‘Ortadoğu’da yaşananlar ortadadır’
Kongrede konuşan Eşbaşkan Doğan Hatun, İslam’ın Ortadoğu’da halklar için bir umut olarak doğduğunu, ancak zamanla iktidar mücadelelerinin aracı haline getirildiğini hatırlattı. Hatun, şöyle devam etti: “Hz. Muhammed, Medine Vesikası’nda tüm kabilelere çağrıda bulunmuştu. O kabilelerin çoğu bugün devlet sahibidir. Araplar kendi içlerinde parçalara bölündü ve yaklaşık 24 farklı devlet kuruldu. İslam’ı kendi içlerinde bir otorite aracı olarak kullananlar; onu barış, huzur ve eşitlik için değil, hegemonik bir güç olmak için kullandı. Ortadoğu’da yaşananlar ortadadır; ister tarihe bakın ister bugüne, manzara gözler önündedir.”
‘Ortadoğu halkları için barış süreci başlamıştır’
İslam’ın tarihsel olarak zulme karşı bir direniş hattı olduğunu vurgulayan Eşbaşkan Hatun, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İslam dininin temel uzlaşı esasları zulme karşıydı. O dönemde çıkarlar birkaç kişinin elindeydi. İslam dini direnişe hangi esaslar üzerine başladıysa, bugün de Ortadoğu’da benzer bir direniş vardır. Nasıl ki 1500 yıl önce zulme karşı bir direniş geliştiyse, bugün de bu coğrafyada benzer bir mücadele sürmektedir. O dönemde çözüm İslami direniş örgütlülüğü idiyse, bugün bu rolü Kürt özgürlük örgütlülüğü üstlenmiştir. Bu esas üzerinden tüm Ortadoğu halkları için bir barış ve özgürlük süreci başlamıştır. Hz. Muhammed’in tüm halklar için ortaya koyduğu ölçüler neyse, özgürlük hareketinin ölçüleri de aynıdır. Muhammedi ölçüler ile özgürlük hareketinin ölçülerini yan yana getirdiğimizde, birbirlerinden uzak olmadıkları açıkça görülür.”