BİR GÜNLÜK İŞ BIRAKMA EYLEMİ YAPILDI
Açıklamada ekonomik kriz, maaş kayıpları ve toplu sözleşme sürecine yönelik eleştiriler ön plana çıktı. Cengiz, TÜİK verilerinin gerçeği yansıtmadığını savunarak, Türkiye'nin gıda, kira ve eğitim gibi kritik alanlarda Avrupa ülkeleri arasında en yüksek enflasyona sahip ülke konumunda olduğunu belirtti. Maaşlara yapılan artışın, yılın başında birçok kalemde yapılan zamların yarısını bile karşılamadığını hatırlattı. Toplu sözleşme sürecinde Hakem Kurulu'nu ve iktidara yakın sendikaların tutumunu eleştiren KESK bileşenleri “Bugünkü tablonun sorumlusu iktidar, yandaş sendikalar ve Hakem Kurulu ittifakıdır. Ocak ayından geçerli olmak üzere maaşlara ek yüzde 20 artış yapılması, ilave seyyanen ödemenin taban maaşlara yansıtılması, tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesi ve sözleşmeli–kadrolu ayrımının son bulması, mülakatın tamamen kaldırılması, en düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması, gerçek bir toplu pazarlık için grev hakkının tanınması ve ilgili mevzuatın evrensel normlara uygun hale getirilmesi, kira, kreş ve yol desteği sağlanması talebimizdir. 25 yıl önce bir emekli ikramiyesiyle ev alınabilirken bugün ikinci el bir araç dahi alınamıyor” dedi.