<div>Batman Müftülüğü’nün taziye saatleriyle ilgili düzenleme girişimi günlerdir gündemi meşgul ediyor.</div> <div>Aslında müftülüğün bu adımındaki temel niyet, taziye evlerinde verilen yemeklerin ve uzun süren ikramların önüne geçmektir.</div> <div><strong>Eğer bu uygulama hayata geçerse hem israfın önüne geçilmiş olacak hem de aileler üzerindeki ekonomik yük bir nebze azalmış olacak.</strong></div> <div>Doğrusunu söylemek gerekirse, günümüz ekonomik şartlarında sadece taziyeler değil, düğünler de aileler için büyük bir külfete dönüşmüş durumda.</div> <div><strong>Artık birçok aile evladının mürüvvetini görmeyi arzulasa da “düğünün maliyeti” o kadar büyümüş ki, nice gençler sevdiğine kavuşamadığından “evde kalmış” damgasını yemek zorunda kalıyor.</strong></div> <div>Geçmişte “evde kalmış kızlar” denilirdi.</div> <div>Şimdi ise bu söz erkekler için söylenmeye başlandı.</div> <div>Günden güne evde kalan erkek sayısı artmaktadır.</div> <div>Çünkü ekonomik yükün büyük kısmı damat tarafının omzunda olduğundan, erkekler evlenecek ekonomik güçleri bulamıyor.</div> <div><strong>Düğün salonu kiraları, altın takıları, gelinlik, mobilya, beyaz eşya derken bir evliliğin maliyeti 3 ila 5 milyon lira arasına çıkmış durumda.</strong></div> <div>Bu rakam, genç bir erkeğin mutluluk hayallerine değil, borç yüküne giden bir yol gibi duruyor.</div> <div>İşin acı yanı şu: Evlilik çağını geçmiş birçok genç, “Ya geçinemesem, ya da işsiz kalırsam?” endişesiyle evlenmeye cesaret edemiyor.</div> <div>Oysa İslam dini, evliliği sadece bir birliktelik değil, aynı zamanda imanın yarısı olarak görür.</div> <div><strong>Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Evleniniz, çoğalınız. Çünkü ben kıyamet günü sizin çokluğunuzla övüneceğim.” buyurmuştur.</strong></div> <div>Başka bir hadis-i şerifte ise “Nikâh benim sünnetimdir; kim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.” (Buhârî, Nikâh, 2) buyurarak evliliğin İslam’daki önemini açıkça ortaya koymuştur.</div> <div>İslam, gençlerin evlenmesini kolaylaştırmayı emreder.</div> <div>Düğünleri israfın, şatafatın, gösterişin merkezi haline getirmek ise bu sünnetin ruhuna aykırıdır.</div> <div>Bugün birçok gencin evde kalmasının temel nedeni ekonomik engellerdir.</div> <div><strong>Altın takma zorunluluğu, gösterişli düğünler, konvoylar, pahalı salonlar… Oysa sadelik bereket getirir; niyetin samimiyeti evliliği güçlü kılar.</strong></div> <div>Düğünlerde israfın ve fuzuli harcamaların önüne geçmek için sadece müftülüklere değil, aşiretlere, kanaat önderlerine ve yerel yöneticilere de büyük görevler düşüyor.</div> <div>Düğünlerdeki şatafata ve israfa “dur” denilerek gençlerin yuva kurması kolaylaştırılmalı.</div> <div>Müftülükler sadece taziye saatlerini düzenleme ile değil, “evlilik ile ilgili prosedür ve gelenek kültürünü sadeleştirme” yönünde de adımlar atmalı.</div> <div>Evliliğin önündeki en büyük engel para olmamalı.</div> <div>Çünkü bir yuvayı ayakta tutan şey ne altın ne de lüks eşyadır; sevgi ve sabırdır.</div> <div>Unutmayalım: Evlilik sadece iki kalbin birleşmesi değil, iki ailenin kaynaşması, toplumun güçlenmesidir.</div> <div><strong>Eğer biz gençlerin evlenmesini kolaylaştırmazsak, yalnızlık toplumu olmaya doğru hızla gideriz.</strong></div> <div>Bugün gençler evlenemiyor çünkü sistem onları borca, israfa ve gösterişe zorluyor.</div> <div>Oysa İslam, sade ve bereketli bir nikâhı yüceltiyor.</div> <div>Unutulmamalıdır ki evlilik, hem İslam dininin gereklerinden hem de toplumsal ve kültürel değerlerin kuşaktan kuşağa aktarılmasında önemli bir rol oynar.</div> <div>Aile içinde gelenekler, ahlaki ilkeler ve inançlar yaşatılarak toplumun kimliği korunur.</div>