<div>Xemé Xatun'un ardından</div> <div>Batman'dan güneye bir yol uzanır.</div> <div>Bir yanda rafinerinin dev beyaz tankları, bir yanda İpragaz Mahallesi...</div> <div>Solunuzda Beşiri-Siirt,</div> <div>Düz gittiniz mi Hasankeyf, Midyat…</div> <div>Meymuniye Boğazının sol yanı Raman Dağı..</div> <div>Yıllar önceydi, Raman Dağı eteğinde bir Ezidi Köyü’ne gitmiştim. Misafirdim.</div> <div>Bin yıllık köyün tek mukimi Ape Hamê ve elleri öpülesi Xemê Xanım'dı.</div> <div>Öyle oturmuşlar, evin önünde tozlu yolun ardına dikmişlerdi gözlerini.</div> <div>Kimsesiz, sessiz, dev bir hüzündü yaşam.</div> <div>Bin yaşında desem genç kalır belki köy.</div> <div>İşte öyle bir yerde insana ta en derininden saplanan kör bir hançer gibidir yalnızlık.</div> <div>Asırların anısı ve hüznü asılıdır her evde, her karışta, her ağaçta, her mezarda...</div> <div>Esen her rüzgârdan, geçen her yolcudan hüzünlü bir umut doğuyor gözlerine Ape Hamê ve eşinin.</div> <div>Bir zamanlar her evi dolduran insan nefesleri şimdilerde Avrupa Sokaklarını nemlendiriyor. Yazları turistik bir ziyaretle neşeleniyor bir kaç gün hayat...</div> <div>Sonrası yine yalnızlık.</div> <div>İlk o yaz gitmiştim işte.</div> <div>Sonrası garip bir özlem, hasret, sevgi hikâyesi işte.</div> <div>Yolum düşsün ya da düşmesin her seferinde bahane olsun diye çok kez ziyaret ettim Ape Hamê ile Xemê Xanım'ı.</div> <div>Bana dengbejlerin sesinin doldurduğu geceleri, köyün çocuk cıvıltılarıyla şenlendiği yaz günlerini, bildiğim bilmediğim yıldızlarını, otları, Raman'ın büyük dünyasını anlattılar, ben dinledim, ben yaşadım.</div> <div>Bir gün Xemê Xanım hastalandı.</div> <div>Elden ayaktan kesildi.</div> <div>Bin yıldır kendisini sırtında taşıyan yoldaşına can oldu Ape Hamê.</div> <div>Sabah kahvaltısını hazırladı Xemê’sinin, öğlen yemeğini, çamaşırları bulaşıkları yıkadı.</div> <div>Evi temizledi de 'gık' demedi, yüzünün bir santimi bile Xemê'nin kalbini kıracak bir harekete girmedi.</div> <div>Bilmiyordum ki...</div> <div>Ben yine düşürdüm yolumu köye.</div> <div>Onları görür iki nefes de ben yaşarım, iki nefes de ben olurum o büyülü dünyanın yoldaşı dedim.</div> <div>Gittim de gördüm...</div> <div>Kalabalıktı ama daha yalnızdı Ape Hamê'in evi.</div> <div>Xemê ölmüştü...</div> <div>O zaman anladım işte her kalabalığın bir yalnızlığı dolduramayacağını.</div> <div>Gözleri dolu dolu anlattı bana Ape Hamê ne kimse duydu ne kimse gördü.</div> <div>Sadece o anlattı, evren bir anlığına dondu kaldı.</div> <div>Evin içinde derin bir kalabalık uğultusu.</div> <div>Artık o tek başına gözleyecek güneşin doğuşunu.</div> <div>Avucunu her şafak vakti güneşe tek başına açacak.</div> <div>çinden ve dilinden en güzel dualarını Xemê Xatun için okuyacak.</div> <div>Ve Ezda'nın onu bir an önce Xemê'sine kavuşturması için...</div> <div></div> <div></div>