<div>Batman, son yıllarda kabuğunu kıran, büyüyen ve dinamik nüfusuyla dikkat çeken bir şehir. Ancak bu hızlı büyüme, ne yazık ki beraberinde ciddi bir kuralsızlığı ve trafik keşmekeşini de getirdi. Artık hemen her gün basında ya da sosyal medyada bir trafik kazası haberine rastlamadığımız gün yok denecek kadar az. Peki, sokaklarımız neden bu kadar güvensiz hale geldi? Cevap aslında çok açık: Hız kuralları hiçe sayılıyor, denetimler yetersiz kalıyor ve şehrin caddeleri adeta birer yarış pistine dönüştürülüyor.</div> <div><strong>Geçen akşam, şehrimizin en işlek ve sosyal yaşamın kalbi sayılan Gap Mahallesi’ndeki Kafeler Sokağı’ndan geçmeye çalıştım. "Çalıştım" diyorum çünkü yürüyebilmek ne mümkün! Sağlı sollu, gelişigüzel park edilmiş araçların daralttığı o yolda, sıradışı bir magandalığa şahit olduk. Belli marka ve model araçlarla, altındaki beygiri güce dönüştürdüğünü sanan bir grup genç, sokak ortasında son sürat hız yapıyor, aniden frene basıp lastik yakıyor ve ardından çevreye verdikleri rahatsızlıktan keyif alırcasına yeniden gaza yükleniyordu. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, son ses açılan müziklerin yarattığı gürültü kirliliği de cabası...</strong></div> <div>Tam o esnada, köşeyi dönmekte olan birkaç kadına çarpmak üzere olan bir aracın, son anda acı bir fren sesiyle durabildiğini gördük. Facianın eşiğinden dönüldü. O an anladım ki, Batman sokaklarında yürümek artık tamamen bir şans eseri. Her an, her dakika bir kazayla burun buruna yaşayabileceğimiz bir güvensizlik ortamı yaratılmış durumda.</div> <div>Sadece gündüz mü? Elbette hayır. Gece yarısı tam uykunun en tatlı yerinde, muhtemelen 100 desibelin üzerindeki o kulak tırmalayıcı egzoz sesiyle yataklarımızdan fırlamadığımız tek bir gece var mı? Altındaki motosikleti bir gürültü makinesine dönüştürüp sokaklarda yarışanlar yüzünden ne yaşlımız, ne hastamız, ne de çocuğumuz huzurla uyuyabiliyor. İnsan "Ne ala memleket!" demekten kendini alamıyor. Kimsenin, başkalarının huzurunu ve can güvenliğini bu derece bencilce gasp etmeye hakkı olamaz.</div> <div><strong>### Trafikte Hiyerarşi Bozuldu, Huzur Kalmadı</strong></div> <div>Uluslararası trafik kurallarında ve medeni toplumlarda bir hiyerarşi vardır: *Önce yaya, sonra bisiklet, en son motorlu araçlar gelir.* Bizim şehrimizde ise bu hiyerarşi tamamen tersine dönmüş, hatta bütünüyle bozulmuş durumda. Hak, gücü elinde bulunduranın, yani gaz pedalına en çok basanındır mantığı güdülüyor.</div> <div>Sonuç mu? İnsanlar ne sokaklarında huzurlu bir şekilde yürüyebiliyor ne de evlerinde güvenle uyuyabiliyor. Batman’ın yolları, can güvenliğinin hiçe sayıldığı, kural tanımazların egolarını tatmin ettiği birer ralli alanına dönüştürülemez.</div> <div><strong>### Ne Yapılmalı?</strong></div> <div>Bu gidişata "dur" demek için başta yetkililer olmak üzere hepimize görev düşüyor:</div> <div> * *Caydırıcı Denetimler:* Özellikle Kafeler Sokağı gibi insan sirkülasyonunun yoğun olduğu bölgelerde, akşam ve gece saatlerinde trafik denetimleri sıkılaştırılmalıdır.</div> <div> * *Ağır Yaptırımlar:* Modifiyeli araçlar, abartı egzoz kullanan motosikletler ve şehir içinde hız sınırını aşan sürücüler kameralarla tespit edilmeli, sadece para cezasıyla kalmayıp araç bağlama dahil en ağır yaptırımlar uygulanmalıdır.</div> <div><strong> * *Hız Kesiciler ve Altyapı:* Yaya trafiğinin yoğun olduğu caddelerde fiziki hız kesicilerin (kasisler) ve modern yaya geçidi düzenlemelerinin artırılması artık bir lüks değil, zorunluluktur.</strong></div> <div>Bizler bu şehrin sakinleri olarak sokaklarımızda korkarak yürümek, geceleri irkilerek uyanmak istemiyoruz. Trafikte kaybettiğimiz her can, ihmal ettiğimiz kuralların birer faturasıdır. Allah bizleri ve çocuklarımızı bu duyarsızlıktan korusun; ancak kul olarak bizlerin de tedbir alması, yetkililerin ise görevini eksiksiz yapması şarttır. Batman, yarış pisti değil, medeni insanların huzurla yaşadığı bir şehir olmalıdır.</div>