Ana içeriğe geç
Dört soru ve geçiş

Tüm övgüler-tüm takdirler-tüm beğeniler; Alemlerin sahibi, alemlerin besleyeni ve terbiye edip yetiştiricisi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam onun Resulü Muhammed s.a.v’e, O’nun tertemiz ehli beytine, seçkin ashabına ve kıyamete kadar onun izinden şaşmadan yürüyenlerin üzerine olsun.

Efendimiz s.a.v’den önemli bir mesaj.

Müslümanım diyenin dikkatlerini cezp etmesi, düşündürmesi ve ciddi bir şekilde çeki düzen vermesi gereken önemli bir uyarı. Öldükten sonraki hayatla alakalı, gideceğimiz yer olan, yani ya nimetlerle dolu Cennete, ya  da Allah korusun acı ve azap yeri Cehenneme gitmeyi gerektirecek hassasiyette ve öneme haiz bir mesaj.

     Efendimiz s.a.v şöyle buyuruyor: “Kul kıyamet gününde şu dört soruya cevap vermediği sürece ayakları kıpırdamayacaktır, hiçbir yere hareket etmeyecektir. Bu dört sorunun cevabı kuldan alınmadıkça kul hiçbir yere deprenemeyecektir.

1.Ömrünü nerede tüketip, yok ettiğin.

2.Gençliğini nerede eskitip, çürüttüğün.

3.Malını nereden kazanıp ve nereye harcadığın.

4.İlmin ile ne amel ettiğin.’’20.

Aslında, bu hadisin her maddesi, başlı başına bir sohbet konusu kıymetli okurlar, o zorlu ve manzarası dehşetli olan günde,nasıl hareket edeceğimizi hiç düşünebiliyor muyuz.? Bu dört maddeyi şöyle bir hayatımıza uyarlayalım. Ömürlerimizi nerede tüketiyoruz, hangi işlerle meşgul ederek tüketiyoruz? Belki de ahretimizi garanti altına alacak, ömrümüzün en sağlıklı ve dinamik evresi olan gençliğimizi nasıl harcıyoruz ? Nereler de tüketiyoruz ? Hangi işlerle uğraşıp eritiyoruz.? İlim öğreniyor muyuz.? Yanlışlara ve bizleri Allah’tan uzaklaştırıcı şer güçlere karşı koyabilmek için, ilimle beslenebiliyor muyuz veya böyle bir ihtiyacı duyabiliyor muyuz ? Bu sahip olduğumuz ilim ve bilgilerle amel edebiliyor muyuz ?  Sahip olduklarımızı başkalarında aydınlanmaları ve yanlışlardan dönmeleri için harcayabiliyor muyuz ? Sahip olduğumuz bu bilgileri başkalarıyla da paylaşmamaktan ötürü hesaba çekileceğimizi biliyor muyuz ? Ve de, sahip olduğumuz mallarımızı nerelerden kazanmışız. Hangi yollarla elde etmişiz ? Bu yollar Allah ve Resulünün bizlere emrettikleri şekil ve yöntemlerle mi kazanmışız. Ve diğer boyutu da, bu kazanılanları nerelere harcıyor  ve hangi işlerde kullanıyoruz.

Hele hele efendimiz s.a.v’in: ”Gün gelecek kişi kazancının helalden midir yoksa haramdan mıdır olduğuna bakmayacak ve dikkat etmeyecektir ” gibi bu ciddi ikazını öğrenmemize rağmen dikkat edip düşünmeyecek miyiz ? tedbir almayacakmıyız. Mal,mülk ve paralar nasılsa bizimdir,istediğimiz yere ve istediğimiz gibi harcarız mantığı maalesef yoktur.Tüm mal,mülk ve imkanların sahibi Allah’dır. Madem O’dur, onları tasarruf etme ve harcama yetkisi de sadece ona aittir. O bizdeki bu imkanların nerelere ve ne işlere harcayacağımıza karar verecek mutlak mercidir. Nerelere harcayacağımıza ve nasıl harcayacağımıza karar veren güç odur.Onun tavsiye ettiği şekil ve biçimde malı elde edeceğiz, kazanacağız ve onun tavsiye ettiği şekilde de harcayacağız. Bunu unutmayalım kıymetli okurlar. İşte kul bu soruların cevabını vermeden maalesef hiçbir yere hareket edemeyecektir.

Ahiret arenasındaki ilerlememiz tamamen bizlere bağlıdır. Bu dünyadayken, orası için hazırladıklarımıza bağlıdır.

Rabbim tedbirini alanlardan eylesin. Uyanık ve şuurlu olmayı nasip etsin. Ve o aleme geçmeden bu dünyadayken farkına varıp gereğini islami bir  şuurla yapanlardan eylesin.

 

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın