?>

Petrol şehriyiz asfaltımız yok!

Mehmet Fatih Efe

7 saat önce

Türkiye’nin petrol serüveninin başladığı yerdir Batman.
Henüz bir köyken, topraklarından fışkıran o "kara altın" sayesinde küllerinden doğan, Siirt’ten ayrılarak kendi ayakları üzerinde durmayı başaran bir başarı hikâyesidir.
16 Mayıs 1990’da il statüsü kazanan kentimiz, o günden bu yana Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin parlayan yıldızı haline geldi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleri, Batman’ın yetiştirdiği değerlerden Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’invizyonu, valilerimiz, milletvekillerimiz ve vizyoner iş insanlarımızın el birliğiyle sağladığı istihdam sayesinde Batman, son 10 yılda çevre illere kıyasla adeta devasa bir sıçrama yakaladı.
Yeni imar alanlarıyla genişleyen kentimiz, fabrikaları, kurumsal markaları, kültürel etkinlikleri, fuarları ve medeniyetin beşiği olan Hasankeyf’i ile artık kabuğuna sığmıyor.
Evet, Batman artık emeklemiyor, yürümüyor, adeta büyükşehir statüsüne doğru koşuyor.
Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var.
Şehirleşme hızımız artarken, kent kimliğinin en temel unsurları olan altyapı, trafik ve kent kültürü maalesef bu hızın gerisinde kalıyor.

KALBİMİZ DURMA NOKTASINDA: BELEDİYE KAVŞAĞI’NDAN BATMANPARK’A 20 DAKİKA!

Bir kentin gelişmişlik düzeyi, trafiğinin akıcılığıyla ölçülür.
Çok değil, yakın geçmişte Belediye Kavşağı ile Batman Park Kavşağı arasındaki o ana arteri, kentin kalbini 5 dakikada geçerken, bugün aynı mesafeyi 20 dakikadan önce tamamlayamıyoruz.
Motosikletlerden halk otobüslerine kadar herkesin ortak rotası olan bu güzergâhta tam bir keşmekeş hâkim. Toplu taşıma şeridinin sağ tarafına usulsüz park eden araçlar yüzünden otobüs ve minibüsler ilerleyemiyor.
Normal araçlar için ayrılan iki şeritli yolda ise hayat durma noktasına geliyor.

En acısı da trafikteki bilinçsizlik...

"Ağır taşıtlar sağdan gitsin" kuralının sadece tır ve kamyonlara özgü olduğunu sanıyoruz.
Oysa şehir merkezinde ağır ağır, keyifle ilerleyecekseniz yeriniz sol şerit değil, sağ şerittir!
Hızlı gitmesi gereken, bir yere yetişmeye çalışan sürücülerin hakkını sol şeridi kapatarak gasp etmeye kimsenin hakkı yok.

FERMUAR DÜZENİ LÜKS DEĞİL, HAYATİ BİR ZORUNLULUKTUR

Bu trafik sorunu sadece bireysel bir konfor meselesi de değil.
İşin içinde doğrudan insan hayatı var. Her gün şahit oluyoruz; bir ambulans sirenlerini yakmış, feryat figan ilerlemeye çalışıyor ama nafile!

Arkasında itfaiye, polis ekipleri...

Büyükşehirlerde o ambulanslar trafiğin içinden tereyağından kıl çeker gibi sıyrılırken, Batman’da ambulans şoförleri adeta kendi kaderleriyle baş başa kalıyor.
Sürücülerimizde ne yazık ki saygı, anlayış ve empati eksik. "Fermuar sistemi" ile ambulansa yol vermek bu kadar zor olmamalı.
Geldiğimiz noktada ya ambulans yeşil ışığa denk gelmek için dua edecek ya da öndeki araçlar ambulansı bahane edip kırmızı ışıkta geçerek trafiği daha da tehlikeye atacak.
Bu vizyonsuz bakış açısını, bu anlayışı acilen değiştirmek, kendimizi geliştirmek zorundayız.

KARA ALTININ MERKEZİNDE YAMA ÜSTÜNE YAMA: PETROL ŞEHRİYİZ AMA ASFALTIMIZ YOK!

Gelelim makalemin başlığına ve canımızı en çok yakan konuya:

Petrol şehriyiz ama asfaltımız yok!

Bugün Batman yollarının yüzde 70’i maalesef asfalt yamalarıyla dolu.
Direksiyon başındayken kendimizi engebeli bir arazide yarışıyor gibi hissediyoruz.
Şahsen ben yollardaki yamalardan kaçmak, aracımın altını vurmamak için mazgalları ortalayarak gitmeye çalışıyorum.
Ancak her sürücünün direksiyon hâkimiyeti, bu refleksleri göstermeye yetmeyebilir. Bu durum açıkça kazalara davetiye çıkarıyor.
Hız kesmek için yollara konulan kasisler (tümsekler) ise artık bir amaca hizmet etmekten çıkıp sürücülere eziyete dönüştü.
Öyle ki, Gültepe Kavşağı’ndan çıkıp 15 Temmuz Okulu’nun önüne gidene kadar tam 7 tane yüksek tümsek geçmek zorunda kalıyorum.
Bu kadar fazla ve standart dışı tümsek, trafiği rahatlatmaz, aksine aksatır.
Geçtiğimiz kış, Batman son 12 yılın en sert mevsimini yaşadı.
Kar ve yoğun yağmur, kentin asfaltını adeta eritti, devasa çukurlar oluşturdu.
Belediyenin mecburi olarak yürüttüğü tuzlama ve kumlama çalışmaları, zaten niteliksiz olan asfaltı tamamen deforme etti; çevre illere bağlanan yollar günlerce aksadı.

SAYIN VALİMİZE VE YETKİLİLERE AÇIK ÇAĞRI

Şimdi bir Batmanlı olarak, halkımızın hislerine tercüman olarak yetkililere sormak istiyorum:
Batman’ın asfalt kalitesinin Ankara’daki, İstanbul’daki yollarla eşdeğer olması gerekmiyor mu? Kentimizin asfalt bütçesi, diğer kalemlere göre bu kadar mı düşük?
İşinize karışmak gibi olmasın ama maden bu topraklardan çıkıyor, peki biz neden faydalanamıyoruz?
Sayın Valim, günlük programlarınız için Batman trafiğine çıktığınızda, kentin birçok noktasındaki bu engebeli yollar, kaldırım kenarlarındaki kirlilikler sizin de gözünüze çarpmıyor mu?
"Şu güzergâhı modern asfalt söküm makineleriyle kazıyıp, Batman’a yakışır şekilde sıfırdan asfaltlayın" talimatını duymaya bu halkın ihtiyacı var.

KÜÇÜK BİR NOT: SİVRİSİNEK KÂBUSU BİTMELİ

Altyapı ve yol sorunlarının yanı sıra, yaz aylarının gelmesiyle birlikte Batman Halkının ortak bir şikâyeti daha var: Sivrisinekler.
Vatandaşlarımız evlerinde, parklarda rahat nefes alamıyor.
İlaçlama çalışmaları mutlaka yapılıyordur ancak mevcut durum gösteriyor ki bu çalışmalar yetersiz kalıyor.
Halkımız, belediye ekiplerinden bu çalışmaların dozunu ve sıklığını artırmasını acilen talep ediyor.
Batman, kabuğunu kıran ve geleceğe koşan bir şehir.
Ancak bu yürüyüşün sağlıklı olabilmesi için yollarımızın düzgün, trafiğimizin saygılı, altyapımızın ise sağlam olması şart.
Gelin, el birliğiyle bu şehri sadece tabelada değil, yollarıyla ve yaşam kalitesiyle de turizmiyle de büyükşehir yapalım.
YAZARIN DİĞER YAZILARI