Şekerli içeceklerin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin araştırmalara bir yenisi eklendi. Mass General Brigham Cancer Institute araştırmacılarının yürüttüğü ve 17 Ağustos 2026'da Gastro Hep Advances dergisinde yayımlanan çalışmada, şekerli içecek tüketimi ile mide kanseri arasındaki ilişki incelendi.
Araştırmada, uzun yıllardır devam eden Nurses’ Health Study ile Health Professionals Follow-Up Study kapsamında toplanan toplam 112 bin 284 kişinin beslenme, yaşam tarzı ve sağlık verilerinden yararlanıldı.
Takip süresi boyunca katılımcıların 278'inde mide kanseri gelişti.
GÜNDE BİR İÇECEKTE RİSK 2,45 KAT
Diğer olası risk faktörleri hesaba katıldıktan sonra, günde en az bir porsiyon şekerle tatlandırılmış içecek tüketenlerde mide kanseri görülme riskinin, ayda bir porsiyondan daha az tüketenlere kıyasla 2,45 kat daha yüksek olduğu belirlendi.
Araştırmacılar şekerli içecek kategorisine gazlı içecekler, punch türü meyveli içecekler, limonata ve spor içeceklerini dahil etti.
Kadınların yer aldığı Nurses’ Health Study grubunda ise günde bir porsiyondan fazla şekerli içecek tüketenlerde riskin, bu içecekleri çok seyrek tüketenlere göre 3,04 kat daha yüksek olduğu görüldü.
FRUKTOZ DA MERCEK ALTINDA
Çalışmada toplam fruktoz tüketiminin artmasıyla mide kanseri görülme sıklığı arasında da bağlantı tespit edildi.
Araştırmacılar bunun olası biyolojik mekanizmalarının anlaşılması için yeni çalışmalara ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor. Mevcut araştırma, şekerli içeceklerin tek başına mide kanserine neden olduğunu göstermiyor.
YAPAY TATLANDIRICILI İÇECEKLERDE AYNI SONUÇ ÇIKMADI
Araştırmada düşük kalorili, yapay tatlandırıcılı gazlı içeceklerin tüketimi ile mide kanseri görülme sıklığı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir bağlantı belirlenmedi.
Ancak araştırmacılar bu sonucun yapay tatlandırıcıların genel sağlık açısından tamamen risksiz olduğu şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurguluyor; çalışma yalnızca mide kanseriyle olan ilişkiyi değerlendirdi.
MİDE KANSERİNİN ÖNEMLİ RİSKİ H. PYLORI DE İNCELENDİ
Mide kanseri açısından önemli risk faktörlerinden biri olan Helicobacter pylori enfeksiyonu da 940 kişilik bir alt grupta değerlendirildi.
Bu kişilerin üçte birinden fazlasında H. pylori enfeksiyonuna ilişkin bulgu görülmesine rağmen, şekerli içecek tüketimi ile enfeksiyon arasında bir bağlantı tespit edilmedi.
ARAŞTIRMA NEDEN-SONUÇ İLİŞKİSİNİ KANITLAMIYOR
Çalışmanın en önemli noktalarından biri ise araştırmanın gözlemsel olması.
Bu nedenle “şekerli içecek içmek doğrudan mide kanserine neden olur” sonucuna varmak mümkün değil. Katılımcıların büyük bölümünün beyaz olması, H. pylori durumu ve ailede mide kanseri öyküsü hakkında sınırlı veriye sahip olunması da araştırmanın kısıtlamaları arasında gösterildi.
Ayrıca daha önce Japonya'da 74 binden fazla kişinin değerlendirildiği geniş kapsamlı bir çalışmada şekerli içecek tüketimi ile genel mide kanseri riski arasında anlamlı bağlantı bulunmamıştı. Bu nedenle yeni bulguların farklı toplumlarda yapılacak çalışmalarla doğrulanması önem taşıyor.
Yeni çalışma, şekerli içeceklerle mide kanseri arasında ABD nüfusunda bağlantı gösteren ilk araştırma olarak kayıtlara geçti.






Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir