BU İLK SÜREÇ DEĞİL, AMA FARKI BÜYÜK
Barış sürecine dair tarihi bir perspektif çizen Tiryaki, 1993’ten bu yana Türkiye’de en az beş kez ciddi çözüm girişimleri yaşandığını hatırlatarak “2012-2015 arasında yaşanan çözüm sürecinde yasal bir altyapı oluşturulmuş, hatta bu süreci yürütmek için Kamu Güvenliği Müsteşarlığı bile kurulmuştu. Ancak tüm bu girişimler akamete uğradı. Bu kez diğerlerinden farklı olarak ilk önce silahların bırakılmasına karar verildi. Daha önce bu süreçlerin sonunda silahlar bırakılırdı, şimdi ise başlangıçta bırakılıyor. Şu ana kadar büyük bir sorun yaşanmadı. Süreç dikkatle ve umutla izleniyor. Sürecin kalıcı hale gelmesi için yasal düzenlemeler şarttır. Bu ülkenin demokratikleşmesi sadece Kürtlerin değil, herkesin talebidir. Kürtlerin istediği şeyler, Tekirdağ’dan Antalya’ya kadar tüm halkların hak ettiği demokratik taleplerdir. Cezaevlerindeki mahpusların durumu, yurt dışında yaşamak zorunda kalan siyasetçilerin dönüşü gibi adımların atılması sürece güven kazandıracaktır. Her mahallede, her köyde, halkımızla bir araya geliyor, süreci tartışıyor, onların görüş ve eleştirilerini alıyoruz. Gördüğümüz şu ki; toplumda barışa dair ciddi bir beklenti var. Herkes çatışmaların sona ermesini, sorunların siyaset ve demokrasiyle çözülmesini istiyor” dedi.
TÜM PARTİLER SÜRECE DESTEK VERİYOR
Tiryaki, çözüm süreci için bir komisyonun kurulmasının planlandığını açıklayarak “Bu komisyonun görevi bir çözüm haritası oluşturmak olacak. Parlamento içindeki siyasi partilerin büyük çoğunluğu bu sürece destek veriyor. AK Parti, CHP, Saadet, Gelecek, DEVA gibi partiler süreci destekliyor. Sadece İYİ Parti’nin bazı çekinceleri var. Ancak bu da sürecin daha dikkatli ve dengeli ilerlemesine katkı sağlayabilir” dedi.
