<div>Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada karşıma çıkan bir video, gün boyunca zihnimden silinmedi. Batman’da bir anne, sokak ortasında çaresizlik içinde haykırıyordu.</div> <div><strong>“Gazeteciler de gelsin…”</strong> diyordu.</div> <div></div> <div>Bu feryat, sadece bir annenin acısı değil; bir kentin vicdanına ayna tutan bir çığlıktı.</div> <div>O an kendime şu soruyu sordum:</div> <div>Biz bu annenin sesini duyduk, peki ya duyması gerekenler ne yaptı?</div> <div><strong>Batman Valiliği ve Emniyet güçlerinin uyuşturucuyla mücadele konusunda çaba gösterdiğini biliyoruz. Ancak hâlâ bir anne, gençleri kaybetmenin eşiğinde sokakta haykırıyorsa, ortada eksik kalan bir şeyler var demektir.</strong></div> <div>Bu mesele yalnızca Valiliğin ya da Emniyet’in değil; hepimizin sorunudur.</div> <div>Kadının feryadına kulak veren nadir isimlerden biri, Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Hasan Argunağa oldu. Kendisine buradan teşekkür ediyorum.</div> <div>Peki ya diğerleri?</div> <div><strong>Yüzlerce tabela, yüzlerce dernek binası, sayısız “proje” ve “etkinlik”...</strong></div> <div>Ama ortada inkâr edilemez bir gerçek var:</div> <div><strong>Sokakta bir anne haykırıyor ve bazı STK’lar hâlâ sessiz.</strong></div> <div>Bu sessizlik, sadece suskunluk değil midir aynı zamanda onay?</div> <div>Unutmayalım, bir sivil toplum kuruluşu yalnızca bağış toplamak ya da sosyal medyada görünür olmak için kurulmaz.</div> <div><strong>Sivil toplum, halkın vicdanıdır.</strong></div> <div><strong>Sesi duyulmayanların sesi olmalıdır.</strong></div> <div><strong>Peki, sessiz kalanlar neyle meşgul?</strong></div> <div><strong>Dernek tabelalarıyla mı? </strong></div> <div><strong>Açılış fotoğraflarıyla mı?</strong></div> <div><strong>Bu sorunun temelinde, mahallelerdeki sahipsizlik de yatıyor.</strong></div> <div>Mahalle muhtarları yalnızca evrak düzenlemekle değil, gençliğin geleceğiyle de ilgilenmeli.</div> <div>Hangi mahallede hangi çocuk tehlikede?</div> <div>Kim uçurumun eşiğinde?</div> <div>Bu soruları en iyi bilmesi gerekenler, muhtarlardır.</div> <div><strong>Batman Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü defalarca muhtarlarla toplantılar düzenledi.</strong></div> <div>Peki, kaç muhtar, bu sorunları ilgili makamlara taşıdı?</div> <div>Bugün o anne Batman’da haykırıyor olabilir;</div> <div>Ama yarın başka bir şehirde, başka bir anne aynı acıyla bağıracak.</div> <div>Bu artık sadece devletin değil, toplumun meselesidir.</div> <div><strong>Bir annenin çığlığına kulak tıkamak, yalnızca vicdansızlık değil;</strong></div> <div>Aynı zamanda toplumsal çöküşün başlangıcıdır.</div> <div>Uyuşturucu ile mücadelede en büyük tehlike, yalnızca maddelerin yayılması değil;</div> <div>Toplumun bu duruma alışmasıdır.</div> <div><strong>Sessizlik, umursamazlık ve “bize dokunmaz” yaklaşımı, bu illete zemin hazırlar.</strong></div> <div>Bu nedenle mücadele yalnızca güvenlik önlemleriyle sınırlı kalmamalı.</div> <div>Toplumsal dayanışma şart.</div> <div>Okullar, aileler, yerel yönetimler, STK’lar ve medya…</div> <div>Herkes el birliğiyle bu bataklığa karşı ses yükseltmeli.</div> <div>Çünkü biz susarsak, bu çığlıklar artacak.</div> <div>Ve bir gün o feryat, bizim kapımızdan da duyulacak.</div> <div>Sözün özü:</div> <div>Bu, yalnızca bir annenin değil, bir kentin çığlığıdır.</div> <div>Uyuşturucuya karşı birlikte, amasız ve vakit kaybetmeden harekete geçmeliyiz.</div> <div><strong>Batman’da bir anne, gençler uyuşturucuya bulaşmasın diye “havar!” (İmdat!) diyor...</strong></div> <div>Bu feryada sessiz kalırsak, sadece bir evladı değil, bir kuşağı kaybedeceğiz.</div>