Kemal Ağayê Sêmalê… 

Kemal Ağayê Sêmalê… 

Bir İnsanın Ardında Kalan En Büyük Miras

Bazı insanlar vardır; isimleri nüfus kayıtlarında yazılıdır.

Bazıları ise insanların yüreğine yazılır…

Aradan yıllar geçer, evler yıkılır, yollar değişir, köyler büyür, şehirler dönüşür. Ama bazı isimler vardır ki zamana meydan okur. Çünkü onları ayakta tutan taş binalar değil, insanlara dokunan hayatlarıdır.

 İşte Kemal Ağayê Sêmalê de onlardan biridir.

 1925 yılında Batman’ın Elmedina kazasında dünyaya geldi. Babası Ahmet Ağa Elmedina’nın önde gelen isimlerinden biriydi. Elmedina’nın yıkılmasının ardından Ahmet Ağa, bugün Sêmalê olarak bilinen yerleşimi kurarak ailesine yeni bir yurt inşa etti. Bu yüzden Kemal Ağayê Sêmalê’nin hayatı, yalnızca bir insanın değil; köklerinden kopmayan bir ailenin, bir coğrafyanın ve bir kültürün hikâyesidir.

Henüz yedi yaşındayken babasını kaybetti. Çocuk yaşta hayatın yükünü omuzlarına aldı. Belki de bu erken kayıp, onun insan acısını daha derinden anlamasına vesile oldu. Çünkü ilerleyen yıllarda çevresindekiler onu yalnızca güçlü bir aile büyüğü olarak değil; vicdanı, adaleti ve merhametiyle tanıdı.

Kürt kültüründe insan bazen adıyla değil, geldiği toprakla anılır. “Kemal’ê Sêmalê” denildiğinde herkes bilir ki bu isim, Sêmalê’nin Kemal Ağa’sıdır. Fakat onu büyük yapan doğduğu köy değil; yaşadığı ömür boyunca bıraktığı izdir.

O yıllarda devletin ulaşamadığı birçok yerde insanlar, adaleti önce vicdan sahibi büyüklere götürürdü. Kan davaları, arazi anlaşmazlıkları, aileler arasındaki kırgınlıklar… Nice düğüm, sözüne güvenilen insanların hakemliğiyle çözülürdü.

Bölge insanının hafızasında Kemal Ağayê Sêmalê de işte böyle yer etti.

Sözü dinlenen…

Haksızın karşısında duran…

Haklının yanında saf tutan…

Barış için elini taşın altına koymaktan çekinmeyen bir kanaat önderi…

Çünkü gerçek büyüklük, insanları birbirine düşürmekte değil; onları yeniden aynı sofranın etrafında buluşturabilmektedir.

Anlatılanlara göre onun kapısı hiçbir zaman kapanmadı.

Yolunu kaybeden de o kapıyı çaldı, derdine çare arayan da…

Misafirler yalnızca sofraya değil, gönle de buyur edilirdi. O ev, sadece bir hane değil; umut arayanların uğrak yeri, dertlilerin nefes aldığı bir ocaktı.

İki evlilik yaptı. Dokuzu erkek, beşi kız olmak üzere on dört evlat yetiştirdi. Büyük bir ailenin reisi olmasına rağmen, onu tanıyanların hafızasında en çok kalan şey serveti değil; adaleti, cömertliği ve insan sevgisi oldu.

Bugün modern dünyanın içinde yaşıyoruz. Mahkemelerimiz daha güçlü, kurumlarımız daha gelişmiş olabilir. Ama toplumları ayakta tutan yalnızca kanunlar değildir.

Vicdan…

Merhamet…

Adalet…

Ve insanlar arasında güven inşa eden şahsiyetlerdir.

Kemal Ağayê Sêmalê’nin hayatı bize tam da bunu hatırlatıyor.

Bir insanın ardında bırakabileceği en büyük servet; ne tarlalarıdır, ne makamıdır, ne de sahip olduğu varlıklardır.

Asıl servet, ardından edilen hayır dualarıdır.

2012 yılında, 87 yaşında bu dünyadan ayrıldı.

Fakat bazı insanlar öldüklerinde sadece bedenleri toprağa verilir.

Güzel isimleri ise yaşamaya devam eder.

 

Bugün aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen Batman’ın kırsalında onun adı hâlâ saygıyla anılıyor, dualarla yâd ediliyor. Bu da gösteriyor ki ömrünü boşa yaşamamış; ardında yalnızca evlatlar değil, onurla anlatılan bir hayat bırakmıştır.

İnsan gider…

Ama güzel adı kalır.

Ve bazı isimler, nesiller değişse de yaşadıkları toprakların vicdanında yaşamaya devam eder.

Kemal Ağayê Sêmalê…

Ardında evlatlarına bıraktığı en büyük miras.

İnsanlık, adalet ve hayırla anılan bir isim…

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ