<div>Bazen hayat, seni istemediğin halde değişime zorluyor.</div> <div>Birikir nedenler, birikir iç çekişler...</div> <div>Sonra bir sabah, her şeyin değiştiğini fark ediyorsun.</div> <div>Biz de 21 yıldır yaşadığımız evimizi geride bıraktık.</div> <div>GAP Mahallesi’nin kalabalığına, her köşesinde açılan kafe gürültüsüne daha fazla dayanamadık.</div> <div><strong>Gürültünün, betona karışan şehrin kalabalıkları arasında nefes alamaz hâle gelmiştik.</strong></div> <div>Bu yüzden ev değiştirmek zorunda kaldık.</div> <div>Yeni adresimiz, şehrin yuttuğu ama hâlâ köy ruhunu koruyan bir yer: Korik Mahallesi.</div> <div>Resmiyette mahalle olarak geçse de aslında hâlâ köy.</div> <div>Gittiğimiz yeni adresin bitişiğinde tarlalar var, biraz ileride hayvan çiftlikleri.</div> <div>Rüzgârın taşıdığı toprak kokusu, uzun zamandır unuttuğumuz bir duyguyu geri getirdi: doğal ortamda ve sessiz bir yaşam.</div> <div><strong>Oysa GAP Mahallesi’ne taşındığımızda da şehir dışıydı orası.</strong></div> <div><strong>Evimizin karşısında ahırlar, çevremizde köçer aileler yaşardı.</strong></div> <div><strong>Sabahları horoz sesleriyle uyanırdık.</strong></div> <div><strong>Besicilikten gelen kokulara alışmıştık ama o koku, doğanın içinde olmanın kokusuydu.</strong></div> <div><strong>Güneş evin her köşesine girer, esen rüzgârla nefes alırdık.</strong></div> <div><strong>Sonra modern şehir betonları ile geldi.</strong></div> <div><strong>Koçer ahırları yerini apartmanlara bıraktı, gökyüzü kat kat betonla kaplandı.</strong></div> <div><strong>Her yüksek binanın altına bir kafe açıldı.</strong></div> <div><strong>Mahalle, geceleri hiç uyumayan bir yere dönüştü.</strong></div> <div><strong>Gürültü, tartışmalar, kavga sesleri...</strong></div> <div><strong>GAP’ta yaşam oldukça zor ve sıkıntılıydı.</strong></div> <div>Uzun zamandır kaçmanın yollarını arıyordum.</div> <div>Fırsatı bulduğumuz anda da kaçtık.</div> <div>Ama bir yerden bir yere taşınmak, sadece eşyaları değil, anıları da sırtlanmak demekmiş.</div> <div>Yeni ev sessiz, sakin, huzurlu.</div> <div><strong>Fakat bir yanım, GAP Mahallesi’nin kalabalığında kalmış gibi.</strong></div> <div><strong>Belki de insan, alıştığı karmaşayı da bir çeşit aksiyon ve hızlı yaşam sanıyor.</strong></div> <div><strong>Orhan Pamuk, “Yeni hayat, eski hayatın acısıyla başlar” der. Bizimki de biraz öyle.</strong></div> <div><strong>Yeni evimizin mevkisi şehir gürültüsünden uzak, sessiz ve huzurlu ama soğuk.</strong></div> <div><strong>Yeni evde duvarlar, pencereler, kapılar henüz sesimizi, yüzümüzü tanımıyor.</strong></div> <div><strong>Akşamları, ışıkları kapattığımda sokakta kalabalıklar olmayınca ev fazla sessiz oluyor.</strong></div> <div><strong>Geçmişte kalabalıklar uyutmuyordu, şimdi ise sessizlikten uyuyamıyorum.</strong></div> <div><strong>Bazen iş dönüşü evin yolunu tutarken farkında olmadan eski mahalleye gidiyorum.</strong></div> <div><strong>Sanki eski evin ışığı hâlâ yanıyor, kapıyı çalsam biri açacak gibi...</strong></div> <div><strong>Oradaki sıcaklığın ve geriye kalan anıların eksikliği var belli ki yaşamımda.</strong></div> <div><strong>Hiçbir yeni ev, eskisinin sıcaklığını tam olarak dolduramıyor.</strong></div> <div><strong>Ahmet Hamdi Tanpınar “Ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında” der ya, ben de şu sıralar öyle hissediyorum.</strong></div> <div>Ne eskiye aitim ne de yeninin bir parçasıyım.</div> <div>Eski ve yeninin arasında bir boşlukta hissediyorum kendimi.</div> <div>Belki de her taşınma biraz “iç göç”tür.</div> <div>Eşyalar kadar ruhun da yeri değişiyor.</div> <div><strong>Tezer Özlü, “Her gidiş biraz kalmaktır aslında” diye yazar.</strong></div> <div><strong>Bizim gidişimiz de biraz öyle oldu.</strong></div> <div><strong>Eski evde bıraktığımız sadece eşyalar değildi; bir sürü güzel anılar ve komşularımızda kaldı.</strong></div> <div><strong>Şimdi, yeniyle eskinin arasında bir yerde, yeni alışkanlıklar, yeni komşular ediniyoruz.</strong></div> <div><strong>Bazen düşünüyorum: </strong></div> <div><strong>O eski ev hâlâ bizim olsaydı, geri döner miydim?</strong></div> <div><strong>Belki evet, belki hayır...</strong></div>