Televizyon karşısında geçirilen uzun saatlerin etkilerine ilişkin yeni bir araştırma dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
Alzheimer’s & Dementia dergisinde yayımlanan çalışmada, Atherosclerosis Risk in Communities (ARIC) araştırmasına katılan yaklaşık 1.700 yetişkinin verileri incelendi. Katılımcıların araştırmanın başlangıcındaki ortalama yaşı 53’tü.
20 yıldan uzun süre sonra beyinleri MR ile incelendi
Katılımcılara 1980’lerin sonunda boş zamanlarında ne sıklıkla televizyon izledikleri ve çalışma sırasında ne kadar süre oturdukları soruldu.
Aradan 20 yılı aşkın süre geçtikten sonra katılımcıların beyinleri manyetik rezonans görüntüleme yöntemiyle incelendi.
Televizyonu “çok sık” izlediğini belirten kişilerde, televizyonu hiç izlemeyen veya nadiren izlediğini söyleyenlere kıyasla beynin bazı bölgelerinde daha düşük hacim tespit edildi.
Hafıza ve karar verme bölgelerinde farklılık görüldü
Araştırmada yoğun televizyon izleme alışkanlığı bulunan kişilerde frontal ve oksipital lobların yanı sıra Alzheimer hastalığının erken dönem değişimleriyle ilişkilendirilen bazı bölgelerde daha düşük hacim görüldü.
Ayrıca beyaz cevher hiperintensitelerinin daha fazla olduğu belirlendi. Bu bulgular küçük damar hastalıkları, bilişsel gerileme ve demans riskiyle ilişkilendirilebiliyor.
Sonuçların fiziksel aktivite düzeyi, diyabet, vücut kitle indeksi, sigara ve alkol kullanımı gibi farklı faktörler hesaba katıldıktan sonra da büyük ölçüde devam ettiği bildirildi.
Her oturma biçimi aynı sonucu vermedi
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise uzun süre oturmanın tek başına aynı sonuçlarla ilişkilendirilmemesi oldu.
İş sırasında uzun süre oturduğunu bildiren kişilerde televizyon izleyenlerle aynı beyin değişiklikleri görülmedi. Hatta bazı beyin bölgelerinde daha yüksek hacim ve daha düşük beyaz cevher hasarı göstergeleri tespit edildi.
Araştırmacılar bunun, masa başında çalışırken gerçekleştirilen okuma, problem çözme, karar verme ve iletişim gibi zihinsel olarak daha aktif faaliyetlerle ilişkili olabileceğini değerlendiriyor.
Erkeklerde ilişki daha belirgin çıktı
Beyin görüntüleri kadın ve erkekler açısından ayrı incelendiğinde, televizyon izleme ve oturarak çalışma biçimleriyle ilişkili değişikliklerin büyük bölümünün erkeklerde daha belirgin olduğu görüldü.
Araştırmacılar bu farklılığın nedeninin anlaşılması için yeni çalışmalara ihtiyaç bulunduğunu vurguluyor.
“Televizyon beyni küçültüyor” demek için erken
Araştırmanın önemli bir sınırlaması bulunuyor.
Katılımcıların televizyon izleme süreleri elektronik olarak ölçülmek yerine kişilerin kendi beyanlarına dayanıyor. Ayrıca araştırmanın başlangıcında katılımcılara beyin MR’ı çekilmediği için, yıllar içindeki değişimin doğrudan ne kadarının televizyon izlemekten kaynaklandığı gösterilemiyor.
Bu nedenle araştırma uzun süre televizyon izlemenin doğrudan beyin küçülmesine neden olduğunu kanıtlamıyor. Bulgular, yoğun televizyon izleme alışkanlığı ile ilerleyen yaşlardaki bazı yapısal beyin farklılıkları arasında ilişki bulunduğunu gösteriyor.
Araştırmacılara göre sonuçlar, yalnızca “ne kadar süre oturduğumuzun” değil, otururken zihnimizi nasıl kullandığımızın da beyin sağlığı açısından önemli olabileceğini düşündürüyor.







Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir