<div>Petrolspor kendi evinde, tıklım tıklım tribünler önünde maçın başından sonuna kadar muhteşem bir performans göstererek zorlu maçı keyifli hale getiren bir galibiyet aldı. <strong>Kaçan net pozisyonlar, direkler, goller, alkış alan hareketler,sarı kartlar, kırmızı kart, tartışmalı düdükler sonrası gerilimli anlar ve maç sonu coşkusu.</strong> Bir müsabakada olması gereken her şey. </div> <div>Hikayesi olan maçları izlemeyi ve sonrasında yorumlamayı sevenlerdenim. Bu sezonun akıllarda kalacak temposuyla özellikle ilk yarı neler yaşadık neler. En baştan başlayalım isterseniz. <strong>Maç kadrosu açıklandığında Serdar Hoca şaşırttı dedim açıkçası.</strong> Önemli transferler yapılmış ve bu isimler iş yapmış derken kadroda sadece ikisini görmek, iyi performans göstermiş futbolcuların yerine hocanın sezon başındaki ilk 11’e ve sisteme dönmesi bana acaba dedirten nedenlerdi. <strong>Buna Buğra’nın kendi mevkiinde değil de kanatta başlatılması da eklenince tamam dedim.</strong> Zira haftalardır yazılarımda <strong>Gökhan-Buğra</strong> ikilisinin uyumuna ve birlikte mutlaka oynatılması gerektiğine değindim. Kerim Frei gibi bir yıldızın yedek kalması yerine sol açıkta olmasını ve bahsini ettiğim orta sahayı bozmamayı tercih ettiğimi de eklemiştim. <strong>Ancak kaygılarımızı rafa kaldıracak öyle bir Petrolspor izledik ki sormayın.</strong> Önemli isimlerden kurulu ama istedikleri sonucu alamayan Elazığspor’u eze eze yendiler. Maçın ilk 10 dakikası hariç geriye kalan zaman diliminde tüm stadı her seferinde ayağa kaldıran müthiş ataklar izledik. Özellikle kaçan yüzde yüzlük gol pozisyonlarında taraftarlardan çıkan ses desibelini merak ediyorum. <strong>Özellikle Atabey ile bulduğumuz ancak her seferinde Elazığspor’un file bekçisi Furkan Köse’ye takıldığımız anlar var ki sormayın. Bu baskı ve bu tempo elbette bu anlara ve akabinde gollere gebe. </strong></div> <div>Skora aldanmayın! İnanın çok çok farklı bir sonuç görebilirdik. Sonuçta ezeli rakibini herkesin hayran kaldığı oyunla yenmek fazlasıyla yetti. Tüm takımı bu anlamda tebrik etmek lazım. Oyun planı tutan teknik ekibi kutlamak gerek. <strong>Ama biri var ki ona ayrı parantez açmak, hakkını fazlasıyla teslim etmek lazım. Elbette bu isim Buğra Çağıran.</strong> Tam bir takım oyuncusu. Görevini fazlasıyla yapan ve attığı gol ile bunu süsleyen karakterli bir futbolcu. Onu izlemek müthiş keyifli. <strong>Tıpkı Gökhan Karadeniz’i izlediğimiz gibi. Devam beyler böyle devam. İçerideki bu güzel oyun, deplasmanlar da devam etsin. Devam etsin ki sezon sonuna doğru rahat gidelim.</strong> </div> <div>Yazacak çok detay var ama bu hikayenin yorumunu bu özetle yapmış olalım. Sadece maçı durduk yere geren, çaldığı ve çalmadığı düdüklerle tartışmalara yol açtıran ve haksız kırmızı kartla <strong>Feyyaz</strong>’ı saf dışı eden hakemi yazmadan geçemeyeceğim.</div> <div>Gayet centilmence başlayan ve öyle devam eden karşılaşmayı farklı yere taşıyan bu tarz hakemlere böyle kritik maçlar verilmemeli. Yazımı elbette bunlar yüzünden olumsuz bitirmeyeceğim. Takımına inanan, güvenen ve stada akan müthiş taraftarı tebrik ederek tamamlayacağım. <strong>Münferit bir kaç küçük durum dışında beklenenden daha sağduyuluydular.</strong> Son düdüğe kadar baskıları ve destekleri ile yine galibiyette pay sahibi oldular. Bu şehre, o tribünlere ve inanan yüreklere şampiyonluk yakışır. Takım, Yönetim ve taraftar birlikteliği bunu bize yaşatacak. O kupa bu şehre çok yakışacak. </div> <div> </div>