Kürt kadınları üzerinden kurulan cümleler

Kürt kadınları üzerinden kurulan cümleler

Bu ülkenin Doğusunda da Batısında da analar aynı gözyaşını döker, aynı umutla evlat büyütür. Ancak ne yazık ki; zaman zaman birileri çıkar ve milyonlarca insanı birkaç cümleye sığdırmaya çalışır.

Son günlerde Kürt kadınları hakkında sarf edilen sözler de tam olarak böylesi bir talihsizliğin ürünüdür. İnsanları etnik kimlikleri üzerinden değerlendirmek, onları kalıplara hapsetmek ve genellemeler yapmak ne toplumsal barışa ne de insan onuruna hizmet eder.

Batman'dan bakınca bu sözlerin neden tepki çektiğini anlamak zor değildir. Çünkü bu kentte Kürt kadınları sadece bir kimliğin temsilcisi değil; emeğin, fedakârlığın ve mücadelenin de sembolüdür. Tarlada çalışan da odur, evladını okutmak için gece gündüz çabalayan da odur, hayatın bütün yükünü sessizce omuzlayan da odur.

Bir toplumun kadınları hakkında konuşurken dikkatli olmak gerekir. Çünkü kadınlar üzerinden yapılan her genelleme, aslında bir topluma yöneltilmiş önyargının dışa vurumudur. Hele ki bu sözler, kamuoyunda etkisi olan isimlerden geliyorsa sorumluluk daha da büyür.

Türkiye'nin ihtiyacı olan şey yeni ayrışmalar değil, birbirini anlamaya çalışan bir dildir. Kürt'üyle, Türk'üyle, Arabıyla bu ülkenin insanları aynı geleceği paylaşmaktadır. Bu nedenle kullanılan her söz, birlik ve beraberliği güçlendirmeli; kırgınlıkları derinleştirmemelidir.

Kürt kadınları hakkında kurulan cümleler aslında toplumun vicdanında karşılığını bulmuştur. Çünkü insanlar artık kimlikler üzerinden yapılan ayrımcı yaklaşımları değil; saygıyı, eşitliği ve ortak yaşam kültürünü görmek istemektedir.

Unutulmamalıdır ki; makamlar, servetler ve unvanlar gelip geçicidir. Geriye kalan ise insanların hafızasında bıraktığımız izdir. O izin saygıyla mı, önyargıyla mı hatırlanacağı ise kurduğumuz cümlelere bağlıdır.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ