Ana içeriğe geç

Akıl, bilinç ve inanç üzerine

İnsanlar neden bir suç işleyecekleri zaman ya da birinin veya birilerinin hakkını kendi hesaplarına geçirecekleri zaman, insanların kendilerini en zayıf hissettikleri noktalardan yararlanmaya çalışırlar?

Akıl, bilinç ve inanç üzerine

Aslında bunun cevabı oldukça açık. İnsanların en savunmasız oldukları noktaları keşfetmek ve bu noktaları kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak, geçmişten günümüze başvurulan yöntemlerden biri olmuştur. Bunların başında da din gelmektedir.

Geçmişe baktığımızda, dinin bazı insanlar tarafından yaptıkları yanlışları örtmek, kendilerini haklı göstermek veya toplum üzerindeki etkilerini artırmak amacıyla kullanıldığı örnekleri görüyoruz. Hatta kimi zaman insanlar, kendi yaptıklarının üzerini örtebilmek için dinin kendisini bir örtü hâline getirebiliyorlar. Dün olduğu gibi bugün de bunun örneklerine tanık oluyoruz.

Peki, insanlar bu yöntemleri kullanmaktan ne zaman vazgeçecek?

Belki de bunun cevabı, yalnızca karşı tarafta değil, toplumun kendisinde saklıdır. İnsanlar ne kadar bilinçlenir, sorgular ve kendilerini geliştirirse, başkalarının onların hassasiyetlerini kullanarak yönlendirmesi de o kadar zorlaşacaktır.

Özellikle din söz konusu olduğunda bilinç çok daha büyük bir önem taşıyor. Çünkü insan, inancını gerçekten yaşayacaksa bunu bilinçli, samimi ve doğru bir şekilde yaşamalıdır. Neye inandığını bilmek kadar, neden inandığını bilmek de önemlidir.

İnancını bilinçli bir şekilde yaşayan bir insanın, başkasının söylemlerine sorgulamadan teslim olması daha zor olacaktır. Çünkü bilinç; yalnızca inanmak değil, düşünmek, sorgulamak, anlamaya çalışmak ve gerektiğinde yanlış olduğunu düşündüğü bir şeyi kabul etmemektir.

Bilinçsizliğin olduğu yerde ise manipülasyon daha kolay hâle gelir. İnsanların en hassas oldukları noktalar, onları etkilemek isteyen kişiler tarafından bir araç olarak kullanılabilir. Bu nokta din olabilir, korku olabilir, maddi ihtiyaçlar olabilir, aidiyet duygusu olabilir ya da başka herhangi bir zaaf olabilir.

İşte tam da burada aklın önemi ortaya çıkıyor.

Akıl çok önemli.
Bilinç çok önemli.
Sorgulamak çok önemli.
Vicdan ise bunların yanında yol gösterici olmalı.

Belki de bugün yaşanan olaylar, gelecek nesiller için önemli dersler taşıyor. Her yeni olay, her haber ve insanların yaşadığı her haksızlık, özellikle gençler açısından birer tecrübe niteliğinde olabilir.

Yaş gruplarının tamamını aynı şekilde değerlendirmemek gerekir. Ancak genç neslin, geçmişte yaşananları görerek ve bunlardan ders çıkararak daha bilinçli bir toplum oluşturma ihtimali var. Bugün yaşananlar, yarının insanlarına “Aynı hatayı bir kez daha yapmayın.” diyebilecek kadar güçlü dersler bırakabilir.

Belki gelecekte insanların kandırılması tamamen sona ermeyecek. Çünkü insanın olduğu her yerde, insanların zaaflarından yararlanmak isteyenler de olacaktır. Ancak yöntemler değişebilir. Dün din üzerinden yapılan bir manipülasyon, yarın başka bir değer, başka bir korku veya başka bir ihtiyaç üzerinden gerçekleştirilebilir.

Asıl mesele de burada başlıyor.

Önemli olan yalnızca kullanılan yöntemi değiştirmek değil, insanların bu yöntemleri fark edebilecek kadar bilinçli hâle gelmesidir.

Bu nedenle dileğimiz, insanların inançlarını akılları ve vicdanlarıyla birlikte yaşayabildikleri; sorgulamaktan korkmadıkları, başkasının sözüyle değil kendi düşünceleriyle hareket edebildikleri bir dünya.

Çünkü belki de insanı koruyacak en güçlü şey, yalnızca neye inandığını bilmek değil; neden inandığını da bilmektir.

Elbette bu tür olayların bir gün tamamen sona ereceğini söylemek kolay değil. İnsanlık var olduğu sürece farklı çıkarlar, farklı yöntemler ve farklı zaaflar üzerinden yapılan girişimler olacaktır.

Belki de artık dileğimizi biraz daha farklı kurmamız gerekiyor.

“Bir daha böyle şeyler yaşanmasın.” demek güzel bir dilek. Ancak bunun yanında, “İnsanlar yaşananlardan ders çıkarsın, aklını kullansın, bilinçlensin ve bir daha aynı şekilde kandırılmasın.” diyebilmek de gerekiyor.

Bakalım zaman bize neler gösterecek.

Hep beraber göreceğiz.

İyiliklerle dolu bir dünya dileğiyle.

Pınar Avcı Alev

 

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın
Daha fazla yükle