Ana içeriğe geç

Nerede hata yapıyoruz?

Beşiri Ayrancı Köyü’nde, Mor Kiryakus Manastırı’nda gerçekleştirilen Turizm çalıştayı, Batman’ın sahip olduğu turizm potansiyeli ile ortaya konulan organizasyon arasındaki büyük farkı bir kez daha gözler önüne serdi.

Nerede hata yapıyoruz?

Batman’ı gerçekten tanıtmak istiyorsak, önce elimizdeki değerleri nasıl sunacağımızı öğrenmemiz gerekiyor. Çünkü Batman’ın tarihi var, kültürü var, doğal güzellikleri var. Hasankeyf gibi dünya çapında bilinen bir değeri, Mor Kiryakus  Manastırı gibi tarihi yapıları, Raman Dağı’ndan antik yerleşimlere kadar keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda noktası var.

Peki, sorun nerede?

Sorun, bu değerleri yeterince etkili anlatamamakta ve doğru organizasyonlarla görünür hale getirememekte.

Çalıştayda ortaya çıkan tablo da bu açıdan düşündürücüydü. Katılımın beklenen seviyede olmaması, konuşmacılar için hazırlanan alanın turizm çalıştayının niteliğini ve önemini yeterince yansıtmaması, ortaya çıkan görüntünün Batman’ın turizm hedefleriyle örtüşmemesine neden oldu.

Elbette tarihi bir mekânda program yapmak başlı başına yanlış değildir.

Tam tersine, tarihi mekânların tanıtım faaliyetlerinin merkezine alınması son derece değerlidir.

Ancak mesele sadece “nerede yaptığınız” değil, “nasıl yaptığınız” meselesidir.

Batman’ı turizm kenti yapmak istiyorsak, birkaç saatlik bir toplantının ötesine geçmek zorundayız.

Neden Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenler, turizm uzmanları, seyahat acenteleri, otel işletmecileri, yerel yöneticiler ve sektör temsilcileri Batman’da bir araya getirilmesin?

Neden bu insanlar sadece bir salonda konuşup ayrılmak yerine Batman’ın tarihi ve turistik noktalarını yerinde görmesin?

Bir çalıştay düşünün…

Sabah Batman’da güçlü bir açılış programı yapılır. Ardından akademisyenler ve turizm profesyonelleri Hasankeyf’e götürülür. Mor Kiryakus  Manastırı ziyaret edilir. Tarihi ve kültürel alanlar yerinde incelenir. Batman’ın gastronomisi tanıtılır. Akşam ise sektör temsilcileriyle değerlendirme toplantısı yapılır.

İşte o zaman yapılan etkinlik sadece bir çalıştay olmaktan çıkar, Batman’ın turizm vitrini haline gelir.

Çünkü Batman’ın ihtiyacı yalnızca konuşmak değil; göstermek, gezdirmek, deneyimletmek ve anlatmak.

Bugün farklı şehirlerden gelen bir akademisyen Batman’dan ayrıldığında yanında sadece bir çalıştay dosyası değil, Batman’a dair güçlü bir izlenim götürmelidir.

Bir turizmci ayrıldığında, “Burada yatırım yapılabilir” diyebilmelidir.

Bir gazeteci ayrıldığında, Batman’ın tarihi ve kültürel zenginliklerini haberleştirmek istemelidir.

Bir üniversite temsilcisi ayrıldığında, kendi öğrencilerine Batman’ı anlatabilmelidir.

Bunun için de organizasyonların niteliğini sorgulamamız gerekiyor.

Batman’ın turizm potansiyeli küçük değil. Bizim hayalimiz küçük olmamalı.

Bugünkü programı sadece eleştirmek için söylemiyorum. Tam tersine, bundan sonraki organizasyonların daha güçlü olması gerektiğine dikkat çekmek için söylüyorum.

Batman’ı tanıtacaksak, Batman’a yakışır organizasyonlar yapmalıyız.

Katılımı artırmalı, üniversiteleri işin içine katmalı, turizm sektörünü sürece dahil etmeli, profesyonel tanıtım çalışmaları yürütmeli ve şehrin tarihi değerlerini insanların gözünün önüne getirmeliyiz.

Çünkü Batman’ın tanıtılacak çok şeyi var.

Eksik olan değerlerimiz değil.

Eksik olan, o değerleri dünyaya anlatacak vizyon, organizasyon ve tanıtım anlayışı.

Bugün Mor Kiryakus Manastırı’nda yapılan çalıştay, bu açıdan bize önemli bir soru bırakıyor:

Batman gerçekten turizm şehri olmak istiyor mu, yoksa turizm konuşmayı mı seviyor?

Bu sorunun cevabını artık düzenlediğimiz etkinliklerin niteliği verecek.

Peki, bundan sonra ne yapmalıyız?

 Eleştirmek kolay. Asıl mesele, ortaya uygulanabilir öneriler koyabilmek. Batman için artık günübirlik etkinliklerden ziyade ölçülebilir ve sürdürülebilir bir turizm tanıtım modeli oluşturulmalı.

Birincisi: Her çalıştay bir “Batman turu” ile desteklenmeli.

Batman’a davet edilen akademisyen, gazeteci, turizmci ve sektör temsilcileri yalnızca toplantı salonunda ağırlanmamalı. Hasankeyf, Mor Kiryakus Manastırı, tarihi köyler, kültürel alanlar ve kentin gastronomik değerlerini kapsayan profesyonel bir rota hazırlanmalı.

İkincisi: Üniversiteler doğrudan sürece dahil edilmeli.

Türkiye’nin farklı üniversitelerindeki turizm, tarih, arkeoloji, sanat tarihi, gastronomi ve iletişim bölümleriyle düzenli iş birlikleri kurulmalı. Her yıl farklı üniversitelerden akademisyenlerin katıldığı bir “Batman Turizm Forumu” düzenlenebilir.

Üçüncüsü: Çalıştaylar güçlü mekânlarda yapılmalı.

Batman’daki oteller, kültür merkezleri ve uygun konferans salonları değerlendirilmeli. Tarihi alanlar ise toplantının ana salonu yerine, etkinliğin saha ayağı ve tanıtım rotasının önemli durakları olarak kullanılmalı.

Dördüncüsü: Batman’ın turizm rotaları profesyonel şekilde hazırlanmalı.

“Bir günde Batman”, “Batman tarih rotası”, “Hasankeyf ve çevresi”, “Kültür ve inanç turizmi”, “Gastronomi rotası” gibi farklı temalarda hazır programlar oluşturulmalı. Bu rotalar seyahat acentelerine ve tur operatörlerine sunulmalı.

Beşincisi: Tanıtım sadece Batman’ın içine hapsolmamalı.

Ulusal basın, turizm yazarları, seyahat içerik üreticileri ve sektör temsilcileri Batman’a davet edilmeli. Onlara yalnızca basın bülteni göndermek yerine, şehri yerinde deneyimleme imkânı sağlanmalı.

Altıncısı: Her etkinliğin sonunda somut çıktı olmalı.

Çalıştay yapıldı, konuşmalar yapıldı ve herkes dağıldı anlayışı geride bırakılmalı. Her etkinlik sonunda en azından yeni bir turizm rotası, akademik iş birliği, tanıtım projesi, yatırım görüşmesi veya ortak çalışma protokolü gibi ölçülebilir sonuçlar ortaya konulmalı.

Yedincisi: Batman’ın turizm takvimi bir yıl önceden açıklanmalı.

Etkinlikler son dakika organizasyonları olmaktan çıkarılmalı. Yıl boyunca yapılacak festivaller, çalıştaylar, kültür gezileri, akademik toplantılar ve tanıtım faaliyetlerinden oluşan ortak bir takvim hazırlanmalı.

Ve belki de en önemlisi:

Batman turizmini tek bir kurumun işi olmaktan çıkarmalıyız.

Valilik, belediyeler, üniversite, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, ticaret ve sanayi odaları, turizm işletmeleri, seyahat acenteleri, sivil toplum kuruluşları ve yerel basın aynı masada buluşmalı.

Çünkü Batman’ın turizm meselesi bir kurumun değil, şehrin ortak meselesidir.

Bizim artık “Batman’da ne var?” sorusuna cevap vermekten çok, “Batman’daki değerleri Türkiye’ye ve dünyaya nasıl göstereceğiz?” sorusuna cevap vermemiz gerekiyor.

Batman’ın tarihi burada.

Batman’ın kültürü burada.

Batman’ın hikâyesi burada.

Şimdi sıra, bu hikâyeyi doğru anlatacak profesyonel bir turizm vizyonu ortaya koymakta.

Çünkü Batman’ın tanıtılacak çok şeyi var.

Yeter ki biz, onu tanıtmayı gerçekten bilelim.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın
Daha fazla yükle