<div>16 Mart 1988 tarihinde Halepçe şehrinde Saddam’a ait uçaklar tarafından düzenlenen zehirli gaz saldırısında ilk gün 5 binden fazla çocuk, yaşlı kadın katledildi.</div> <div>On binlercesi, kimyasalların etkisi ile sakat kaldı, öldü.</div> <div><strong>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verileri, Halepçe’de kimyasal silahların kullanılmasından günümüze kadar 43 bin 753 kişinin ölümüne, 62 bin 200 kişinin sakat kalmasına neden olduğunu belirtiyordu.</strong></div> <div>Silahsız, günahsız, kadın, çocuk, yaşlı demeden sivilleri hedef alındığı kimyasal saldırı olarak tarihe geçti Halep’çe katliamı.</div> <div>Bu katliam karşısında bütün dünya, insanlık kör, sağır olmuştu.</div> <div>İslam İşbirliği Teşkilatı, Halepçe katliamından üç gün sonra 53 İslam ülkesinin katılımıyla gerçekleştirdiği toplantıda katliamı gündeme bile almamış, tek kelime etmemiştir.</div> <div><strong>Çünkü ölenler her ne kadar Müslüman da olsa Ortadoğu’nun yetim halkı ve en savunmasızı Kürtlerdi.</strong></div> <div><strong>Yarası hiçbir zaman kapanmayacak olan Halepçe katliamını hangi Kürt unutabilir?</strong></div> <div>Değil 37 yıl, 37 bin yıl dahi geçse Kürtlerin içindeki bu yara kapanmayacaktır.</div> <div><strong>Şivan Perwer’in</strong> <strong>Halepçe</strong>’de yaşanan katliamı ağıtlaştırdığı parçasını dinleyen her vicdan sahibinin bir kez daha yüreği parçalanıyor, gözyaşlarına hakim olamıyor.</div> <div>Şıvan Perwer’in Halap’çe katliamını için <strong>"hewar hawar"</strong>diye tüm dünyaya isyan ettiği ağıtını bu katliamın yıl döneminde bir kez daha dinleyin lütfen.</div> <div><strong>Bu ağıt Kürtçe dinlendiğinde ve Kürtçe yazılıp okunduğunda o acılar, o çaresizlik ve zulmün boyutları daha net anlaşılmaktadır.</strong></div> <div>Bu yazımda ağıtın bir kısmını Kürtçe olarak paylaşıyorum sizlerle.</div> <div>…</div> <div>Hewara Halapçe ...</div> <div>Wezê daketim kel û kaşxananx</div> <div>Wezê daketim serê birc û van dîwaran.</div> <div>Wezê bi ser kela dilê xwe de mijûl ji xeman û kulan û derdan birîn in ax de wey lo lo lo wey lo…</div> <div>Dîsa bombe û baran e..</div> <div>Her derê girtî mij û dûman e..</div> <div>Dîsa nale-nala birîndaran e..</div> <div>Dengê dayika tê li ser lorikê wan e..</div> <div>Bavik bi keder xwe davêjine ser zarokan e..</div> <div>Lê zarok mane bê nefes, bê ruh û bê can e..</div> <div>Ax birîndar im wey lo lo lo wey lo…</div> <div>Hey lê lê…. wey lê lê… Ferman e ûy… hawar… hawar…</div> <div>Dîsa li me ferman e</div> <div>Li jor tête gire-gir û hume-huma bavirok û têyaran e</div> <div>Her der xistiye nava agir û mij û dûman e</div> <div>Li jêr tête qîre-qîra zarokan, hawara dayik û bavan e</div> <div>*****</div> <div><strong>Halepçe için çok şiirler, ağıtlar yazıldı ama hiç kimse Şivan Perwer kadar o acıyı içinden hissederek ağıt yakmadı.</strong></div> <div>Halepçe’de yaşanan katliam o kadar insanlık dışı ve pervasızcaydı ki şiirlerle ağıtlarla, film ve belgesellerle izzah edebilmek mümkün değildir.</div> <div>Kürtlerin yüreğinde kabuk tutmayan bir yaradır Halapçe.</div> <div><strong>Her 16 Mart, kara bir gündür.</strong></div> <div>Halepçe katliamında yaşamını yitirenleri bu mübarek ramazan gününde rahmetle anıyorum.</div> <div>Bu vahşeti yapanları, bu vahşetin yapılmasında silahları Saddam’a verenleri, onu hoşgörenleri ve destekçilerini de lanetliyorum.</div>