<div>Bir dönemler Batman basınındaki rekabet, gerçekten bu kente tatlı bir gazetecilik ruhu kazandırmıştı. Ajans muhabirlerinin birbirleriyle haber atlatma yarışını büyük bir keyifle izlerdim.</div> <div><strong>Her biri işini ciddiyetle yapar, haberin peşinden koşardı.</strong></div> <div>Gündüz kıyasıya rekabet eden bu isimler, akşam olunca Turgut Özal Bulvarı’nda birlikte yürüyüş yapar, gazeteciliğin yorgunluğunu dostça sohbetlerle atarlardı. İşte o dönemin unutulmaz gazetecileri:</div> <div><strong>Ercan Atay</strong></div> <div><strong>Zeki Gün</strong></div> <div><strong>Medeni Akbaş</strong></div> <div><strong>Ferhat Malgir</strong></div> <div><strong>Yılmaz Ekinci</strong></div> <div><strong>Şehmus Ustabaşı</strong></div> <div><strong>Reşat Yiğiz</strong></div> <div><strong>Hacı Şirin Yılmaz</strong></div> <div><strong>Birol Uygur</strong></div> <div><strong>Orhan Turan</strong></div> <div>Ve elbette, yerel televizyon ekranlarında Fazıl Sezer, özel haberleriyle Batman basınına bambaşka bir soluk getiriyordu. Her biri kendi alanında iz bıraktı, Batman’ın haber hafızasına damga vurdu.</div> <div>Ben ise daha çok spora yönelmiştim.</div> <div>Özel haberler, saha röportajları ve kulis bilgileriyle hem Batmanlı sporculara hem de amatör branşlara destek olmaya çalıştım.</div> <div>Petrolspor’un en zor dönemlerinde, bazen deplasmanlarda, kale arkasında tek başımıza takımımızı desteklediğimiz günler oldu. O anlar, sadece bir spor haberciliği değil, aynı zamanda bir aidiyet meselesiydi.</div> <div>Batman basını bir dönem öyle hareketliydi ki, o yılları hatırladıkça içimde hem gurur hem de derin bir özlem uyanıyor.</div> <div>O yıllarda gazetecilik yalnızca bir meslek değil; aynı zamanda bir tutku, bir rekabet, bir sanat anlayışıydı. Her muhabirin gözü sokakta, kulağı haberdeydi. Çünkü ilk olmak, doğruyu ve hızlıyı vermek; prestijdi, saygıydı, değerdi.</div> <div><strong>Gazetecilik —özellikle yerel gazetecilik— sadece haber yapmak değildir.</strong></div> <div>Yaşadığı kente gönül vermektir.</div> <div>Biz bunu yaptık.</div> <div>Belki teknolojimiz sınırlıydı, ekipmanlarımız eksikti…</div> <div>Ama yüreğimiz doluydu.</div> <div>Cesaretimiz vardı.</div> <div><strong>Bugün o günleri düşündükçe, sadece gazeteciliği değil; o dönemin samimiyetini, dayanışmasını, kentin ortak ruhunu da özlüyorum.</strong></div> <div>Ve içimden diyorum ki:</div> <div><strong>Ne güzel günlerdi onlar…</strong></div>