Çiftçi kazanırsa Batman kazanır…

Çiftçi kazanırsa Batman kazanır…

Hububat alım fiyatlarının açıklanmasından önce bu köşede çiftçinin beklentilerini dile getirmiş, yazının başlığını da bu yüzden “Çiftçi Sadaka Değil, Emeğinin Karşılığını İstiyor” olarak belirlemiştim.

O günkü yazımda yaptığım değerlendirmede, bir kilogram buğdayın taban fiyatının en az 20 lira ve üzerinde olması gerektiğini ifade etmiştim. Çünkü ortada çok açık bir gerçek vardı; mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama ve işçilik maliyetleri sürekli artarken çiftçinin üretime devam edebilmesi için emeğinin karşılığını alması gerekiyordu.

Yazım gazetede yayınlandıktan sonra gelen yorumlardan biri dikkatimi çekmişti:

“Çiftçi hiçbir zaman ürettiği ürünün hakkını layıkıyla ve zamanında alamadı. Bu yıl da alamayacak. Fiyatlar açıklandıktan sonra bir yazı daha yaz ve başlığı da ‘Çiftçi Bu Sene de Fiyatlardan Memnun Değil’ olsun.”

Ne yazık ki o okurun öngörüsü doğru çıktı.

Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan hububat alım fiyatları, ton başına ekmeklik ve makarnalık buğdayda 16 bin 500 lira, arpada ise 12 bin 750 lira olarak belirlendi.

Oysa üreticinin beklentisi çok daha farklıydı.

Bu sene çiftçi, artan maliyetler karşısında kendisini ayakta tutabilecek bir fiyat bekliyordu. Enflasyonun, hayat pahalılığının ve tarımsal girdilerde yaşanan büyük artışların dikkate alınmasını istiyordu. Ancak açıklanan rakamlar, üreticinin beklentilerini karşılamaktan uzak kaldı.

Bugün gelinen noktada bir kilogram buğdayın fiyatı neredeyse bir bardak çayın fiyatına bile ulaşamıyor.

Çiftçinin kırgınlığı, itirazı bundandır.

Çünkü çiftçi sadece bu yılın hesabını yapmıyor. Önümüzdeki yıl yeniden tarlasını sürmeyi, yeniden ekim yapmayı, yeniden üretmeyi düşünüyor. Eğer elde ettiği gelir maliyetini karşılamıyorsa, üretime nasıl devam edecek?

Batman gibi tarımın ekonominin temel direklerinden biri olduğu bir şehirde bu konuyu ciddiye almak gerekir.

Batman sadece bir petrol şehri değildir.

Batman aynı zamanda önemli bir tarım kentidir.

On binlerce aile geçimini tarımdan sağlamaktadır. Buğdayı, arpası, mercimeği, mısırı, pamuğu ve diğer ürünleriyle kırsal ekonomi, bu şehrin can damarlarından biridir. Çiftçi kazandığında esnaf kazanır, sanayici kazanır, nakliyeci kazanır, şehir kazanır.

Ama çiftçi kaybettiğinde herkes kaybeder.

Bu nedenle çiftçinin meselesi yalnızca köylerde yaşayan insanların meselesi değildir. Bu mesele, Batman ekonomisinin tamamını ilgilendiren bir meseledir.

Eğer çiftçi üretimden çekilir, tarlasını ekemez, zarar ettiği için üretmekten vazgeçerse bunun bedelini yalnızca üretici değil, bütün şehir öder.

Fiyatların açıklanmasının ardından Beşiri'nin önemli üreticilerinden Eşref Tarhan'ın yaptığı açıklama da sahadaki tepkinin bir özeti niteliğindeydi. Tarhan, açıklanan rakamların üreticiyi tatmin etmediğini belirterek artan maliyetlerin göz ardı edildiğini ifade etti. Özellikle mazot, gübre ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan yükselişe dikkat çekerek çiftçinin gelecek yıl üretime nasıl devam edeceği sorusunu gündeme taşıdı.

Tarhan'ın bir başka eleştirisi ise çiftçiyi temsil etmesi gereken kurumların sessizliği üzerineydi. Üreticiler, en zor dönemlerinde yanlarında güçlü bir destek görmek istiyor. Çünkü tarlada alın teri döken insanların beklentisi ayrıcalık değil, hak ettikleri karşılığı alabilmektir.

Unutulmamalıdır ki çiftçi sadaka istemiyor.

Destek adı altında geçici çözümler de istemiyor.

Çiftçi yalnızca emeğinin karşılığını istiyor.

Batman'ın bereketli topraklarını büyük bir emekle işleyen insanlar ayakta kalabildiği sürece bu şehir büyümeye devam edecektir. Çiftçinin yüzünün güldüğü bir Batman'da esnafın da yüzü güler, piyasa da canlanır, ekonomi de güçlenir.

Çünkü bu şehrin ekonomik omurgalarından biri çiftçidir.

Unutmayalım ki çiftçi kazanırsa Batman kazanır, çiftçi kaybederse Batman kaybeder.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ