Ne yazık ki bu soruya gönül rahatlığıyla "Evet" demek neredeyse imkânsız.
İnsanlar adeta birer robota, etrafta gezinen birer ruha dönüştü.
Ne eski sohbetlerin tadı kaldı ne dostluğun, ne arkadaşlığın ne de akrabalık ile kardeşliğin...
İnsanı insan yapan o sıcak bağlar, bu boş ve koşturmacalı dünyada birer birer kopup gitti.
Peki, bu hayattan kim tat alıyor?
Zengine bakıyorsunuz; gecesi gece değil, gündüzü gündüz.
Gelecek paraların, yapılacak yatırımların hesap kitabı derken koca bir ömür heba oluyor.
Ömrünü rakamların peşinde tüketen insan; aniden yaşlandığını, hastalandığını ve yolun sonuna geldiğini fark ediyor.
Fakire bakıyorsunuz; "Geçim derdim var, borcum var, sıkıntım bitmiyor," diyor.
Açlık ve çaresizlik içinde kıvranırken o da aynı sonla karşılaşıyor: Yaşlanıyor, hastalanıyor ve göçüp gidiyor.
Toplumun her kesimi ayrı bir çıkmazın içinde. Gençlerimiz öfkeli ve asabi. Orta yaşlı erkekler kendilerini kahve köşelerine atıp özgürlüğü orada arıyor; evdeki geçim sıkıntısından ve huzursuzluktan kaçmak için yıllarını o masalara feda ediyor. Kadınlar ise evlatları için durmaksızın çabalıyor, hayatın bütün yükünü omuzlarında taşıyor. Ne genç ne yaşlı, ne kadın ne erkek...
Kimse anı yaşayamıyor.
Bütün bunlara bir de bitmek bilmeyen para hırsı ve ağır çalışma koşulları ekleniyor. Bir insan bir işte çalışarak bile yıpranırken, geçinebilmek için iki-üç işte koşturan biri hayattan nasıl zevk alabilir ki? İnsan makine değildir; dinlenmeden, nefes almadan yaşayamaz.
Peki, Çözüm Ne?
Hayattan Nasıl Tat Alınır?
Hayatı yeniden anlamlı kılmak aslında imkânsız değil. İnsanın yaşamdan zevk alabilmesi için öncelikle düzenli bir işe, emeğinin karşılığını alabildiği adil bir düzene ve zihnini dinlendirebileceği tatil zamanlarına ihtiyacı vardır.
Ancak her şeyden önemlisi, iç dünyamızı korumaktır. Dertleri, sıkıntıları içeri atıp biriktirmek yerine paylaşmayı öğrenmeli; yüzümüzden güler yüzü, içimizden yaşama sevincini eksik etmemeliyiz. İnsan robotlaşmayı reddettiği, sevdiklerine zaman ayırdığı ve dinlenmeyi bir hak olarak gördüğü gün hayattan gerçekten tat almaya başlayacaktır.






Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir