Analiz – 5; DEM’ in merkezileşmesi ve Kürt siyasetinde yeni dönem-5

Analiz – 5; DEM’ in merkezileşmesi ve Kürt siyasetinde yeni dönem-5

Dünden Devam... Terörsüz Türkiye çalışmasındaki göze çarpan bazı hususlara 13 maddede dikkat çekmeye çalışmış, bazı bilinmezlikler ile bölge halkının zihin ve gönül dünyasının derinliklerindeki oluşan şüphe, endişe ve soruları kısaca belirtmeye çalışmıştım.

Analizimdeki sorgulamaların nasıl bir sonuç getireceğini elbette ilerleyen zaman ortaya çıkaracaktır. Analizimin başlığına tekrar döneyim DEM in merkezîleşeceğini bir kişisel iddia olarak ortaya koymuştum.

1985 Yılından beri bölge sosyolojisini yakından izlemiş, gözlemlemiş, PKK örgütünün kentlerdeki ve kırsaldaki gelişme süreçlerini yakından izlemiş bu süreçlerde devlette güvenlik uzmanı olarak çalışmış bir akademisyen olarak ortaya koyacağım tüm tez ve iddiaları yerel gerçeklilikler ışığında ele almaya çalıştım.

***

Şu hususu tarihe not olarak düşeyim

2025 yılından sonra ne bölge il merkezlerinde ne kırsal alanlarda silahlı propagandaya yönelecek, kurtuluşu silah ve kanda gören artık hiçbir kimse olmayacaktır. Bu yönüyle bölge illerinde yeni bir dönemin kapıları açılacaktır diye düşünsem dahi bu değişim ve dönüşümün çok sancılı, sıkıntılı ve değişik sorunlara yol açacağını bir şerh olarak analizime koymayı tarihi bir sorumluluk olarak görüyorum.

Yukarıda sözünü ettiğim kaygı ve endişemin kaynağı ise Terörsüz Türkiye projesinin ülke genelinde kitlelerin zihin ve gönül dünyasında yerleşmesini sağlayacak akademik bir alt yapının yeteri kadar olmadığı gerçeğidir.

Terörsüz Türkiye projesi bölge kentlerindeki kitlelerde psikolojik bir rahatlık umut ve heyecan getirse dahi aynı duygu ve düşüncelerin Anadolu coğrafyasının diğer bölgelerinde yaşayan insanlarımızın zihin ve ruh dünyalarında aynı esintiler meydana getireceğini şuanda iddia etmek fazla iyimserlik olur.

40 yıldır terör nedeniyle dökülen kanların, yitirilen canların ve kaybedilen maddi kazanımların yarattığı psikolojik, ekonomik ve sosyolojik yıkıntıların tamiri kolay ve kısa zamanda mümkün olmayacaktır.

Demokratik Açılım sürecinde ortaya çıkan arıza ve sıkıntıların Terörsüz Türkiye projesinin önünde büyük bir potansiyel tehdit olduğunu söylemek projeyi yürütenlere azda olsa katkı sağlayacak bir donedir.

Terörsüz Türkiye çalışmasının yaratacağı bazı dikkatsizlikler ve ayrıntıların atlanması başka terör yapılarına insan, malzeme ve alt yapı oluşturabilir demek abartı olmaz. Zira yıllardır PKK ile sert ve kanlı bir mücadele yapmış Hizbullah’ın bu süreçte nasıl bir rol ve davranış modeli izleyeceği belirsizliğini korurken bölge gençliğinin başta işsizlik olmak üzere değişik problemlerinin çözümü noktasında hangi düşüncelere eğilim göstereceği ise bir muammadır

Yine şu husus çok önemlidir; İmralı açıklamasıyla fesih edilmiş PKK doktrini kitlelerde artık yeteri kadar ne taban bulacak ne de bu yapıya militarist katılımlar olacaktır.

İmralı’nın Demokratik siyaset kavramından yola çıktığımızda örgüte sempati duyan tüm insanalar yerel siyaset yapmaya özendirildiği görülür.

İşte tam bu noktada Kürt Siyasetinin yeni bir dönem ve yapıya gireceği hakikatini, o zaman diliminde sağ olur muyum bilemem ama tezlerimin gerçekliliğini gelecekteki o yıllar gösterecektir.

Daha açıklar bir biçimde şunu açık yüreklilikle söyleyeyim ki DEM Kürt siyasetinin tam merkezinde olacak DEM siyasetinin sağında ve solunda yeni yapılanmaların meydana geleceği kaçınılmaz olacaktır.

Politik desteğini PKK örgütünün bölgedeki varlığından alan DEM in bölge insanlarına hangi söylem ve önerilerle gideceği bilinmezken geçen her zaman diliminde DEM in artık eskisi gibi bölgeden yeteri kadar oy desteği ve kitlesel katkı görmeyeceğini söylemek bir komplo teori veya art niyetli bir düşünce değildir. Zira ilerleyen zamanda, Kürt halkının büyük bir çoğunluğu DEM i kendilerinin tam ve etkin bir temsilcisi olarak görmeyecektir.  kent merkezlerinde teröre bulaşmamış bazı isimleri siyasi arenada boy gösterdikçe bugünkü DEM in tanınan birçok politik aktörün kenara itileceğini görmek, söylemek kehanet değildir.

Geçmiş yıllarda gerek ülke dışından gerek bölge dışından ve halkta hiçbir tanınırlığı ve karşılığı olmayan isimleri DEM listelerinden Milletvekili, Belediye başkanı seçtirme devri kapanmıştır. Ben yaptım oldu, tanımasanız da oy verin dayatması artık mümkün olmayacaktır. Çocuklarını dağlarda kaybeden ve bu hususta acı çeken birçok insan artık siyasette bizim sözümüz geçecek tavrıyla ortaya çıktıca Kürt siyasetinde büyük bir kaos ve dağılma kaçınılmaz bir tehlike olarak ortaya çıkabilecektir.

Bölge siyasetinde DEM artık tek ve alternatifsiz olmayacaktır.

PKK şiddeti nedeniyle ve geçmiş zamanda bizzat PKK tarafından etkisiz kılınan birçok Kürt sol örgütünün tekrar sahne alması hiç sürpriz ve beklenilmeyen bir durum olmayacaktır.

Bölgedeki İlk yapılanmanın Barzani sempatisine dayanan Kuzey Irak orjinli KDP tandanslı yapıların, partilerin, derneklerin oluşumuna tanıklık edeceğiz.Bir başka husus ise Suriye sınırına yakın illerin içerisinde ABD sempatisi içinde daha liberal Kürt Partisini görürsek kimse buna şaşırmasın ve hayret etmesin

Bugün ülkemizdeki seçmen sayısı kabaca 60 milyonun üstündedir. Bu kitlenin en az 20 milyonu Kürt veya bölge kökenli insanlardan meydana gelmiştir. DEM in en güçlü döneminde yurt dışı oylar dahi aldığı oy bu seçmen kitlesinin yarısından azdır. O zaman DEM tüm Kürtlerin yegâne ve tek temsilcisidir iddiasını dillendirmek abesle iştigal etmektir. Bir zamanlar DEM in içindeki Türk sol oyları ve değişik etmenlerden dolayı bu partiye politik destek sağlamış yüzergezer oyları denklem dışında bıraktığımızda DEM in oy oranında aşağıya doğru ciddi bir sapma görülebilir. DEM in ve yerel belediyelerin bölgede yıllardır teknik alt yapı kadrolarını oluşturamaması, birçok bölge kentinde ‘biz hizmet değil dava partisiyiz’ diyen DEM in zaman içerisinde kitlelerin ihtiyaç arzu ve beklentilerini karşılayamaması yöresel kitlelerin bu partiden uzaklaşmasına neden olabilecektir.

DEM, dindar ve gelenek, göreneklerine bağlı insanlara PKK ın Marksist Leninist söylem ve iddialarını artık dillendiremeyecektir. Yıllardır ezilmişlik, ötekileştirmiştik üzerinden politika üreten DEM in terörsüz Türkiye projesi nedeniyle söyleyebileceği doktrin ve tezi kalmayacaktır. İmralı’nın ne zaman ‘DEM in politik misyon ve vizyonu sona ermiştir’ tarihi açıklamasının sadece zamanını tahmin edemiyorum.                          

 BİTTİ

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ