<div>Trt Kurdî'nin Wext Çawa Derbas Bû ( Zaman Nasıl Geçti) programın sunucusu Abdurrahman Benek bir köyde yaşlı bir amcanın evine konuk oluyor. Mikrofonun uzatıp soruyor: "Xalo ev 85 sal e, bi kurtasî te çi fêhm kir ji jiyanê?" ( 85 yıl ömründe hayattan ne anladın, kısaca anlatır mısınız?</div> <div>Amca: "Abdurrahman efendi, dinya xanek e, tu di derikî de ketî ye, te di derikî de derkev î." ( dünya bir handır, bir kapıdan girip bir kapıdan çıkıyorsun) diyerek odanın kapılarını gösterir.</div> <div><strong>Evet, dünya bir handır ve bir kapıdan girip bir kapıdan çıkıyor insan. Zaman ömrün süzgecinden eriyip gidiyor. Akrep yelkovanı kovalayıp duruyor. Dakikalar bir bir eriyor yaşamın avuçlarından.</strong></div> <div>Geçtiğimiz yollardan, geçtiğimiz kapılardan, geçtiğimiz gönüllerden heybemizi doldurup gidiyoruz. Bazen yaptıklarımız yüzünden, bazen de yapamadıklarımızdan pişmanlık duyuyoruz.</div> <div>Seyid Eliyê Findikî bir şiirinde hayat gerçeğini ve ölüm hakikatini şöyle anlıyor:</div> <div>“Di Dinyayê heçi rabê; feqir û şêyx û axa bê</div> <div>Ji ber mirnê xilas nabê, di şerq û hem di xerbê da…”</div> <div>(Dünyaya kim gelirse gelsin; fakir, şeyh ya da ağa olsun…</div> <div>Ölümden kurtulması mümkün değilldir: Doğuda ya da Batıda…)</div> <div>Bu dünya kimsenin mülkü değildir. Nice ağa, nice kral, nice sultan, nice padişah gelip göçtüler gölgesiz. Oysa bir avuç toprak yüzünden binlerce acı yaşatıyor birbirine insan.</div> <div><strong>Zahit Zarifoğlu: "Burası dünya; ne çok kıymetlendirdik, oysa bir tarla idi ekip biçip gidecektik." Diye ne güzel özetlemiş hayatın tüm gerçeğini. </strong></div> <div>Hayatın gayesi, Allah'ın rızasını kazanmak ve insanların gönlüne şifa olmak olmalı. Bâki'nin dediği gibi: "Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal / Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş" </div> <div> Kimseyle kavga etmeden, gürültü çıkarmadan bize biçilen ömür müddetinde kimseye dokunmadan, kimseyi rahatsız etmeden, kimseyi incitmeden sessizce gitmektir asıl olan.</div> <div>Şimdi yeni bir yıla girerken tüm ömrümüzü, yaşadıklarımızı bir mizana vuralım. Hayal kırıklarımızı, pişman duyduklarımızı, nafile geçirdiklerimizi, kıymetini bilmediklerimizi kısaca geride kalan ve kalbimize, ruhumuza, bedenimize, zihnimizde yük olan tüm ağırlıkları zamanın çöp kutusuna bırakalım.</div> <div>İyiliklerimizi, güzelliklerimizi, dualarımızı, ibadetlerimizi, hayır ve hasenatlarımızı, faydalı amellerimizi, gülümsemelerimizi, şükrümüzü daha da çoğaltalım.</div> <div>2026'ya girerken bu imkan ve fırsatımızı ıskalamayalım.</div> <div>İyi'kilerimizi büyütelim.</div>