“BU BİR AF YASASI DEĞİL”
Kanun teklifinin belirli şartlara bağlı olduğunu vurgulayan Arslan, düzenlemenin bir af yasası olmadığını söyledi. Arslan, terör örgütünün silah bırakması ve kendini feshetmesinin sürecin temel şartı olduğunu belirterek, “Önce silah, sonra hukuk” anlayışının esas alındığını ifade etti.
“SÜREÇ DEVLET PROJESİ NİTELİĞİNDE”
Arslan’a göre düzenleme, süreci siyasi mutabakatın ötesine taşıyarak devlet kurumları ve TBMM denetiminde yürütülecek kurumsal bir zemine oturtuyor. Terör örgütünün tasfiyesinin yalnızca silahların teslim edilmesiyle tamamlanmayacağını belirten Arslan, güvenlik kurumlarının tespitinin ardından Milli Güvenlik Kurulu teyidinin de gerektiğini kaydetti.
“DEVLETLE VE MİLLETLE BÜTÜNLEŞME ŞARTI EKLENMELİ”
Teklifte önemli bir eksiklik bulunduğunu savunan Arslan, düzenlemeden yararlanacak kişiler için “devletle ve milletle bütünleşme” şartının getirilmesi gerektiğini söyledi. Bunun sürecin vatandaşlık aidiyeti temelinde ilerlemesi açısından önemli olduğunu ifade etti.
“TARİHİ BİR FIRSAT”
40 yıllık çatışma döneminin sona erdirilmesinin Türkiye açısından tarihi bir fırsat olduğunu belirten Arslan, ancak kalıcı barışın yalnızca silahların susmasıyla sağlanamayacağını vurguladı. Toplumun geçmişten gelen travmalarının ve karşılıklı güvensizliklerin de giderilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Arslan, özellikle toplum psikolojisinin doğru yönetilmesinin kritik olduğunu belirterek, önyargıların siyasi söylemlerle değil, güvene dayalı yeni toplumsal deneyimlerle aşılabileceğini ifade etti.
EKONOMİ VE DIŞ POLİTİKADA YENİ DÖNEM
Terörün sona ermesinin özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yatırım, istihdam ve ekonomik kalkınma açısından yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirten Arslan, Türkiye’nin Suriye ve Irak politikasında da yeni bir aşamaya geçilebileceğini söyledi.
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, sürecin yalnızca güvenlik meselesi olarak ele alınmaması gerektiğini belirterek, eğitimden medyaya, sivil toplumdan ortak kültürel projelere kadar geniş bir alanda toplumsal güvenin yeniden inşa edilmesi gerektiğini kaydetti.
Arslan, “Bu süreç, Türk ve Kürt kardeşlerinin değil, devlet ile vatandaşlarının barışmasıdır” diyerek, kalıcı normalleşmenin toplumsal ve psikolojik dönüşümle mümkün olabileceğini ifade etti.






Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir