Ekmen, “Milletimizin hakkını sonuna kadar savunmaktan vazgeçmeyeceğiz” diyerek, hukukun siyasi bir araç olarak kullanılmasına sert tepki gösterdi.
“İÇERİNİN TAHKİMATI, 85 MİLYON VATANDAŞIN GÜVENDE HİSSETMESİYLE MÜMKÜN”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “içeriyi tahkim etmek” söylemini değerlendiren Ekmen, Türkiye’de son dönemde yaşanan gelişmelerin bu söylemle çeliştiğini belirtti. “Bu süreçte teğmenlerin ordudan ihracı, müneccimlerin tutuklanması, kayyım atamaları, CHP'li belediyelere yönelik yargı operasyonları ve medya mensuplarının gözaltına alınması içeriyi tahkim etmek söylemiyle örtüşmüyor” dedi.
Ekmen, sadece PKK’nın silahsızlandırılmasıyla iç güvenliğin sağlanamayacağını vurgulayarak, “İçerinin tahkim edilmesi, bu ülkede yaşayan 85 milyon vatandaşın hukuk güvenliği içerisinde hissetmesiyle mümkündür. Herkes, siyasal düşüncesi ve yaşam tarzı ne olursa olsun devletin koruması altında olmalıdır” ifadelerini kullandı.
“AF DİLEYECEĞİNİZ SORUŞTURMALARIN BİR PARÇASI OLMAYIN”
Yargının muhalefet üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılmasına karşı çıkan Ekmen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın reform vurgusuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Sayın Erdoğan, büyük reformlardan bahsediyor ancak bir yandan da yargı, muhalefetin üzerinde bir sopa olarak kullanılmaya devam ediyor. Yarın af dileyeceğiniz soruşturmaların bir parçası olmayın. Dün Ergenekon soruşturmalarının savunucusuydunuz, bugün bunun bir kumpas olduğunu söylüyorsunuz. Yarın savunmakta güçlük çekeceğiniz dosyaların bugün arkasında durmayın.”
Ekmen, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın 35 günlük tutukluluk sürecinin ardından ilk duruşmada beraat etmesini örnek göstererek, bu tür yargı süreçlerinin muhalif kesimler üzerinde baskı unsuru olarak kullanıldığını belirtti.
“YAPILANLAR HUKUK DEVLETİNE AYKIRI”
Türkiye’de yargının bağımsızlığı konusunda ciddi sorunlar yaşandığını ifade eden Ekmen, son üç ayda yapılan hukuki işlemlerin endişe verici olduğunu söyledi: “Türkiye, hukuk devleti olma konusunda tarih boyunca zorluklar yaşadı. Ancak son üç ayda yürütülen operasyonlar, belediyelere yönelik yargı hamleleri ve medya mensuplarına yapılan gözaltılar, hukukun siyasi bir silah olarak kullanıldığını gösteriyor. Yargı, kim tarafından kullanılırsa kullanılsın bir bumerang gibi dönüp sahibini vurur.”
“BİRKAÇ ÇEŞİT KAYYIM GRUBU OLDU”
Ekmen, kayyım atamaları konusuna da değinerek hukuksuz uygulamalara dikkat çekti. Esenyurt Belediye Başkanı’na yönelik yürütülen soruşturmayı eleştirerek, “İddianameyi aylar sonra hazırlıyorsunuz ama ortada sağlam deliller yok” dedi. Aynı şekilde Akdeniz Belediyesi’ne yönelik operasyonların da hukuki dayanaklarının zayıf olduğunu ifade etti.
Kayyım atamalarındaki çelişkilere değinen Ekmen, bazı belediye başkanlarının ifade dahi vermeden görevden alındığını, bazı yerlerde ise yerel mahkemelerin hızlandırılarak tartışmalı kararlarla kayyım atandığını belirtti. Ekmen, PKK’nın fesih sürecine ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’nin 50 yılını yiyen, 100 bine yakın insanın hayatına mal olan ve ülkenin ekonomik kaynaklarını tüketen bir terör örgütünün fesih süreci, Türkiye’deki otoriterleşme sürecinden bağımsız olarak başarılı olmalıdır. Ancak bu süreç yürütülürken yargı, medya ve muhalefet üzerinde baskı kurularak yapılmamalıdır.”