<div>Cumhuriyet ile ilgili ilkyazımı, üniversitede <strong>Prof. Dr. Mete Ulaş Aksoy</strong>’un dönem sonu projesi için yazmıştım ve hiç unutmam, yazım şu cümle ile başlıyordu:</div> <div><strong>“Osmanlı tarihini çok iyi bilen biri olarak Cumhuriyet’i yazmak benim için paha biçilmez bir roldür.”</strong></div> <div>O cümleyle başladığım yazıda, Cumhuriyet’in bir kelime veya yönetim biçiminden çok daha öte, bir halkın küllerinden yeniden doğuşu olduğunu vurgulamıştım ve hala aynı noktadayım!</div> <div>Cumhuriyet…</div> <div>Bir kelime, bir rejim, bir yönetim biçimi değil sadece.</div> <div><strong>Cumhuriyet, bir halkın küllerinden yeniden doğuşunun adı; esaret zincirlerini kırıp kendi kaderine sahip çıkma iradesidir.</strong></div> <div>Bugün, 29 Ekim 1923’te yakılan o meşalenin 102. yılında, hala aynı heyecanla <strong>“Yaşasın Cumhuriyet”</strong> diyoruz. Çünkü bu söz, sadece bir kutlama değil; bir ahittir, bir sözleşmedir: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!</div> <div>Yüzyıllar boyunca teokratik bir anlayışın gölgesinde yaşayan bu millet, iradesini sarayların sessiz duvarlarına teslim etmek zorunda kaldı.</div> <div><strong>Adalet, bir kişinin iki dudağı arasına sıkışmıştı; hukuk, babadan oğula geçen iktidarın lütfuna bağlıydı.</strong></div> <div>Osmanlı’nın son dönemlerinde, devlet düzeni ilahi bir kutsiyet zırhına büründürülmüş; eleştirinin, sorgulamanın ve düşüncenin kapısı kapatılmıştı.</div> <div>İşte Cumhuriyet, bu zinciri kırdı.</div> <div>Bir hanedanın değil, bir halkın kaderini belirleme hakkını getirdi.</div> <div>Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu millete yalnızca bir zafer değil, bir düşünce miras bıraktı.</div> <div><strong>O düşünce, “ulusun efendisi millettir” anlayışıyla şekillendi.</strong></div> <div>Cumhuriyet, sınıfsız, imtiyazsız, özgür bireylerin ortak iradesi üzerine kuruldu.</div> <div>Yoksulluğun, savaşın, yıkımın ortasında; bir avuç inançlı insan, çağdaş bir devletin temellerini attı.</div> <div>O günden bugüne, bu topraklarda her nefes, o büyük devrimin yankısıdır.</div> <div>Bugün Cumhuriyet’i kutlamak, sadece bir geçmişi anmak değildir.</div> <div>Bugün Cumhuriyet’i yaşatmak, her alanda sorumluluk üstlenmek demektir.</div> <div><strong>Adaletin eksik kaldığı yerde hakkı savunmak, eğitimin gerilediği yerde ışığı taşımak, umutsuzluğun hakim olduğu yerde inancı diri tutmak demektir.</strong></div> <div>Cumhuriyet; sadece devletin değil, vicdanın da adıdır.</div> <div>Her yurttaş, bu rejimin hem sahibidir hem de bekçisidir.</div> <div>Benim için Cumhuriyet; hür bir yürekle konuşabilmenin, düşünmenin, eleştirmenin, üretmenin güvencesidir.</div> <div><strong>Bu yüzden her yıl 29 Ekim geldiğinde, sadece geçmişe değil, geleceğe de bakarım.</strong></div> <div>Çünkü Cumhuriyet, geçmişin değil, geleceğin adıdır.</div> <div>Ve o gelecek, bu milletin ellerindedir.</div> <div>Hiç unutmayalım!</div> <div><strong>Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.</strong></div> <div><strong>Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.</strong></div> <div><strong>Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.</strong></div> <div><strong>Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.</strong></div> <div><strong>Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.</strong></div>