Ata mesleği tuz üretiminin nesilden nesile sürdürüldüğü 400 nüfuslu köyde 40 hane, yaz sıcaklarının başlamasıyla birlikte tuz üretimine yoğunlaşıyor. Dağlardaki doğal kaynaklardan çıkan tuzlu su, borular aracılığıyla önce dinlendirme kuyularına taşınıyor. Bir hafta bekletilen su, ardından brandadan oluşturulan biriktirme havuzlarına aktarılıyor. Güneşin etkisiyle suyun buharlaşması sonucu tuz kristalleri havuzların dibinde birikiyor. Üreticiler ise bu süreci hızlandırmak için 40 dereceyi aşan sıcaklıkta havuzlarda çalışıyor. Günler süren işlemlerin ardından elde edilen kaya tuzu paketlenerek salamura, kavurma, peynir ve turşu yapımında kullanılmak üzere satışa sunuluyor.
GÜNEŞ NE KADAR OLURSA TUZ O KADAR İYİ ÇIKIYOR
Tuz üretimini dedesinden babasına, babasından da kendisine kalan bir meslek olarak sürdüren 52 yaşındaki Ergin Atmaca, üretimin çocuklarıyla birlikte devam ettiğini söyledi. Tuzlu suyun Kozluk-Baykan kara yolunun kuzeyindeki dağlık bölgeden geldiğini belirten Atmaca “Tuzu 40 derece sıcakta üretiyoruz. Havanın sıcaklığı bizim için iyi bir şey. Güneş ne kadar olursa tuz o kadar iyi çıkıyor. Buharlaşmayla üretim daha iyi oluyor. 40 dereceyi aşan sıcaklıkta çocuklarımızla birlikte ekmek parası için mücadele ediyoruz” dedi.
TUZUN OLUŞMASI İÇİN GÜNEŞİN ALTINDA ÇALIŞIYORUZ
Ergin Atmaca’nın 27 yaşındaki oğlu Emrah Atmaca da ailesiyle birlikte tuz havuzlarında çalıştığını belirterek “Sıcak bir coğrafyada yaşıyoruz. Batman’da sıcaklıklar 46 dereceye kadar çıkabiliyor. Tuzun oluşması için havuzların içinde, kavurucu güneşin altında çalışmamız gerekiyor. Bu iş güneşin altında çalışmayı gerektiriyor. Kazancımızı buradan sağlıyoruz. Gerçekten yorucu bir iş” dedi.






Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir