GÜNEYDOĞU GAZETECİLERİ DE SEMPOZYUMDA KONUŞMACI OLDU
Sempozyumun en dikkat çeken bölümlerinden biri, bölge gazetecileri oturumu oldu. Gazeteciler, göç haberlerinde kullanılan dilin toplumsal algıya doğrudan etki ettiğini belirterek empati, adalet ve bütünleştirici dil çağrısı yaptı.
AYRIMCI DEĞİL, BÜTÜNLEŞTİRİCİ DİL
Prof. Dr. Erdal Bay’ın moderatörlüğünde, Doç. Dr. Hüseyin Gülerce ve Dr. Tuğba Konuk’un sözcülüğünde gerçekleşen oturumda, Anadolu İnternet Gazetecileri Federasyonu Genel Başkanı ve Gaziantep Basın Cemiyeti Başkanı Arif Kurt, Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve Mardin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Çelik, Anadolu Basın Birliği Genel Başkanı Bora Zor, Cumhurbaşkanlığı İletişim Ofisi Gaziantep Bölge Müdürü Mücahit Taşkın, Kilis Basın Cemiyeti Başkanı Abdullah Alpdağ, Basın İlan Kurumu Genel Kurul Üyesi ve Şanlıurfa Çalışan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Tahir Gülebak, Mersin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, Batman Çalışan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ercan Atay, Siirt Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Durak, Kahramanmaraş Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Aslan Deveboynu, Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Hatice Türkan ve Citynews Arapça Haber Sitesi Editörü Hacı Dede katıldı.
TÜRKAN, BATMAN İLE İLGİLİ SUNUM YAPTI
Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Batman Sonsöz Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hatice Türkan, sempozyumun gazeteciler oturumunda Batman’daki göçmenlerin durumlarına ilişkin sunum yaptı. Batman’daki Suriyeli, Ezidi ve Afgan göçmenlerin yaşadığı sorunları aktaran Türkan, yerel basında mültecilere yönelik empati dilinin hakim kılınması gerektiğini İfade etti. Batman’ın, jeopolitik, kültürel yapı ve toplumsal doku nedeniyle göç dalgalarının odağındaki şehirlerden biri olduğunu belirten Türkan, göçleri durdurmanın en etkili yolunun ise adaletli ve güvenli bir yaşamın, kürsel öncelik haline getirilmesinden geçtiğini ifade etti.
AYRIŞTIRICI DİLDEN UZAK DURMAK GEREKİYOR
Gazeteciler, göç ve medya ilişkisine dair değerlendirmelerinde “Bizim görevimiz duygulara teslim olmadan sahadaki gerçekleri aktarmaktır. Sığınmacılarla ilgili haberlerimizde empati ve adalet dilini benimsedik. Ayrımcı değil, bütünleştirici bir dil kullandık” dedi.
OTURUMDA ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLAR
Oturumlarda, göç haberlerinde kullanılan dilin önyargıları artırabileceği, bunun yerine başarı hikâyelerinin de gündeme taşınması gerektiği vurgulandı. Resmî açıklamalara ulaşmada yaşanan sıkıntıların, sahada gazetecilerin en büyük engellerinden biri olduğu belirtildi. Gazeteciler, medyanın yalnızca göç sürecini aktaran bir araç olmadığını, aynı zamanda toplumsal algıyı şekillendiren ve karar alma süreçlerini etkileyen güçlü bir aktör olduğunu belirtti.