<div>Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye Cumhuriyeti birçok darbeyle, muhtırayla ve demokratik hayatı sekteye uğratan müdahalelerle mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bütün bu zorluklara rağmen Cumhuriyetimiz iyi ve kötü günleriyle bir asrı geride bırakmıştır. Bugün artık yüz yaşını aşmış bir Cumhuriyetin mirasçıları olarak yaşamaktayız. Bu uzun süreç içerisinde demokrasi zaman zaman kesintiye uğrasa da millet iradesi her defasında yeniden kendisini göstermiş ve ülkemizi bugünlere taşımıştır.</div> <div><strong>Üniversiteden hocam olan Şükrü Sina Gürel’in de ifade ettiği gibi, Türkiye’de demokrasi “parça parça” ilerlemiştir. Belki her zaman kusursuz işlememiştir, belki zaman zaman ağır yaralar almıştır; ancak hiçbir dönem tamamen ortadan kalkmamıştır. Çünkü demokrasi, Anadolu insanının karakterinde ve ruhunda yer bulan bir yönetim anlayışıdır. Bu topraklarda son sözü söyleme hakkının millete ait olduğuna dair güçlü bir inanç vardır.</strong></div> <div>Bugün demokrasimizin yeniden ciddi bir sınavdan geçtiğini görmekteyim. Bir siyasetçi olarak yaşanan gelişmeleri dikkatle takip ediyor ve toplumdaki yansımalarını gözlemliyorum. Demokrasi yalnızca seçimlerden ibaret değildir; aynı zamanda kurumların sağlıklı işlemesi, hukukun üstünlüğü ve siyasi yapıların kendi iç mekanizmalarını çalıştırabilmesiyle anlam kazanır. Bu alanlarda yaşanan her aksaklık, demokrasinin gücünü zayıflatmaktadır. Bize demokrasiyi böyle öğrettiler.</div> <div><strong>Yine bir siyasetçi olarak biliyorum ki demokrasinin temel taşı siyasi partilerdir. Siyasi partiler, halkın iradesinin kurumsal temsiliyetini sağlayan yapılardır. Milletin talepleri, beklentileri ve umutları bu kurumlar aracılığıyla devlet yönetimine taşınır. Bu nedenle siyasi partilerdeki demokratik işleyiş, ülkenin genel demokratik seviyesini doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir.</strong></div> <div>Bugün geldiğimiz noktada başta CHP’nin içinde bulunduğu tartışmalar olmak üzere, farklı siyasi partilerde de benzer sorunların yaşandığını görmekteyiz. Parti içi demokrasinin zaman zaman işletilememesi, delegelerin, üyelerin ve teşkilatların iradelerinin tartışma konusu haline gelmesi demokratik kültüre zarar vermektedir. Bir partinin yaşadığı kriz yalnızca o partiyi ilgilendirmez; aynı zamanda ülkenin demokrasi anlayışını da doğrudan etkiler.</div> <div><strong>Yüzyılı aşan bir siyasi geleneğe sahip bir partinin bu tür tartışmalarla gündeme gelmesi elbette üzücüdür. Çünkü siyasi partiler demokrasinin okullarıdır. Bu okullarda yaşanan her aksama, demokrasinin genel sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, daha fazla demokrasi, daha güçlü kurumlar ve daha sağlam siyasi yapılardır. Unutulmamalıdır ki siyasi partiler güçlendikçe demokrasi güçlenir, demokrasi güçlendikçe de devlet ve millet arasındaki bağ daha sağlam hale gelir.</strong></div>