Depremin ikinci yılında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Konferans Salonu'nda yapılan atölyede, Prof. Dr. Mehmet Kasım Özgen, Öğr. Gör. İshak Ayvaz, Öğr. Gör. Uğur Aydın, Öğr. Gör. Veysel Akşahin ve fotoğraf sanatçısı Mullacan Bağdaş eğitmen olarak yer alırken, sinema yazarı Burçak Evren ise projenin danışmanlığını üstlendi. <div>Proje kapsamında, 16-62 yaş arasında ve daha önce tecrübesi olmayan 19 depremzede kadına, uzmanlar ve akademisyenler tarafından kamera kullanımı, kurgu ve montaj, röportaj teknikleri, ışık ve kompozisyon ile fotoğrafçılık eğitimi verildi.</div> <div>Eğitimlerin ardından hazırlanan belgesel ile depremzede kadınların ve toplulukların yaşadığı sorunlara dikkati çekmek, kadınların sanat yoluyla kendilerini ifade etmesi, toplumsal hafızayı güçlendirmek, dayanışmayı artırmak ve deprem sonrası iyileşme sürecine katkıda bulunulması hedefleniyor.</div> <div>- "Burası onlar için bir iyileşme aracı oldu"</div> <div>Proje koordinatörü Selma Kara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 19 kadınla bir yolculuğa çıktıklarını belirterek, "Eğitime gelen akademisyenlerimiz, üniversitede öğrencilerden aldıkları verimden daha fazlasını burada aldıklarını ifade ettiler. Her biri deprem yaşamış, bir travmanın içinde olan ve aynı zamanda sosyal iyileşmeye ihtiyacı olan bireylerdi. Burası onlar için bir iyileşme aracı oldu. Dolayısıyla çok odaklı ve fokuslanmış biçimde geldikleri için bütün eğitimler verimli geçti." dedi.</div> <div>Beklediklerinin üstünde bir performansın ortaya çıktığını aktaran Kara, şöyle devam etti:</div> <div>"Daha önce fotoğrafla ve kamerayla sadece cep telefonu düzeyinde ilişkileri olan bir grup kadın bunu yaptı. Artık profesyonel olmasa bile amatörün üzerinde bir düzeyde kamera kullanımını, ölçekleri, kamera hareketleri ve kurguyu biliyorlar. Televizyonda bir hata gördükleri zaman bu onları rahatsız ediyor. En önemlisi buydu bizim için."</div> <div>- Atölye ile sosyal iyileşme ortamı oluşturmak amaçlandı</div> <div>Kara, her şeyin ötesinde sosyal iyileşme ortamı oluşturmayı amaçladıklarını vurgulayarak, "Gelen kadınlarımızın bazılarına kendi ailelerinden ve çevrelerinden tepki vardı. Bir süre sonra o tepkiler dindi. Kadınlar da bunu yapabiliyormuş. Kamera çekimi veya filmle uğraşmak o kadar da kötü değilmiş demeye başladılar. Bu algıyı kırmak önemliydi." görüşünü paylaştı.</div>