Ekonomi ve kriz

Ekonomi ve kriz

Bir ülkede ekonomik krizin 40 yıl sürmesi normal midir?

Bana sorarsanız anormal bir şey.

40 yıldır bu ülkede insanlar ekonomik kirizden söz ederler.

Ara ara ekonomik krizin çözüldüğü söylense de, birçok zaman hep bu ülkede ekonomik krizi konuştuk.

Kendi standartlarımızda ülkelerle mi bir mukayese yapmalıyız?

Yoksa standartlarımızın üstündeki ülkelere bakarak mı, ya da altımızdaki ülkelerin ekonomilerine bakarak mı bir kıyas yapmalıyız.

Kriz kelimesi ekonomide gerçekten alım gücü hiç yoksa, yoksulluk gerçekten taban yaptıysa, insanlar sokakta açlıktan kırılıyorsa budur ekonomik kriz.

IPhone telefon alamıyorum, arabamı yenileyemiyorum, akıllı ev alamıyorum ve standartlarım epey düştü, bu durumda kriz yaşıyor mu insanlar.

Açıkçası ben ekonomi ve kriz meselesinin derinlemesine tartışılması gerektiğini düşünenlerdenim.  dünyanın hiçbir ülkesinde insanlar 7/24 kriz ve ekonomik kelimelerini bir arada kullanmıyorlardır. Bu ülkenin belki de en önemli sorunu bu iki kelimeyi birlikte çok fazla kullanmış olmasıdır.

İslam ve Fobi kelimelerini bir arada kullanan Amerikalı ve batının çıkmazına benziyor.

Çünkü İslam ve Fobi kelimeleri bir araya gelemez gelmemeli de...

Türkiye'de de ekonomi ve kriz işte böyle tuhaf bir sarmal içerisinde bir araya geliyor.

Bu ülkede insanlar sabah kahvaltısında en az 6-7 çeşit bir gıda tüketebiliyorsa, öğlen ve akşam yemeklerinden söz ediyorsa, o halde konuştuğumuz şey kriz değil doyumsuzluktur. Farklı hazlar peşinde koşuyoruz.

Aracımız var, daha üst segment bir araç almak istiyoruz. Telefonumuz var daha üst segment bir telefon almak istiyoruz.

Mobilyalarımız var ama yeni çıkan Mobilyaları almak istiyoruz. Evimiz var ama akıllı ev almak istiyoruz.Varlık içinde yüzüyoruz ama şimdi bir lisanımız var ve o lisan habire kriz kelimesini ekonomi ile birlikte dillendiriyor.

Ekonomimiz ve kriz meselesini gerçekten tartışmalıyız nedir, ya da ne değildir diye.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ