<div>Teknoloji gelişiyor, binalar yükseliyor, şehirler ışıklarla doluyor… Ama kalpler karanlık. İnsanlar birbirine güvenmiyor. Dostluklar çıkar üzerine kurulu. Merhamet, sadece sözde kalıyor. İşte bu karanlığı aydınlatacak tek nur, Kur’an ahlakıdır.</div> <div>Kur’an ahlakı öyle bir nurdur ki;</div> <div>En koyu karanlıkta bile parıldar.</div> <div>En çaresiz anınızda bile yol gösterir.</div> <div>En öfkeli anınızda bile kalbinize merhamet fısıldar.</div> <div>Allah, Kur’an’da bize adaleti emreder. Adalet, sadece mahkemelerde değil; evde, sokakta, ticarette, dostlukta yaşanacak bir ilkedir. Allah bize merhameti emreder. Merhamet, sadece acımak değil; karşılıksız, çıkar gözetmeden, sırf Allah rızası için iyilik yapmaktır. Allah bize doğruluğu emreder. Doğruluk, yalanı terk etmek değil; hak bildiğin yoldan, baskı da olsa, tehdit de olsa asla dönmemektir.</div> <div>Kur’an ahlakının hâkim olduğu bir toplumda:</div> <div>Fakir, aç yatmaz.</div> <div>Yetim, sahipsiz kalmaz.</div> <div>Zulüm, kökünden sökülür.</div> <div>İnsan, insana kardeş olur.</div> <div>Peki bugün dünyada ne var? Kardeşlik yerine kin… Adalet yerine zulüm… Merhamet yerine bencillik… Bunun tek nedeni, Kur’an ahlakının terk edilmesidir.</div> <div>Çözüm çok açık, çok net, çok kesin: Kur’an ahlakına dönmek. Allah’ın hükümlerini yaşamak. Hayatın her anında, her nefeste, her sözde Allah’ın rızasını aramak.</div> <div>Unutmayın, Kur’an ahlakı sadece ibadeti güzelleştirmez; insanı güzelleştirir, toplumu güzelleştirir, dünyayı güzelleştirir. Kur’an ahlakı yaşandığında; kinler biter, gözyaşları diner, yeryüzü adaletle dolar.</div> <div>Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan), kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz. (Nahl Suresi,90)</div> <div>İşte bu, Allah’ın insanlığa sunduğu en mükemmel reçetedir. Ve bu reçete, asırlar öncesinden bugünün sorunlarını da çözebilecek tek ilahi çözümdür.</div>