<div>Siyaset; Arapça seyis kelimesinden türemiştir. Seyis ise atı terbiye etme manasına gelir.</div> <div>Günümüzde ise, devleti idare (iktidar) etmek için yasal çerçevede faaliyet gösteren temelde aynı düşünceye sahip olan insanların bir araya gelip oluşturduğu toplulukların (siyasi partilerin) yaptığı faaliyetler diyebiliriz.</div> <div>Hz. Adem(as) ile başlayan insan nesli, bir arada yaşamaya özen göstermiş, toplumun maslahatı için bazı kurallar belirlenmiş ve otoriter bir güç var olmuştur.</div> <div>İlk insan ve peygamber olan Hz. Adem (as) ilahi iradeyi kullanarak toplumun düzenini sağlamıştır.</div> <div>İnsan toplulukların büyümesi, bir arada yaşayanların sayısının çoğalması ihtiyaçlarının farklı olması ve huzur içinde yaşamaları için farklı idare ve otorite biçimleri kullanılmıştır. </div> <div>Baba, kabile reisi, aşiret, kral, padişah ve imparatorlar tarafından kullanılan otorite ile topluluklar idare edilmişlerdir.</div> <div>Tarih içinde değişim geçiren toplumu idare etme yöntemi günümüzde demokrasi dediğimiz biçimi almıştır.</div> <div>İslam’ın insanlık için ortaya koyduğu temel prensiplere en yakın olan bu sistem hali hazırda dünyanın gelişmiş ülkelerinin (farklılıklar olsa da) kullandığı yönetim biçimidir.</div> <div>Demokrasinin üç temel özelliği vardır;</div> <div>Birincisi; Devlet başkanının seçimle gelip seçimle gitmesi.</div> <div>Seçilerek gelen devlet başkanı Rey-i vahid yerine meşverete önem vermesi gerekir. Işın ehli olan kişilerle istişare etmeli,</div> <div>Ben yerine Biz, ben haklıyım yerine bende haklıyım prensibiyle hareket etmelidir. Kişilerin siyasi görüşüne, akraba ve hısıma göre değil ehil ve liyakatine önem vermelidir.</div> <div>Bunun için görev ve yetkileri yasal olarak belirlenmeli ve bu prensiplere uygun olmalıdır.</div> <div>İkincisi devlet işlerinin çözümü için seçilmiş bir meclisin olması ve belirli aralıklarla yenilenmesi gerekir.</div> <div>Seçilmiş meclis güçlü olmalı, partinin çıkarı, lidere itaat yerine halkın çıkarını gözetlemeli ve gerekli gördüğünde lideri ikaz edebilmelidir.</div> <div>Üçüncüsü ise hukuk devletinin ve bağımsız yargının olmasıdır. Hukukun üstünlüğü ve bağımsızlığı demokrasinin olmazsa olmasıdır.</div> <div>İnsan’ın fıtratı gereği; benlik, hata yapma ve intikam alma duygusunun kontrol altına alınması için gereklidir. Hukukun üstünlüğü ve tarafsızlığı zedelendiği zaman otoriter ve baskıcı bir rejim oluşur oda tek kişilik yönetim biçimi olur.</div> <div>Tek kişilik ise; hesap vermeme ve hesap soramama yanı istibdada yol açar.</div> <div>İstibdat da toplumun maslahatı için tehlikeli ve sıkıntılıdır.</div> <div>Said Nursi istibdadın bir reyi vahid olduğunu insanlığın insanlığını mahvettiğini, hayvanlıktan gelen bir vahşet olduğunu ifade etmiştir. Hürriyeti ise imanın bir hassası olarak kabul etmektedir.</div> <div>Günümüz baktığımızda Bediuzzaman haklı olduğu görülmektedir.</div> <div>Siyasetçinin temel ilkeleri ise; “Doğruluk, Yalan söylememek, Sıdk, ihlas, sadakat, sebat, tesanüd.” Olmalıdır.</div> <div>Selam ve dua ile.</div>