<div>Batman’ı seviyorum ve yaşanabilir bir şehir olması için bir çevre aktivisti ve gazeteci olarak bu güne kadar çabaladım, durum. </div> <div>Yaşadığım şehirden hiç kopmadım, uzaklaşmadım, zor zamanlarda terk edip gitmedim.</div> <div>Hiç bir zaman Batman’dan ayrılma ve gitme gibi bir planım da olmadı.</div> <div><strong>Her ne kadar bu şehirde yaşamanın birtakım zorlukları olsa dahi, bir o kadar güzellikleri ve de iyi insanları da var.</strong></div> <div>Bir şehri sevdin mi, her şeyi ile sana güzel gelir.</div> <div>Aşkla bağlanırsın yaşadığın şehrin sokaklarına, caddelerine, insanlarına…</div> <div>Tüm sıkıntılarına göğüs gerersin. Bizimki de işte öte bir bağlılık.</div> <div><strong>Bu kadar bağlı olduğum Batman, itiraf etmek gerekirse bazen beni bile ürkütüp korkutuyor.</strong></div> <div><strong>Nelerden mi ürküp, korkuyorum?</strong></div> <div>Mesela mezarlık alanlarının etrafına duvar yetmiyormuş gibi, duvarın üzerine demir korkuluk, kale kapısı güvenlikli kapılar ve yükselen duvarların üzerinde dikenli telleri görünce korkuyorum.</div> <div>Bu kadar yüksek güvenliği gerektiren sebepleri öğrenince korkum daha da artı.</div> <div>İddialara göre, ölü yakınlarının mezarları güzelleştirip şekillendirmek için kullandığı ve para eden metaller çalınıyormuş.</div> <div><strong>Yine silah kaçakçıları ve uyuşturucu tacirleri geceleri burayı mesken edinip kaçak malları için mezar altlarına zula yapıyormuş.</strong></div> <div><strong>İddialar bunlarla sınırlı değil tabi.</strong></div> <div>Yine iddiaya göre, yasak ilişki sonucu hamile kalan kimi kadınlar, erken doğumla ölü doğurduğu ya da kürtaj sonucu doğurduğu çocukları da mezarlıkta gizlice gömüyormuş.</div> <div>Bu iddiaya inanmıyor ve inanmak istemiyorum.</div> <div>Gerçekten ahlaksızlık bu aşamaya geldiyse, vay bu toplumun değer yargılarına, inancına, merhametine...</div> <div>Korkularım sadece mezarlıklardaki yüksek güvenlikle sınırlı değil, başka tuhaflıklar da var.</div> <div><strong>Mesela geceleri boş araziler ve yeşil alanları mesken tutan, yaktıkları ateşin etrafında çember kurarak sabahlayan öbek öbek çocuk ve gençleri görünce,</strong></div> <div><strong>Birbirini bıçaklayan henüz küçük yaştaki çocukları duyunca,</strong></div> <div><strong>Silahlı saldırı ve kavgalar sonucu ölen ve yaralananlar,</strong></div> <div><strong>İntiharlar,</strong></div> <div>Gençlerin sanal kumar ve kara para işlerine karışması da beni ürkütüyor.</div> <div>Şehrimizi bekleyen tehlikeleri düşününce ürkmemek ve korkmamak elde mi?</div> <div>Çamlıca Mahallesinde bulunan Batman Cezaevinin karşısındaki mezarlığın duvarını gördünüz mü bilmiyorum.</div> <div>Eminim görseniz siz de korkarsınız.</div> <div>Neredeyse cezaevi duvarı ile aynı yükseklik ve güvenlikte örülmüş.</div> <div>Düşünün ki mezarlıklar dinimize göre kutsal bakılan ve manevi değeri olan yerleridir.</div> <div>Dokunmazlıkları olan bu yerlerde herkesin evlatları, anne babaları ve sevdiklerinden geriye kalan bir mezar var.</div> <div>Manevi değeri olan mezarlıklar bu nedenle dokunmazdır.</div> <div>Ölüye saygı olmalıdır.</div> <div><strong>Bu mezarlıklara giden bir çoğu kişi bırakın zarar vermeyi, giyim kuşamına kadar tüm davranışlarına kadar dikkat ediyor.</strong></div> <div>Ama bir kesim de hırsızlık yapıp uygunsuz işler çeviriyormuş mezarlıklarda.</div> <div>Mezarlıklar Müdürü de haliyle mezarlıkları koruma altına almak zorunda kalıyor.</div> <div>İşte bütün bu sebepler beni ürkütüyor, korkutuyor. Ama her şeye rağmen şehrime aşka bağlı olduğum için sevgi, korkularımı yeniyor…</div> <div>Ve tüm bunlara rağmen Batman’da yaşamaya devam ediyorum.</div>