İkinci toptancılar sitesi faciasından ders çıkarılacak mı?

İkinci toptancılar sitesi faciasından ders çıkarılacak mı?

Batman'da yaşanan büyük iş yeri yangınlarına ne yazık ki bir yenisi daha eklendi. Batman Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yolu üzerindeki Kösetarla köyü mevkiinde, yerel zincir marketlere ait depolarda çıkan büyük yangın, ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu etrafa yayılmadan, saatler süren çalışmanın ardından kontrol altına alınabildi. Ancak yangın sonucu yüzlerce metrekarelik depo alanı ve içerisindeki temel gıda ürünleri tamamen kullanılamaz hâle geldi.

Gece saatlerinde başlayan yangın kısa sürede büyüyerek çevrede bulunan diğer depolara da sıçradı. Böylece yalnızca tek bir işletme değil, birden fazla kurumsal firmaya ait depolar da alevlere teslim oldu. Sevindirici olan tek gelişme ise olayda can kaybının yaşanmamış olmasıdır.

Bu yangını yalnızca sıradan bir yangın gibi değerlendirmek yerine, Batman'ın geçmişte yaşadığı benzer acı tecrübeleri de hatırlamak gerekiyor.

2004 yılında Tüpraş Batman Rafinerisi'nin eskimiş boru hatlarından sızan ve yer altında birikmiş yakıtın alev alması sonucu, 72 iş yerinden oluşan eski Gıdacılar Toptancılar Sitesi büyük bir felakete sahne olmuştu. Üç kişinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 20 kişinin yaralandığı bu yangın, Batman'ın hafızasına kazınan en büyük iş yeri facialarından biri olarak tarihe geçti. Aradan geçen yıllara rağmen, o dönemde mağdur olan birçok esnafın yaşadığı ekonomik kayıplar hâlâ tamamen giderilebilmiş değil.

Benzer bir felaket, 26 Haziran 2020 tarihinde Batman'ın en işlek noktalarından biri olan Turgut Özal Bulvarı üzerindeki Soraçan AVM'de yaşandı. Sabahın erken saatlerinde çıkan yangın kısa sürede tüm alışveriş merkezini sardı. Dört katlı bina ve içerisindeki tüm ürünler tamamen yanarken, yaklaşık 35 milyon TL tutarında maddi zarar oluştu. Bu olayda can kaybı yaşanmamış olması ise en büyük teselli olarak kayıtlara geçti.

19 Aralık 2024 tarihinde ise Batman Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren Raudi Mobilya Fabrikası büyük bir yangınla karşı karşıya kaldı. İtfaiye ve AFAD ekiplerinin yoğun müdahalesine rağmen fabrikanın önemli bir bölümü kullanılamaz hâle geldi. Bu olayda da can kaybı yaşanmaması sevindirici olsa da maddi kayıp oldukça büyüktü.

Bütün bu olaylar gösteriyor ki Batman'da büyük iş yeri yangınlarından yeterince ders çıkarılmamıştır.

Oysa yangınla mücadelede en önemli unsur, yangın çıktıktan sonra müdahale etmek değil, yangının çıkmasını önleyecek tedbirleri önceden almaktır. İş yerleri, depolar ve fabrikalarda yeterli sayıda yangın algılama sistemlerinin kurulması, otomatik söndürme sistemlerinin bulunması, yangın dolapları, hidrantlar, taşınabilir söndürme cihazları ve eğitimli ilk müdahale ekiplerinin oluşturulması gerekir.

Bunun yanında işletmelerin, sigorta şirketlerinin belirlediği yangın güvenliği kriterlerini eksiksiz yerine getirmesi büyük önem taşımaktadır.

Ne yazık ki Batman'da bugüne kadar büyük yangın yaşayan birçok işletmenin sigortasız olduğu ifade edilmektedir. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise bazı işletmelerin, yangın güvenliği açısından gerekli şartları taşımaması nedeniyle sigorta şirketleri tarafından yüksek risk grubunda değerlendirilmesi ve poliçe düzenlenmemesidir.

Bu durum üzerinde ciddiyetle durulmalıdır. Eğer sigorta şirketleri gerekli yangın güvenliği tedbirlerinin yetersiz olduğunu değerlendiriyorsa, bu yalnızca sigorta açısından değil, iş yeri güvenliği açısından da önemli bir uyarıdır. Çünkü risk değerlendirmeleri, olası bir felaketin habercisi niteliği taşıyabilir.

Bu noktada, yangın güvenliği konusunda denetim yetkisine sahip kurumlara önemli görevler düşmektedir. Marketlerin, depoların, fabrikaların ve sanayi tesislerinin yangın güvenliği açısından düzenli olarak denetlenmesi, eksikliklerin giderilmesi ve ulusal mevzuata uygun hâle getirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Son yaşanan yangın, Batman için önemli bir uyarı niteliğindedir. Can kaybı yaşanmamış olması büyük bir şanstır. Ancak olayın üzerinden günler geçmesine rağmen depolardan hâlâ dumanların yükselmesi, yangının ne kadar büyük boyutlara ulaştığını göstermektedir.

Daha da önemlisi, alevlerin çevrede bulunan diğer fabrika ve tesislere sıçraması hâlinde çok daha büyük bir yangın felaketi yaşanabilirdi.

Artık aynı yangın felaketlerini tekrar tekrar yaşamamak için geçmişten ders çıkarmanın zamanı gelmiştir. Son yangın felaketinde can kaybı yaşanmamış olsa da bu son olayla adeta ikinci bir Toptancılar Sitesi faciası yaşanmıştır.

Unutulmamalıdır ki yangın güvenliğinde en etkili yöntem, alevlerin yükselmesini ve kontrol altına alınmasını beklemek değil, yangının hiç çıkmamasını sağlayacak önlemleri almaktır.

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ