AYNI İŞİ YAPIYORLAR, FAKAT AYNI HAKKA SAHİP DEĞİLLER
Yılmaz, ülkede ücretli öğretmenlerin kadrolu meslektaşlarıyla aynı işi yapmalarına rağmen aynı haklardan yararlanamadıklarını vurgulayarak “Ücretli öğretmenler, kadrolu öğretmenlerle aynı işi yapıyor ama aynı hakka sahip değiller. Bu adaletsizliğin adı tasarruf değil, açıkça emek sömürüsüdür. Türkiye genelinde binlerce ücretli öğretmen, geçim sıkıntısı içinde görev yapıyor. Bir öğretmenin emeği, statüsüne göre değer görmemelidir. Aynı sınıfta, aynı müfredatı işleyen iki öğretmenden biri geçimini zor sağlarken diğeri güvenceli bir yaşam sürüyorsa, burada eğitimde adaletten söz edilemez. Öğretmen, öğrencinin ufkunu açan kişidir. Ancak yoksulluk sınırının altında bir ücretle çalışan bir öğretmenden geleceği şekillendirmesini beklemek adil değildir. Eğitimde kalite, öğretmenin refahıyla doğru orantılıdır. Artık bu eşitsizliğe son verilmelidir. Tüm öğretmenler aynı haklardan yararlanmalı, aynı statüde değerlendirilmeli ve kadrolu hale getirilmelidir” dedi.