<div>Bugün biraz nostalji yapalım.</div> <div>Batman’ın 1980’li yıllarına gidelim.</div> <div><strong>Batman çarşısının 1. ve 2. caddesini hatırlayanlar vardır. </strong></div> <div>Meydan Mahallesinde 1. cadde peronun bulunduğu yer, 2. cadde ise bankaların bulunduğu yerdi.</div> <div><strong>Şimdi ise 1. cadde Selahattin’i Eyyubi, 2 . Cadde ise Mehmet Sincar Caddesi adını aldı.</strong></div> <div>Peronun bulunduğu cadde yani 1. cadde, Brako’nun hâkimiyetindeydi.</div> <div>Brako sırtında paltosu ile bu caddeyi turlardı.</div> <div><strong>Çoğu zaman bir duvarın dibinde kibrit çöplerini yakar, elindeki kağıda kimsenin anlamayacağı dilde yazılar yazardı. </strong></div> <div>1955–1980’lı yıllarda Batman’da yaşayan Brako’nun veli, divane, filozof ya da ermiş olduğu söylenir durur.</div> <div><strong>Gerçek adı Abdülkerim olan Brako, acılarla yoğrulmuş ve sokakları kanla kızıla boyanmış Batman’da yaşamını geçirmişti.</strong></div> <div>1982 yılının Ocak ayında yâre-bere içinde ayrıldı aramızdan.</div> <div><strong>2. cadde yani bankalar caddesi ise Şeğo Mare Reş’in hâkimiyetindeydi.</strong></div> <div><strong>Gerçek adı Şehmus olan Mare Reş kavgacı ve küfürbaz biriydi.</strong></div> <div>Sabahın erken saatlerinde bağıra çağıra bankalar caddesini boydan boya turlardı.</div> <div>Mare Reş kendine ani hedef belirler, agresif şekilde küfürler etmeye başlardı.</div> <div>Mare Reş de Brako gibiydi, dilencilik yapmazdı.</div> <div><strong>Belli başlı esnafın yardımları ile kendine yiyecek alır ama para toplamazdı.</strong></div> <div>Brako gibi o da paltosunu omzuna atardı.</div> <div>Kuru gürültü çıkarmaktan başka bir zararı yoktu kimseye.</div> <div>Bazen onu tanımayanlar, kendilerine bakıp küfür ettiğini sanarak karşılık verirdi.</div> <div>Bu yüzden, küfürleri üzerine alanlardan dayak yediği de olurdu.</div> <div>Şeğo Mare Reş, heybeti ve agresifliğiyle özellikle çocukları korkutuyordu.</div> <div>80'li yılların sonunda Batman’dan Adana’ya göç ettiği ve orada hayatını kaybettiği söyleniyor.</div> <div>Brako ve Şeğo Mare Reş’in yapıları birbirine benzemiyordu.</div> <div>Bu yüzden birbiriyle anlaşmıyor ve arkadaşlık yapmıyorlardı.</div> <div>Hatta birbirlerini sevmiyorlardı.</div> <div>Arada birbirinin bölgelerine girdiklerinde, kavgaya tutuşurlardı.</div> <div>Kavgaları da genelde ağız dalaşıydı.</div> <div>Brako, Şeğo Mare Reş’in küfürbazlığını hiç sevmezdi.</div> <div><strong>Çok konuşmayı sevmediğinden, Şeğo ile her karşılaştığında elini ağzına getirir vücut dili ile ‘sus’ mesajı verirdi.</strong></div> <div>Şeğo ise küfürbazlığından hiçbir zaman vazgeçmedi.</div> <div>Brako bir gün iki caddenin birleştiği yerde yani Atatürk heykelinin bulunduğu meydanda Şeğo Mare Reş’in avazı çıktığı kadar küfür etiğini duyar.</div> <div><strong>Şeğo “Bu küfürlerim tüm Batmanlılaradır” der. </strong></div> <div>Brako buna çok sinirlenir “sen kimsin tüm Batmanlılara küfür edersin”dercesine Şeğo ile büyük bir kavgaya tutuşur.</div> <div>Brako, Şeğoya göre daha iri bir yapıya sahipti, Şeğo’yu evire çevire dövdü o gün.</div> <div>Kavgayı sevmeyen Brako, söz konusu Batmanlılar olunca öfkesine hâkim olamazdı.</div> <div><strong>O günden sonra Batmanlıların Brako’ya sevgisi daha da artar. </strong></div> <div>Bugün de bu kadar…</div> <div>Biraz nostalji, umarım iyi gelmiştir size...</div>