Hayal edin… Elinizde, üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ hatırladığınız bir telefon var. Dayanıklı, şarjı günlerce bitmeyen, düşse bile neredeyse hiçbir şey olmayan ve milyonların hafızasında “efsane” olarak yer eden bir cihaz…
Evet, bahsettiğimiz model Nokia 3310. Ancak milyonlarca satış yapan bu efsane telefonun arkasında yatan hikâye, yalnızca teknoloji tarihine değil, aynı zamanda iş dünyasına da ilham olacak türden.
Bugün teknoloji devi olarak bilinen Nokia, aslında cep telefonlarıyla değil, kâğıt üretimiyle yolculuğuna başladı. 1865 yılında Finlandiyalı madenci Fredrik Idestam tarafından kurulan şirket, ilk fabrikasındaki başarısının ardından ikinci tesisini Nokianvirta Nehri yakınında açtı.

İSMİ ORADAN GELİYORMUŞ
Ancak markanın hikâyesi yalnızca teknolojik başarılarla değil, isminin ardındaki sıra dışı kökenle de dikkat çekiyor.
Şirketin kendi açıklamasına göre, “Nokia” kelimesi aslında günümüzde ‘sansar’ olarak bilinen karanlık tüylü bir hayvanı ifade ediyordu.
Nokia’nın bu sıra dışı hikâyesi, bir markanın kökeninin bazen tesadüf, bazen de bulunduğu coğrafyayla kurduğu bağ sayesinde nasıl efsaneye dönüşebileceğini bir kez daha gösteriyor.