<div>Bir şehre giriş yaptığınızda o şehir hakkında ilk izleniminiz oluşur. Şehrin girişleri, o kentin vitrini gibidir. İnsanlar daha merkeze ulaşmadan o şehir hakkında bir kanaat edinirler. Kimi şehirler sizi yemyeşil parklarıyla, rengârenk çiçekleriyle ve düzenli yollarıyla karşılar. Kimi şehirler ise daha ilk adımda karmaşa ve düzensizliğin içine çeker.</div> <div><strong>Ne yazık ki Batman'ın batıya açılan kapısı olan Diyarbakır yolu uzun zamandır ikinci gruba dâhil görüntüler vermektedir.</strong></div> <div>Yıllardır devam eden yol çalışmaları bir türlü tamamlanamıyor. Ağır aksak ilerleyen çalışmalar nedeniyle birkaç kilometrelik güzergâh adeta bir çile yoluna dönüşmüş durumda. Araç kuyrukları, toz bulutları ve sürekli değişen trafik akışı sürücülere zor anlar yaşatıyor. Üstelik bu durum sadece ulaşımı değil, şehir algısını da olumsuz etkiliyor.</div> <div>Batman'a Diyarbakır istikametinden giriş yapan bir ziyaretçi, modern bir şehir görüntüsüyle karşılaşmayı beklerken önünde devasa kum yığınları, briketler, tuğlalar ve şantiye malzemeleri buluyor. Şehrin girişinde estetik ve düzen yerine inşaat alanını andıran bir manzara hâkim.</div> <div><strong>Bu durumun etkilerini sadece sürücüler yaşamıyor. İstiklal Parkı'na dinlenmek, yürüyüş yapmak veya ailesiyle vakit geçirmek isteyen vatandaşlar da aynı sorundan şikâyetçi. Hafif bir rüzgârın bile kum ve tozu havalandırdığı bölgede insanlar keyifli vakit geçirmek yerine gözlerine ve saçlarına dolan kumlarla mücadele etmek zorunda kalıyor. Pek çok kişi kısa süre sonra pişmanlıkla evine dönüyor.</strong></div> <div>Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır yönünden Batman'a giriş yaparken bir beton mikserinin yola çimento döke döke ilerlediğine şahit oldum. Araçtan dökülen çimentoların yol üzerinde oluşturduğu tehlike göz ardı edilemezdi. Hem sürücüler hem de motosiklet kullanıcıları açısından ciddi risk oluşturan bu görüntü, denetimlerin yeterince etkin olup olmadığı sorusunu da beraberinde getiriyor.</div> <div>Bir dönem kum ocaklarının şehir dışına taşınacağı yönünde açıklamalar yapılmıştı. Aradan geçen zamana rağmen bu konuda somut bir gelişme göremiyoruz. Şehrin girişinde hâlâ kum depoları ve inşaat malzemeleriyle karşılaşmak, Batman'ın hak ettiği şehir kimliğiyle bağdaşmıyor.</div> <div><strong>Oysa modern şehirlerin girişleri de modern olur. Şehrin kapıları ziyaretçilere estetik bir karşılama sunar. Ağaçlandırılmış alanlar, çiçek bahçeleri, parklar, yürüyüş yolları ve sosyal yaşam alanları bir kentin medeniyet seviyesini gösterir. Şehre giren insanlar kum tepeleriyle değil, yeşille karşılaşmalıdır.</strong></div> <div>Batman büyüyor, gelişiyor ve nüfusu artıyor. Ancak şehirleşme sadece bina yapmakla olmaz. Şehirleşme aynı zamanda estetik, çevre düzeni ve yaşam kalitesi demektir. Şehrin girişleri de bu anlayışın en önemli parçalarından biridir.</div> <div>Artık şu soruyu sormanın zamanı gelmedi mi?</div> <div>Batman'a daha ne kadar şantiyeye giriş yapar gibi gireceğiz?</div> <div>Şehrimizin vitrini olan bu güzergâhın bir an önce tamamlanması, çevre düzenlemesinin yapılması ve Batman'a yakışır bir şehir girişinin oluşturulması artık bir tercih değil, zorunluluktur.</div>