<div>Türkiye’nin acılarla dolu demokrasi tarihinde bazı isimler vardır ki yalnızca bir siyasi figür değil, aynı zamanda bir halkın vicdanı, umudu, direnişi ve en çok da barışa duyulan özlemi temsil eder.</div> <div><strong>İşte bu isimlerden ikisi, bir ömür boyunca halklarının kardeşliğine omuz vermiş, barış uğruna her türlü bedeli ödemiş Ahmet Türk ve Sırrı Süreyya Önder’dir. </strong></div> <div>Bugün her ikisi de ağır sağlık sorunlarıyla mücadele ederken, onları yaralı bedenlerinden çok; yorgun ama hâlâ dimdik duran yürekleriyle selamlıyoruz.</div> <div><strong>Ahmet Türk</strong> yalnızca bir siyasetçi değil; bir köy ağasından bir halk önderine, feodalitenin içinden halkçılığın tertemiz suyuyla yoğrulmuş bir beyefendi.</div> <div>Sessiz ama direngen. Nazik ama kararlı. Türkiye demokrasisinin en onurlu militanlarından biri. Zindanlardan geçerken bile barış dilinden, çözüm umudundan bir an bile vazgeçmeyen bir yiğit.</div> <div>O, bu coğrafyada <strong>“birlikte yaşamak mümkündür”</strong> diyenlerin sesi oldu hep.</div> <div>…</div> <div><strong>Sırrı Süreyya Önder ise bir halk ozanı gibi… </strong></div> <div>Kalemiyle, sözüyle, zekâsıyla, hazırcevaplığıyla sağcının da solcunun da kalbine dokunabilmiş bir sanatçı ruhu, bir halk adamı. Güldürerek düşündüren, düşündürerek onaran bir yürek.</div> <div>En karanlık günlerde bile umudu elden bırakmayan, bir cümlesiyle bin barikatı aşabilen bir devrimci.</div> <div><strong>Onun önderliği yalnızca bir siyasî rol değil; bu topraklarda ruhsal bir kılavuzluk gibidir.</strong></div> <div>Bu iki güzel insan, iki yaralı barış güvercini…</div> <div>Bugün belki bedenleri yorgun, sağlıkları kırılgan. Ama onların idealleri, onların mücadelesi hâlâ ayakta.</div> <div><strong>Ve biz biliyoruz ki bu topraklarda barışa en çok yaklaştığımız anlar, onların sesinin en çok duyulduğu anlardı.</strong></div> <div>Ey barışın yaralı güvercinleri!</div> <div>Direnin!</div> <div><strong>Çünkü siz, barışı görmeden bu sahneden çekilemezsiniz. </strong></div> <div><strong>Bu halkın vicdanı, bu coğrafyanın yüreği buna izin vermez. </strong></div> <div><strong>Yaşamak direnmekse, siz zaten hep yaşadınız. </strong></div> <div>Ve biz, size bakarak öğrenmeye devam edeceğiz.</div> <div>Size sağlık diliyoruz, direnç diliyoruz ve en çok da barışa varacak yolların sizinle yeniden açılmasını umuyoruz.</div> <div>Barışa ve kardeşliğe sevdalı iki yüreğe bin selam olsun.</div>