Kolay geçmedi bir yıl daha

Kolay geçmedi bir yıl daha

7 Kasım…
Babamın vefatının 3. yılı.
Bir yıl daha geçti babam ama kolay geçmedi.

Takvim yaprakları usulca döküldü; ama ben hâlâ o son günün soğuk havasında, sessizliğin içindeki yankını dinliyorum.
İnsan babasını kaybettiğinde yalnızca birini yitirmez; kendinden bir parçayı, çocukluğunun sığınağını, sesinin yankısını da kaybeder.

Senin yokluğunda anladım ki, “baba” kelimesi sadece bir sesleniş değilmiş; bir gölge, bir korunak, bir yön duygusuymuş.
Ne zaman yolumu kaybetsem, senin sesini duyardım içimde…O sakin, temkinli, ama her defasında güven veren tonu.
Şimdi rüzgâr aynı yönden esse bile, o sesin yerini bulamıyorum.

Babamın 12 yıllık kanser mücadelesi süresince hep yanında oldum.
Bu yüzden vicdanım ne kadar rahat olsa da içimde hâlâ bir şeyler uhde olarak kaldı.
Zaman, derler ki, her şeyi onarır…
Oysa zaman sadece alışkanlıklarımıza dikiş atıyor; yaramızın altını değil, üstünü kapatıyor.

Ben hâlâ bazı sabahlar, telefon çaldığında, senin beni arayıp “hastaneye gideceğiz” diyeceğini hayal ediyorum.
Gülümsemen o tanıdık sıcaklığıyla içimi ısıtıyor.
Sonra birden rüya dağılır, gerçek geri gelir…

Baba…
Birlikte gittiğimiz Batman Petrolspor maçları, deplasman anıları, maç kriterleri…
Semt pazarlarında yerel esnafa destek için yaptığımız o alışverişler…
Hepsi hafızamda taze, hepsi içimde canlı.

Senin yokluğunda büyümek diye bir şey varmış;
yaşla değil, özlemle oluyormuş.
Bir yıl daha geçti belki ama ben her gün yeniden kaybediyorum seni.

Yine de biliyorum;
her sessizlikte, her rüzgârda, her dua aralığında bir parçam sana dokunuyor.

Ruhun şad olsun, emektar babam.
Ben hâlâ senin evladın olmaktan onur duyuyorum…
Ve her nefeste, seni yeniden anıyorum.
Bana emeği, alınterini ve insanlara yardım etmeyi öğreten adam benim emektar babam, mekanın cennet olsun…



 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ