirmizi Cenaiz 56)</div> <div>Kadı iyaza göre: "Alimlerin büyük çoğunluğu kabirin tensimi; yani, kabir olduğunu gösterecek şekilde tümsekçe yükseltilmesini güzel görmüşlerdir. Maliki mezhebinin görüşü de budur. (nevevi ilgili hadisin şerhi)</div> <div>Hazreti Cabir: "Peygamber efendimizin kabrinin yüksekliği bir karış olduğunu" belirtmiştir. (Züheyli V el-fıkhü'l İslâm)</div> <div>Hazreti Ali (ra): Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin kendisine "Medine'de tarumar etmediğin hiçbir heykel ve düzeltmediğin hiç bir yüksek kabir bırakmayasın" dediğini buyurmuştur. (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei Cenaiz)</div> <div>Günümüz mezarlıklarında mezarlar üzerine yapılan bunca masraflar caiz olmadığı gibi mevta'ya da hiçbir faydası yoktur.</div> <div>Bu mantık devam edilirse cenazelerin defnedileceği mezarlıkların kalmayacağı veya mezar yerlerinin astronomik fiyatlar bulacak seviye geleceğidir.</div> <div>Bu sıkıntılara yol açmamak, dinen uygun sayılacak mezarlar yapmak zorundayız.</div> <div>Sünnete uygun olan yerden bir karış yükseklikte ve tümsek biçiminde olmalı. Mezar taşında mevtanın isim ve ölüm tarihî yazılmalıdır.</div> <div>100 yıl içerisinde mezarlar Toprak olmalı yerini yeni mezarlara bırakmalıdır.</div> <div>Selam ve dua ile</div>