Bir öğretmenin kaleminden: Özlem Irgav ile Röportaj

Bir öğretmenin kaleminden: Özlem Irgav ile Röportaj

Her sabah sınıfa adım attığımda, o minik gözlerde dünyanın en saf ışığını görürüm. O ışık bazen bir tebessümde, bazen bir meraklı bakışta saklıdır. Her biri bir umudun, bir geleceğin, bir yüreğin filizidir. Bir öğretmen olarak tek dileğim; bu filizlerin sevgiyle, adaletle ve iyilikle büyüyüp dünyayı daha güzel bir yer hâline getirmesidir. İyi okumalar...

Hocam, bizi kırmayıp röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için size öncelikle çok teşekkür ediyorum. Bize Özlem Irgav’ı anlatır mısınız?

Merhaba, ben Özlem Irgav. Mardin’in Midyat ilçesinde doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Midyat’ta tamamladım. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Yaklaşık iki yıl Nazmi Arıkan Fen Bilimleri Kolejinde çalıştım. Benim için güzel bir tecrübeydi. Çalışma arkadaşlarımla dayanışma ve uyum içinde çalıştık, güzel dostluklar edindim.

Sonrasında şu anki görev yerim olan Arıca Köyü Arıca İlkokulu’nda göreve başladım. Sekiz yıldır aynı köyde çalışmaktayım. Müdür yetkili sınıf öğretmeniyim.

2017 yılında Millî Eğitim Bakanlığı–TED Üniversitesi iş birliğiyle oluşturulan “Geleceğin Sigortası Öğretmenlerimiz” projesine seçildim. Proje hâlâ devam etmektedir. Hem öğrencilerimle hem de bireysel olarak çeşitli STK’ların eğitici eğitimlerine katılıp, ilgili olduğum alanlarda kendimi geliştirmeye devam ediyorum.

Ulaşım ve izolasyonun zorlukları neler oldu? (Ulaşım, temel ihtiyaçlara erişim, iletişim vb.) Haftalık ya da günlük hayatınızı nasıl organize ettiniz?

Ulaşım açısından bazı zorluklar yaşadım. Çalıştığım köye servis yok; herkes kendi şahsi aracıyla ulaşım sağlıyor. Köyleri yakın olan veya aynı güzergâhı kullanan öğretmen arkadaşlarla birlikte ulaşım sorununu çözdük.

Çalıştığım köy, yaşadığım ilçeye uzak değil. Bu sebeple günlük hayatımda ciddi bir zorluk yaşamadım. Ailemle birlikte yaşıyorum.

Özel okul – köy okulu karşılaştırması:

İki uçtaki bu iki deneyim (özel sektör ve köy okulu) size ne öğretti? Lüks sayılabilecek imkânlarla eğitim vermekle imkânsızlıklar içinde eğitim vermek arasındaki en temel fark sizce nedir?

İki deneyimi de yaşadığım için kendimi şanslı hissediyorum.

Özel okulda tecrübeli öğretmenleri gözlemleme şansım oldu. Aynı zamanda iş birliği içinde çalışan, disiplinli ve yardımsever çalışma arkadaşlarım vardı. Birbirimizi her alanda destekledik. Özel okul benim için değerli bir deneyim oldu.

Hemen ardından köy okulunda göreve başlayınca ilk başta zorlandım. Çünkü okulun her şeyi sen oluyorsun. Bu farklı bir tecrübeydi ve bunu da yaşamam gerekiyordu.

Birleştirilmiş sınıfta görev yapan öğretmen arkadaşlarla iletişim kurdum, deneyimli hocaları takip ettim ve kısa sürede uyum sağladım. Sekiz yıldır aynı köy okulunda çalışmaya devam ediyorum. Geçen yıl uzman öğretmen oldum.

Köye ilk geldiğinizde sizi en çok etkileyen, belki de içinize işleyen anı nedir? O ilk gün neler hissettiniz?

Uyum haftasında göreve başladık. Öğretmen arkadaşımla beraber tüm okulu temizleyip eğitim-öğretime hazır hâle getirdik. Pano hazırlıkları, kitapların yerleştirilmesi, öğrencilerimle tanışma derken çok hızlı bir hafta geçti. Aynı zamanda biraz da şaşkındım, çünkü birleştirilmiş sınıf tecrübem yoktu.

Kısa süre içinde rahatsızlandım. Doktor “öğretmen hastalığı” dedi — farenjit olmuşum. Telafuzu kulağa hoş geliyor ama öğretmen arkadaşlarım iyi bilir; ses kısıklığı, yutkunma sorunu ve boğaz ağrısı insanı yorar.

Tam da öyle bir anda, dil ve konuşma bozukluğu olan bir öğrencim teneffüste koşa koşa eve gitmiş, benim için peçete ve evde bulduğu meyveleri toplayıp getirmişti.

Parlayan bir çift göz, bir elinde meyve, diğer elinde peçete ile önümde durdu. O anki mutluluğumu tarif edemem. Bu anıyı her hatırladığımda o ana dönerim ve “İyi ki öğretmen olmuşum.” derim.

Öğrencileriniz sizi ilk gördüklerinde nasıl bir tepki verdiler? Onların dünyasına girebilmek, güvenlerini kazanmak için neler yaptınız? Sizi en çok şaşırtan davranışları veya soruları oldu mu?

 Çalışma arkadaşlarım, sakinliğim ve sabrımla öğrencilerimin kalbini kazandığımı söyler.

Evet, sakin bir mizacım var ama aynı zamanda oldukça disiplinliyim. Eğitim ve öğretimin birlikte yürütülmesini destekliyorum.

Tek bir alana yoğunlaşmadan öğrencilerimi bilişsel, sosyal ve duygusal alanlarda destekleyici çalışmalarla yönlendirmeye çalışıyorum. Amacım; kendine güvenen, arkadaşlarıyla iş birliği içinde çalışmaktan mutlu olan, doğaya, insanlara ve hayvanlara karşı duyarlı bireyler yetiştirmek.

Tabii bunu tek başıma yapmam mümkün değil. Aile desteği çok önemli. Öğretmen–veli iş birliğinin önemini her zaman vurguluyorum.

Bu bağlamda öğrencilerimin aktif katılımını sağlayarak onları bir birey olarak görüp sorunlara ortak çözümler buluyoruz. Öğretmenlerin rol model olmaları gerektiğine inanıyorum.

Beni ilk gördüklerinde oyun arkadaşı olabileceğimi tahmin etmediler. Onlarla birlikte vakit geçirmekten ve onları gözlemlemekten büyük keyif alıyorum.

Beni en çok şaşırtan sorularından biri şuydu:

“Öğretmenim, siz çocukken sizin öğretmeniniz nasıl bir öğretmendi?”

Bölgenin en ücra noktalarından birinde, genç ve başarılı bir kadın öğretmen olmanın kendine has zorlukları veya sizi güçlendiren yanları neler oldu? Kız öğrencilerinizle kurduğunuz ilişki onlar için ne ifade ediyor?

Bu anlamda kendimi şanslı hissediyorum. Babam öğretmen, dedem de aynı şekilde öğretmendi. Ailem “Muallim Ailesi” olarak tanınır. Bu bayrağı devraldığım için mutluyum.

Hayat okulundan geçtim. Babam benim için iyi bir rol modeldi. Bu sebeple zorluklar karşısında yılmak yerine mücadele etmeyi öğrendim ve tercih ettim.

Tökezlediğim anlar oldu ama ilerledikçe ve başardıkça kendime olan güvenim arttı.

Ailelerin eğitime olan ilgisini ve bakış açısını anlatır mısınız? Sizin köyde verdiğiniz emek, onlarda nasıl bir farkındalık veya değişim yarattı?

Kız öğrencilerin okumaları yönünde özellikle destekleyici çalışmalarım oldu. Ne mutlu ki öğretmenlik yaptığım köy bu konuda oldukça duyarlı.

Köyümüzde okutulan kız öğrenci sayısı fazla; aileler eğitime önem veriyor ve kızlarını okumaları için destekliyor. Ben de elimden geldiğince ihtiyaç olduğunda gerekli desteği sunuyorum.

Sizinle aynı idealleri paylaşan ancak “en uzaktaki okullara gitmekten çekinen” öğretmen adaylarına ve meslektaşlarınıza ne söylemek istersiniz? Onları bu anlamlı yolculuğa çıkmaya ikna etmek için bir cümleniz olsa ne olurdu?

Cesaret, korkularına rağmen yola devam etmektir.

Zorluklar karşısında mücadele etmekten vazgeçmesinler. Tökezlediğimiz anlar olacaktır; önemli olan, yeniden ayağa kalkabilmektir.


1-Kendinizi üç kelime ile anlatır mısınız?

* Sakin, iyi bir gözlemci, kararlı.

2-En sevdiğiniz kelime nedir?

* Vazgeçme.

3-Nefret ettiğiniz kelime nedir?

* Yapamazsın, edemezsin.

4-Sizi ne heyecanlandırır?

* Yeni bir deneyim elde etmek, amaçladığım hedeflere için çabalamak.

5-Heyecanınızı ne öldürür?

* Motivasyonu düşük insanlarla bir arada olmak, hep bir bahane üretmek.

6-En sevdiğiniz ses nedir?

*Doğanın sesi.

 7-Nefret ettiğiniz ses nedir?

* Gürültü kirliliği.

8-Hangi mesleği yapmak istemezsiniz?

* Doktor.

9-Hangi mesleği yapmak isterdiniz?

* Yapmış olduğum öğretmenlik mesleğini.

 10-En son okuduğunuz kitap?

*Semerkant

11-En sevdiğiniz kitap?

* Serenad

 12-En sevdiğiniz film?

* Dedemin İnsanları.

13-Hangi doğal yeteneğe sahip olmak isterdiniz?

*  Daha hızlı dil öğrenmek


14-Kendiniz olmasaydınız kim olurdunuz?

* Bunu hiç düşünmedim ama kendim olmak doğrusuyla yanlışıyla kendimi kabul edip doğru yönlerimi geliştirip yanlışlarımı fark edip bunları kabul edip kendimi geliştirmekten vazgeçmemek.

 15-Nerde yaşamak isterdiniz?

*  Türkiye’ de yaşamaktan memnunum ama ek olrak Finlandiya’ yı görmeyi çok isterim.


16-En önemli kusurunuz nedir?

* Açık sözlü olmak karşındakinin tutumuna göre bu durum iyi veya kötü algılanabilir.


17-Size en fazla keyif veren kötü huyunuz hangisi?

* Hayatı hızlı yaşamak.

 18-Kahramanınız kim?

* Sevgili babam Danyal IRGAV.

 19-En sevdiğiniz müzik türü?

* Türk Halk Müziği, Klasik Müzik.

20-En çok kullandığınız küfür nedir?

* Yok.

21-Şu anki ruh haliniz nasıl?

* Sakin ve ne istediğini bilen bu amaç doğrultusunda önüme çıkan fırsatları değerlendirmeye çalışan bir ruh halindeyim.

22-Hayat felsefenizi hangi slogan özetler?

 Hayatta engeller vardır, engelleri yaratan kişiler ve durumlar. İlerlemekten vazgeçme. Tökezleyebilirsin doğrul ve yola devam et.

23-Mutluluk rüyanız nedir?


* Anı yaşamak, sevdiklerimin huzurlu olmaları.

24- Sizce mutsuzluğun tanımı nedir?


* Başkasının mutluluğunu kıskanmak ve kendine odaklanmamak.

 

25-Nasıl ölmek istersiniz?


* Ölüm var olan bir gerçek doğum gibi ama kendi adıma bunu hiçbir zaman düşünmedim. Büyüklerin deyimiyle elden ayaktan düşmeden…

 26-Batman’ın en sevdiğiniz mekânı neresi?


* Diyarbakır Caddesi, cadde boyunca yürümek.

27-Batman’ın en sevmediniz mekânı?


* Hareketli mahalleri.

28- Batman’ın en sevdiğiniz özelliği nedir?


* Alternetif açısından zengin olması, Midyat’ ta yaşayan biri olarak sosyal yaşam olarak sinema vb bir sosyal aktivite yapmak isteğinde buna olanak sağlaması.

29- Batman’ın en sevmediğiniz özelliği nedir?


* 2 yıl Batman’ da yaşadım. Sevmediğim bir özelliği yok, güzel dostluklar edindiğim ve hala görüştüğüm öğretmen arkadaşlarım var.

 

30- Benden uzak olsun dediğiniz üç şey?


* Kibir, her şeyi biliyorum tavrı, saygısızlık.

 31- Sizi ne çileden çıkarır?

* Saygısızlık ve yalan.

32-En karanlık yanınız?


* 6. Hissimin genelde doğru çıkması ve yanılmamak.

 33- Bir adaya düştünüz. Yanınıza alacağınız üç şey?

* Yiyecek, telefon, ailem.

 34-Aşkın size göre tanımı nedir?

 * Aynı dili konuştuğun ve uyum içinde yaşamak ve anlaşmazlık anında iletişim kurabilmek.

 35- Ölmeden önce mutlaka yapmalıyım dediğiniz üç şey?

* Görmek istediğim ülke ve şehirleri gezmek biraz daha fazla deneyim elde ettikten sonra kitap yazmak.

 36-Şimdiye kadar iyi ki yapmışım dediğiniz bir şey?

* Üniversite okumak.

 37-Şimdiye kadar keşke yapmasaydım dediğiniz bir şey?

* İngilizce öğrenmeye daha erken yaşlarda başlamak.

 38-Bardağın yarısı dolu mu boş mu?

* Bardağa nerden baktığına bağlıJ

 Soru yok, cevap alıyoruz

* Bu çalışmada bana yer verdiğiniz için teşekkür ederim.

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ