<div>Bugünkü yazıma bir soru ile başlayalım;</div> <div>Dinin, siyasete alet edilmesi veya siyaset yoluyla dine hizmet edilmesi sizce doğru mu?</div> <div>İki farklı soru olsa da bana göre din ve siyaset ilişkisi yanlıştır.</div> <div>Şunu peşinen söyleyeyim ki, dindar, dini hassasiyetleri fazla olanlar, dürüst ve iyi insanların siyasetle uğraşmaları ise bana göre doğrudur.</div> <div>Dinin, siyasete alet edilmesi iki yolla olur.</div> <div>Birincisi; oy alabilmek için dini değerleri kullanmak, yapıklarına veya yapacaklarına alet etmektir.</div> <div>Bu yanlıştır.</div> <div>İkincisi ve bundan daha büyük bir yanlış ise dine karşı siyaset yapmaktır.</div> <div>Yani siyasi partileri hedef gösterip yanlışlarını dine mal edip dini değerlere saldırmaktır.</div> <div>Bu iki kesim de dini siyasetlerine alet etmektedirler.</div> <div>Biri; "kâfir", "zındık", "münafık", "fasık" gibi ifadelerle diğerine saldırırken;</div> <div>Diğeri de "gerici", "yobaz", "çağ dışı" ve (yazmak istemedim) daha büyük hakaret edici ifadelerle öbürünü karşılık vermesi veya tersi bir durum ile siyaset yaptıklarıdır.</div> <div>Bu iki kesim farklı ve zıt görünse de bir birlerini beslemektedirler.</div> <div>Biri "dininize engel olacak..." Derken diğeri de "yaşam tarzına karışacak..." Diyerek toplumu germekte, iki guruba ayırmakta ve istedikleri oyu almaktadır.</div> <div>Dinin bu yönüyle siyasete alet edilmesi iki kesim dışında, zarardan başka hiç kimseye faydası yoktur.</div> <div>Ülkemiz; jeopolitik konumu, üç tarafı denizlerle çevrili olması, yeraltı ve yerüstü imkanları, genç nüfusu, dört iklimi, tarıma ve hayvancılığa elverişli arazisi...</div> <div>Kısaca Allah'ın bahşettiği bunca nimetlere rağmen hak ettiği imkânlara sahip olmaması bu kısır düğünün sonucu olsa gerek.</div> <div>Şunun itiraf edelim ki ülkemiz siyasetine bu iki kesim gayet başarılı olduklarıdır.</div> <div>Özellikle seçimlere yakın dönemde klasikleşen ve gayet başarılı olan bir taktikleri vardır.</div> <div>Ya türbanlı birisinin taciz ve hakaret haberleri veya başı açık birisinin benzer bir olayla karşı kaldığı olayı sahneye sunarlar.</div> <div>Artık televizyon haberleri, panel, taraf ve karşı taraf, uzman, prof...</div> <div>Gündemi işgal eder.</div> <div>Seçim bitene kadar ülkenin beka sorunu; laik anti laik, dindar ve dinsiz olur.</div> <div>Yoğun propaganda etkisinde kalan biz seçmenler de aklıselimle değil, duygu ve hislerimizle oyu kullanırız.</div> <div>Seçim biter, bu dava gelecek seçimde kullanılmak üzere buzdolabına konulur.</div> <div>Bediüzzaman:</div> <div>"Fakat o zamandan yirmi sene sonra gördü ki: O gizli münafık zındıkların garplılaşmak bahanesiyle, siyaseti dinsizliğe âlet yapmalarına mukabil bir kısım dindar ehl-i siyaset dini siyaset-i İslâmiyeye âlet etmeye çalışmışlardı. İslâmiyet güneşi yerdeki ışıklara âlet ve tabi olamaz. Ve âlet yapmak İslâmiyetin kıymetini tenzil etmektir, büyük bir cinayettir.</div> <div>Hatta eski Said o çeşit siyaset tarafgirliğinden gördü ki:</div> <div>Bir sâlih âlim kendi fikr-i siyasîsine muvafık bir münâfıkı hararetle senâ etti ve siyasetine muhalif bir salih hocayı tenkit ve tefsik etti.</div> <div>Eski Said ona dedi: "Bir şeytan senin fikrine yardım etse rahmet okutacaksın. Senin fikr-i siyasiyene muhalif bir melek olsa lânet edeceksin"</div> <div>Bunun için Eski Said, "Şeytandan ve siyasetten Allah'a sığınırım" dedi. Ve otuz beş seneden beri siyaseti terk etti." Haşiye 1</div> <div>Devam edecek</div> <div>Selam ve dua ile.</div>