Malumunuz olduğu üzere Batman’ın üzerine kurulu olduğu ova verimli tarım arazisiydi. Bugüne kadar imar planlarında zorunlu olarak tarım arazileri kullanıldı. Çünkü TPAO ve Tren İstasyonu çevresine kümelenen şehir her seferinde gelişmek için tarım arazilerini daralttı. Bu durum, Batman’ın kurulduğu günden beri böyle. Bugün için büyükşehir olmak üzere olan bu kentin kurulu olduğu alan hâlâ tarım arazisi ve şehir hâlâ tarım arazilerini yutarak büyüyor.
**
Evet, kentin gelişme alanları kuzey ve doğu alanları şeklinde ilerledi ve maalesef her seferinde tarım alanlarımız daraldı. En son imara açılan Binatlı ve Hasankeyf yolu istikameti de aynı şekilde tarım alanlarının yok olmasına neden oldu.
Her ne kadar tarım arazisi stokları imara açılsa da kentin hızlı bir şekilde büyümesinin sonucu olarak yeni imar alanlarına olan ihtiyaç da katlanarak arttı; bu ihtiyaç her katlandığında olan tarım arazilerine oldu.
**
Batman’ın ontolojik imar sorunu nedeniyle bugün sizlere farklı bir konudan bahsetmek istiyorum. Aslında bu konu pek çok kimsenin aklına geliyor ama maalesef uzaklık, altyapı vs. sorunlar bu fikirden vazgeçilmesine neden oluyor.
Yaklaşık 15 yıl önce imara açılmaya başlanan Üniversite yolu, TOKİ konutları ve devamında yapılan civar yapılarla petrol sahasına kadar bir canlılık kazanmış vaziyette. Bilindiği gibi Üniversite Kampüsü ile Kardelen Mahallesi arasında bulunan petrol üretim sahası, Üniversite ile şehir arasındaki bağlantıyı kesiyor.
Yıllarca kampüsün merkeze olan uzaklığı ve kör bir noktada konumlanmış olması önemli bir sorun olarak varlığını korudu. Ama milyarlarca liralık yatırım netice olarak o bölgeye yönlendirildi. Bu saatten sonra yapılan yatırımdan geri dönmek mümkün olmamakla beraber kamu kaynaklarının zararına yol açacağı için kampüs alanının taşınması fikri de zamanla anlamsız hale geldi. Bütün bunlar göz önünde tutulduğunda bundan sonra Batman’ı güney istikametinde geliştirmek için yeni projeler geliştirmek gerekiyor.
**
Kantar köprüsü yapılmadan önce bölgeye bir köprü kazandırılarak Batman’ı Savur ve Mardin istikametinden Irak ve Suriye sınırına daha kısa bir şekilde bağlayacak ticaret yolunun yapılacağı heyecan yaratıyordu. Projeye göre Üniversite kampüsü içinden geçecek bir yol ve köprü ile Mardin’e olan mesafe 150 kilometreden 80-90 kilometreye düşecekti. Ancak Kantar köprüsünün birtakım kısır kişisel meseleler nedeniyle ölü bir bölgede yapılması bu hayalleri yıktı. Bugün Kantar Köprüsü birkaç köyü Batman’a bağlayan bir köprü olmaktan başka bir işleve sahip değil maalesef.
**
Bu nedenle şehir ile kampüs arasındaki kesintiyi sona erdirecek projelerden biri olan ve son zamanlarda gündemde olan Kalkınma Yolu Projesini tekrar zikretmek gerekiyor. Kalkınma Yolu Projesi, Türkiye'nin Irak ve diğer sınır ülkeleriyle olan ticaretini güçlendirmeyi hedefleyen bir altyapı ve ulaşım koridorudur. Bu proje, özellikle Türkiye ve bölge ülkeleri arasındaki karayolu, demiryolu ve lojistik bağlantılarını geliştirerek bölgesel ticareti canlandırmayı amaçlıyor. Proje, Türkiye'nin güneydoğusundan (Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman, Şırnak, Mardin) başlayarak Irak'ın önemli şehirlerine (Musul, Bağdat, Basra) ve oradan da Körfez ülkelerine uzanan bir ticaret yolunu kapsıyor. Demiryolu ve karayolu bağlantıları ile bölge ülkelerinin yeniden inşa sürecine lojistik destek sağlanması hedefleniyor.
**
Geçmişe mazi derler. Olan oldu. Bugün o hayalleri tekrar canlandırmak gerekiyor. Hem yukarıda bahsettiğimiz büyük projeye can verecek hem de kampüs alanı ile şehir arasındaki bağlantıyı güçlendirecek ve Batman’ı sınır bölgelerine daha hızlı bağlayacak yeni perspektifler geliştirmek gerekiyor.
**
Son zamanlarda Batman Üniversitesinin gelişim seyrinde önemli atılımlar görülüyor. Özellikle Diş Hekimliği Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi inşaatının hızla yükselmesi ve kampüs altyapısının güçlendirilmesiyle önemli mesafeler kat edildi. Özellikle de Batı Raman Kampüsüne yakın bir konumda yapılacak olan Oymataş Gıda İhtisas OSB projesi, Kampüs civarının geleceği için büyük önem arz ediyor. Kısacası Üniversite’nin Batı Raman Kampüsü ve civarında önemli hareketlilikler yaşanmaya başladı.
**
Batman’ın Kalkınma Yolu Projesine alternatif bağlantı yollarıyla yerini alması gerekiyor. Hızlı ve güvenli bir şekilde uluslararası ticareti sağlayacak olan ulaşımda Batman, Batı Raman istikameti üzerinden Kalkınma Yoluna bağlanmalıdır. Batman’ı Savur-Mardin istikameti üzerinden Kuzey Irak’a ve hatta Suriye’ye ulaştıracak olan yolu tekrar tartışmak gerekiyor.
O nedenle kampüs içinden Dicle nehrinin öte yakasına bağlanacak bir köprü ve devamında uluslararası standartlara uygun olarak yapılacak karayolu projesiyle Batman bölge ülkelerine bağlanacak ve Batman’da üretilen her türlü ürün Ortadoğu pazarına daha hızlı ve etkin bir şekilde ulaştırılacak.
**
Son günlerde maalesef şehrimizde yaşanan yıkım krizi, tarım alanlarının korunmasını hedeflerken öte yandan tarım alanlarının imar planlarına dahil edilmesi büyük bir çelişki gibi görünüyor. Daha fazla tarım alanının heba olmaması için Batman’da yeni projeler geliştirmek gerekiyor. Özellikle kampüs alanı civarına, Dicle nehri manzaralı olup tarım amacıyla kullanılamayan arazileri yeni imar alanlarına dahil etmek belki de bu kent için bir çıkış yoludur. Büyümesini bugüne kadar tarım arazilerini azaltarak sürdüren Batman’da hobi bahçeleri, villa vs. yapılar için de işaret ettiğimiz alanlar son derece uygun. Üniversite sınırına komşu alanları yeni imar planlarınave kentin mücavir alanlarına dahil etmek uzun vadede Batman’ın gelişim akslarının doğrultusunu belirleyebilecek potansiyele sahiptir.
Bu fikir bugün için belki uçuk gelebilir; ama uzun vadede hayatın olağan akışına uygun olarak bu projeningerçekleşeceğine inanıyorum.