Yaptığımız bütün konuşmalar aleyhimizedir.
İnsanoğlunun bütün sözleri aleyhinde yazılır, lehinde değil.
Şu Üç alanda yaptığı konuşmalar hariç:
1.) Zikrullah: Allah'ı zikretmek. Allah'ı konuşmak, Ondan geleni paylaşmak ve gündem edinmek.
2.) İyiliği istemek: Yapılması, icra edilmesi, vuku bulması için bir çaba ve gayretin içerisine girmek ve emek sarf etmek.
3.) Kötülüğü engellemek: Kötülük bulaşmasın diye de çırpınmak, çabalamak. İşte bu bağlamda yaptığınız konuşmalar dışındaki bütün konuşmalar; aleyhinize yazılır, lehinize değil.
Zaten haramları falan demeye gerek yok. Şakavari yaptığımız konuşmaların mizanda bir ağırlığı olacaktır. Bir tartısı, bir değeri olacaktır. Bunları hesaba katarak konuşmak lazım. Onun için efendimiz aleyhisselam bunu, Allah'a ve ahiret gününe iman etmenin de bir göstergesi olarak şöyle anlatır: “Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa, ya hayır konuşsun, değilse sussun!.” Çünkü aleyhinde olacak. Son ifadesi efendimizin budur.
Hz. Muaz r.a’ın: -Ya Resulellah! İnsan kendi dilinden yaptığı konuşmalardan dolayı, bu kadar büyük riskler taşır mı? diye sorunca: “Anan seni yitirsin Muaz!” diyor. Bir insanı cehennemin diplerine doğru götüren en güçlü araç, yaptığı konuşmalardır. En güçlü sebep, yaptığı konuşmalardır.” buyurdu.
Farkına varamayacağımız ve varmadığımız kadar önem arz eden bir konu. Cehenneme götürecek kadar vahim neticesi olan bir konu. Toplum olarak müptelası olduğumuz bir konu. Dikkat edersek, çokça ve sıkça hepimiz şahit oluyoruz. Her şey hakkında konuşuruz. Bildiğimiz ve bilmediğimiz her konu hakkında menfi konuşmayı adet edinmişiz. Eleştiri, çekiştirme, nemime, ğıybet ve doğru olup olmadığını bilmediğimiz, her konu hakkında bir sürü insanın günah yükünü üstlenircesine, pervasızca konuşmalar yapıyoruz. Yapılan arkadaşlıklar içerisinde ki, ağıza alınmasından haya edilen sözler ve konuşmalar yapılıyor.
Gereksiz, lüzumsuz ve hiçbir faydası olmayan konuşmalarla dolu hayatlarımız.
Efendimiz s.a.v: ”Kişinin her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter” diye buyurmaktadır.
Çok ciddi anlamda dikkat etmemiz ve önem vermemiz gerekli bir konu bu.
Laf olsun, torba dolsun diye mümin malayaniye (gereksiz ve boş şeylere) dalmaz. Çünkü malayaniye dalarsanız, o size yanlışı dayatır, yanlışı söyletir ve yanlışı yaptırır. Yanlış da harama götürür. Ve bu gidişat Allah korusun taaa şirke kadar sürükler kişiyi.
Onun için, önlemimizi sağlam almak adına bu ölçülere riayet etmeliyiz.
Efendimiz a.s. hz Muaz r.a’a uzunca gelen tavsilerinde, en son şunu söyler.
“Artık bundan sonra dilin hayır konuşsun; konuşacak bir hayır göremiyorsan sussun” diyor.
Çünkü insan sözleri bağlayıcıdır. Aleyhisselam; “Bir insan, kendi konuşmalarını amelden saymazsa, onun fehim - anlayış körlüğünden kaynaklanıyor” diye buyuruyor. Konuşmaları amelden saymamak bir helak nedenidir. Konuşmak en güçlü ameldendir. Bu sebeple konuştuklarımıza dikkat etmeli ve ne konuştuğumuzu bilmeliyiz.
Temel ve kalıcı tavsiye;
Ya Hayri konuşmalı, ya da susmalı.
Ya Hayri konuş, ya da sus…..!
Vvbvv
Ne kadar doğru.
Allah razı olsun.Kalemine sağlık.Bu yazılar aydınlatıcı ve kişiyi bilgi sahibi kılan bilgiler.