Geçen ziyaretimde boş arazi olan yerlerin bir kısmı yeşil alan (kısmen) bir kısmı da site ya da binalara dönüşmüş durumda.
Halkımızın zaman geçirebileceği yeni yerler yapılmış, girişimcilerimiz tarafından açılan kafeler ve dükkânlarla Batman gençlerin gitmek istemeyeceği, üniversite için tercih listelerine yazılabilecek bir şehre dönüştü diye düşünüyorum.
Bunun dışında çarşıda, pazarda, caddede yani toplum içinde hissedilen insanların samimiyeti, sıcaklığı, farklı dillerin ve kültürlerin bir arada olması, bazı şehirler gibi insanları dolandırmadan, aldatmadan hizmet vermeyi kendine ilke edinen esnafları ve yardımsever milletiyle şehrimiz, her ne kadar ben yabancı olmadığım için benim yadırgamamı sağlamadıysa da, yabancı biri için şaşırtıcı olabilir.
Çünkü malumunuzdur ki, sosyal medyanın bu kadar hayatımıza girmesiyle beraber kişisel ön yargılar da toplumun çoğuna sirayet edebiliyor.
Bir takım vatandaşlarımızın, genel olarak Güneydoğuyla ilgili ön yargıları maalesef hala devam etmekte.
Sosyal Medyadaki “Serseri – mafyatik aşiret mensubu” tiplemesinin üzerimize yapıştırılması şöyle dursun, yabancı ülkelerde hala ülkemizin Güney Doğusu hakkında bir “Terör” korkusu mevcut.
Batman, Hasankeyf’in sular altında kalmasına, bu tarz doğruluk payı bulunmayan ön yargılara ve az görülen nüfusuna ve şehir içeriğine rağmen, aldığı yatırımlarla ve turist sayısıyla beraber kalkınmaya devam ediyor, ve eminim ki devam edecek.
***
Unutmayalım, başka Batman Yok…






Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir